Esas No
E. 2026/557
Karar No
K. 2026/612
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2026/557
KARAR NO: 2026/612

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ: 16/01/2026

NUMARASI: 2026/41 E

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 03/03/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket görevlilerince 19.09.2019 tarihinde davalının işletmesinde yapılan kontrollerde .....madde 42/1(c) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde sayaç ölçü sistemine müdahale ederek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek suretiyle elektrik enerjisi tüke- tildiği tespit edilmekle,... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiğini ,bu tutanağa istinaden tahakkuk olunan faturalar ödenmediğinden davalı/borçlu aleyhine İstanbul ..... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyanla;Öncelikle,müvekkilinin alacağını teminen davalının malvarlığı üzerine ihtiyati haciz tesisini, yargılama sonunda; itirazın ptali ile takibin devamına, davalı yanın %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesinin tebliği hususunda davalı adına çıkarılan çıkarılan davetiye "muhatabın tanınmadığı"ndan bahisle iade edilmiş,cevap dilekçesi sunulmamıştır.İlk Derece Mahkemesi'nce 16.01.2026 tarihinde "Davaya konu kaçak elektrik kullanım tes- pit tutanağının, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlendiği,

HMK’nın 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı , alacağa dayanak yapılan faturaların davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlendiği, şu aşamada ala- cağın varlığı ve miktarı ile muacceliyeti yönünden yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı "gerekçesiyle " İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu: Ara karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde: davalının kaçak elektrik kullandığına dair tespit tuta- nağının, fatura ve hesap bülteninin dosyaya sunulduğunu, yaklaşık ispatın sağlandığını, müvekkilinin alacağının muaccel olduğunu ve rehin ile temin edilmediğini, borçlunun mal kaçırması halinde alacağın tahsilinin tehlikeye gireceğini ve müvekkilinin telafisi güç zarara uğrayacağını beyanla ;ara kararın kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.

İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;

Davacı ... kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağının tahsili talebiyle borçlu aleyhine icra takibine girişmiş, borçlunun takibe itirazı üzerine takip durduğundan itirazın iptali talebiyle eldeki davayı açmıştır.Davacı vekili, dava dilekçesinde alacağı güvence altına almak amacıyla ihtiyati haciz talep etmiştir.

Mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu karar istinafa getirilmiş olmakla, istinaf konusu kararın niteliğine göre,bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır. 2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir:" Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:

1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;

2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”, Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi; “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yolu- na başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğün den her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağından, koşulların bulunması halinde "ölçülülük ilkesi" de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebilecektir. Dosya kapsamından;

1.)....çalışanları tarafından ".... Mh. .. Cad. No: .. ....." adresindeki ..... nolu tesisatta 19.09.2019 tarihinde yapılan kontroller sonucu " kayıtlı sayaçtan SÖZLEŞMESİZ olarak elektrik kullanıldığı" gerekçesi ile ... numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği , (tespit anında davalının hazır olmadığı,

2.Tutanak gereğince, borçlu adına 11.10.2019 son ödeme tarihli 169.489,87 Tl bedelli faturanın tahakkuk olunduğu,

3.Faturanın son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle davalı şirket aleyhine İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılarak, 169.489,87 TL kaçak tüketim bedeli +988,69 TL gecikmiş gün faizi +177,96 TL faizin KDV' sinden ibaret toplam 170.656,52 TL alacağın tahsilinin talep edildiği,

4.Borçlu vekilinin ibraz ettiği dilekçesinde " İcra dosyasındaki alacaklıya karşı herhangi bir isim ve nam altında müvekkilin herhangi bir borcu bulunmamakla birlikte takibe tümüyle, borcun tamamına, faizine ve tüm fer’ilerine ayrıca ve açıkça itiraz etmekte olduğumuzu, bu nedenle müvekkil şirket aleyhine haksız olarak yapılan icra takibinin durdurulmasını talep ediyoruz. " şeklinde beyanda bulunduğu, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği,

5.Davadan önce başvurulan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığı,

6.İtirazın iptali talebi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İcra takibinde ödeme emri borçluya "... Mah. ... Sok. No:... ..../İSTANBUL" adresi esas alınarak tebliğ edilmiş olup vekaletnamede ve itiraz dilekçesinde de bu adres yazılıdır.Ticaret sicili adresi : "... Mah. ... Sok. No:... .../İSTANBUL iken "... Mahallesi... Cad. ... B Blok Apt. No: ... .../İstanbul şeklinde değiştirilmiştir. (20.10.2020 tarihli gazetede yayınlanmıştır.)Dava dosyasında, istinaf dilekçesi "... Mahallesi... Cad. ... .... Blok Apt. No: ... .../İstanbul " adresine TK 35. md. gereğince tebliğe çıkarılmıştır.Mükerrere esas tutanak da bu adres için düzenlenmiştir.Dosya kapsamına göre ; tutanak tutulan adres ile davalı şirketin ticaret şirketine kayıtlı olduğu adresi uyuşmamaktadır. Abonelik bilgisi, fiili kullanıma esas vergi kaydı,tapu kaydı vs başkaca bilgi ve belge bulunmamaktadır. Mevcut deliller ile yargılamanın bulunduğu aşamaya göre yaklaşık ispatın ve diğer ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında,usul ve esasa aykırılık tespit edilmekle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, tespit edilen eksiklik yargılama gerektirmediğinden aşağıdaki şekilde yeniden ara karar tesis etmek gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/03/2026

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog