T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/12/2019 tarihinde ...... Mah. . Cad. üzerinde ... plakalı aracıyla seyir halinde olan sürücü ..., aniden karşısına ters şeritten gelen plakası ve sürücü tespit edilemeyen motosiklete çarpmamak için manevra yaptığı esnada motosikletinin hakimiyetini kaybetmesi neticesinde meydana gelen kazada ağır derecede yaralandığını, kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyeti nedeniyle tazminat ödenmesi için davalı ...'na 18/02/2020 tarihinde yazılı başvuruda bulunduğunu davalı ....... tarafından 15 günlük yasal süre içerisinde verilen cevapta birtakım eksik evrak bildiriminde bulunulduğunu belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan kusuru oranında tahsili ile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada, kuruma başvuru yapılmış, 15 gün içerisinde kurum tarafından cevap verilerek davacı tarafından eksik evrakların gönderilmesi halinde dosyanın değerlendirmeye alınacağı bildirildiğini, başvuru şartı ve esasa yönelik usuli itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verimesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile, geçici iş göremezlik tazminatı 5.571,18 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 151.379,01 TL, olmak üzere toplam 156.950,19 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 02/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zorunlu başvuru belgelerinin tamamının ibraz edilmemesi halinde, başvuru şartı sağlanmadan açılacak tazminat davalarının da ön şart yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, başvurucu yabancı uyruklu (Suriye uyruklu) olup, teminat muafiyeti bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, plakası tespit edilemeyen araçların sebebiyet verdiği kazalar nedeni ile açılan davalarda öncelikle tespit edilemeyen aracın varlığının ve bu aracın kazaya sebebiyet verdiğinin somut delillerle ispatlanması gerektiğini, ifade tutanağı dışında kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu hususunda kamera kaydı vs. gibi delil bulunmadığını, kusur oranlarının ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden tespit edilmesi gerektiğini, ATK 2.İhtisas Dairesi tarafından davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı tespit edilmiş olmasına karşın davacı lehine davanın kabul edilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında kurulun hangi doktorlardan oluşacağı tahdidi olarak sayıldığını, söz konusu rapor hükme elverişli rapor olmadığını, geçici iş göremezlik tazminat talepleri SGK'nın sorumluluğunda kaldığını, 01/06/2015 tarihli trafik genel şartları gereği sağlık gideri teminatından SGK'nın sorumlu olduğunu, davacının bakıma muhtaç olduğu dönem aslında bakıcı gideri sağlık gideri teminatından karşılanması gerektiğini, bakıcı gideri tazminatının brüt ücret üzerinden hesaplanması için bakıcı tutulduğunun ve SGK priminin yatırıldığının belgelenmesi gerektiğini, Genel Şartlara göre hesaplama yapılırken TRH 2010 tablosu ve iskonto oranı (teknik faiz), %1,8-%1,65 olarak dikkate alınması gerektiğini, SGK tarafından davacıya ödenmiş rücuya tabi ödenen miktarın tespiti halinde hesaplanan tazminat miktarından tenzili gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Kaza nedeniyle Kilis C. Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı, davacının kaza ile aynı günlü ifadesi yine olayın görgü tanığının ifadesi bulunduğu ve tanığın ambulans çağırdığı hastane kayıtlarında araç dışı trafik kazası nedeniyle yaralandığı belirtilmiş olmasına göre kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiği anlaşılmakla bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Mahkemece kaza nedeniyle hükme esas alınan kusur raporunda; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın %80 oranında, davacının %20 oranında kusurlu oldukları tespit edilmiştir. Kusur raporunun ATK trafik ihtisas kurulundan alınmasında zorunluluk bulunduğuna ilişkin düzenleme olmadığından buna ilişkin istinaf talebi de yerinde değildir.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik DeğerlendirmesiHakkındaYönetmelik hükümlerine uygun şekilde ( %10 kalıcı maluliyet, 3 ayda iyileşir) düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları).
TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile ....... Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalının geçici işgöremezlik tazminatı sorumluluğu bulunmadığına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/12431 E. - 2025/23675 K. sayılı kararı).Kazaya karışan araç nedeniyle davalı ...'na eksik belge ile de olsa başvuru yaptıktan sonra dava açıldığına göre 97.madddesindeki başvuru koşulu yerine getirildiğinin ve başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulü gerektiğinden başvuru koşuluna; SGK'dan gelen yazı cevabında kaza nedeniyle davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiş olmasına göre yapılan ödemelerin tenziline; Mahkemece zaten bakıcı giderine hükmedilmemiş olmasına göre bakıcı giderini teminat dışı olduğuna; Dosyada mevcut nüfus kaydından davacının Bakanlar Kurulu kararı ile Türk vatandaşlığını kazandığı yazılı olduğundan dava açılırken teminat alınması gerektiğine ilişkin istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1.Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 10.721,27 TL harçtan peşin alınan 2.680,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.040,96 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3.İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4.Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5.İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/02/2026