Esas No
E. 2020/243
Karar No
K. 2026/97
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

ANTALYA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/243 Esas
KARAR NO: 2026/97
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/06/2020
KARAR TARİHİ: 09/03/2026

BİRLEŞEN DOSYA : ANTALYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/07/2022

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. numaralı dosyasıyla, alacaklı konumunda bulunduğu iddiasıyla davalılar tarafından müvekkillere Örnek-7 ödeme emri tebliğ edildiğini, müvekkillerinin süresinde itiraz etmemesi üzerine takip kesinleştiğini, müvekkillerinin davalılarla herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, takibe konu edilen ancak müvekkillerinin herhangi bir sebeple borçlu bulmadığı senede dayanan uygun bir borç ilişkisi dahi olmadığını, somut olayda, takibe konu edilen senede bağlı olarak müvekkillerin davalılara herhangi bir borcu bulunmadığı gibi herhangi bir hukuki ilişkisi de olmadığını, davalıların müvekkillerinin iyi niyetlerini bertaraf edici kötü niyetli davranışlarıyla takibe konu senetleri zorla aldığını ve davalılar tarafından takibe konu edildiğini, su konu hakkında ayrıca müvekkilleri tarafından davalılar hakkında Korkuteli Cumhuriyet Başsavcılığı'na .../... soruşturma numaralı, ... tarihli dosyasıyla ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na .../... soruşturma numaralı, ... tarihli dosyasıyla "Dolandırıcılık ve Yağma Suçu"na ilişkin iki ayrı şikayette bulunulduğunu, sonuç olarak davanın kabulüne, müvekkillerinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, takibe konu edilen borç senedinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Senetlerin düzenlenme tarihinin ... yılı olduğunu, bu tarihten sonra bu güne kadar dava açmayan davacı tarafın ancak müvekkilce senetler nedeniyle icra takibi yapıldıktan sonra dava açma yoluna gittiğini, davanın reddi gerektiğini, icra dosyaları kapsamında davalılar aleyhine haciz işlemi yapıldığını, iş bu haciz işlemlerinde davacıların açıkça borcun varlığını kabul ettiklerini, yine dosya borcuna herhangi bir itirazları bulunmadığını belirtip dosya borcu için taahhütte bulunduklarını, iş bu durumda davacıların artık borcu kabul ettiğinin de açık olduğunu, iş bu durumda borcu resmi evrakta kabul eden davacıların buna karşın borçlu olmadığını öne sürmesinin mümkün olmadığını, davacıların bu ikrardan dönemeyeceklerini, dolaysıyla davacıların açmış olduğu dava hukuken dinlenemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Asıl davada davacılar vekili ... tarihli talep açıklama dilekçesinde özetle: Hem Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... esas, hem de .../... esas sayılı takip dosyaları nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine yönelik dava açtıklarını, sebep olarak senetlerin aldatma, kandırma, hile ve zor ile yaşlılıklardan istifade edilerek imzaların aşırıldığını gösterdikleri ayrıca senetlerden birinde imzanın sahte olduğunu beyan etmiştir.

Birleşen dosyada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ... ... tarafından müvekkilleri aleyhine ...-TL bedelli senede ilişkin olarak Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, müvekkillerinin senet lehtarına borcunun olmadığını, davalıların kötü niyetli olduklarını, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyası ve dayanağı bonoya ilişkin müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin ve senedin iptaline, haksız ve kötüniyetli icra takibi sebebi ile davalılar aleyhine asıl alacağın %20’sini aşar oranda tazminata, müvekkillerince dava konusu senedin sahte olduğunun iddia edilmesine göre HMK.208 ve 209.maddeleri gereğince takibin durdurulmasına, bunun uygun görülmemesi halinde İİK.72 maddesi gereğince icra dosyasına yatan veya yatacak paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, işbu dava dosyası ile Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dava dosyasının birleştirilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl ve birleşen dava için yargılama sırasında takip çıkışları üzerinden harç ikmallerinin tamamlatıldığı anlaşılmıştır. DAVACI TANIĞI ... ... BEYANINDA; ''davacı tarafın paraya ihtiyacı yoktur. Benim gözle gördüğüm bir olay yok. ... ... benim kapı komşumdur. Bana anlattıklarından biliyorum, senedi bir arkadaşının hatırı için vermiş. Aslında karşılığında bir şey almamış, kendisi hasta unutkanlığı mevcut'' demiştir.

DAVACI TANIĞI ... ... BEYANINDA; ... benim halamın torunudur. Ben olayları gözümle görmedim. Anlatılanlardan biliyorum.

Davacı taraf davalıya borç para vermiştir. Yine davalı bankadan kredi çekeceğini söyleyerek, teminat olarak senedi göstereceklerini söyleyip bu amaçla senedi almıştır. Davacının davalı tarafa bir borcu bulunmamaktadır. Taraflar arasında ticari ilişki yoktur. Senetler hatır için verilmiştir.

Davacı tarafın ekonomik durumu iyidir, şeker ve kalp hastasıdır, unutkanlığı vardır '' demiştir.

DAVALI TANIĞI ... ... BEYANINDA; Taraflar arasında birden çok hukuki ilişki bulunmaktadır. Davalı bir taşınmazını emaneten ...' nın kredi çekebilmesi için ...'nın üzerine geçirmiştir. ... krediyi çekmiştir. Kredi borcunu ödemediği için söz konusu taşınmaz satılmıştır. Yine davalı ...'ın kızı ...'ya kefil olması nedeniyle ...'ın kızının taşınmazı satılmıştır. Yine davalı davacıya ... TL ve ... TL tutarında tarihini tam hatırlamayamadığım bir zamanda borç vermiştir. Bu borçları ... ... de bulunan evinin içini yaptırmak için borç almıştır. Kredilerden sonra bu borç ilişkisi kurulmuştur. Tarafların arasında 20 dönüm bir araziye ilişkin bir durum bulunmaktaydı. Şöyle ki bu 20 dönüm arazinin icradan satılmaması için davalı bu araziyi davacının üzerine geçirmiştir. Bu nedenle de kredi ilişkilerinden sonra da güven ilişkisi nedeniyle borç vermekte bir sakınca bulmamıştır. Bu borç para verme işleminin net tarihini hatırlamıyorum. Bu borç paralar verilirken ben tarafların yanındaydım. Bende davacıya ...-... ... civarında borç verdim. ...-... ... TL sini tahsil edebildim. Davacı beni savcılığa şikayet etti. Takipsizlik kararı verildi" demiştir.

DAVALI TANIĞI ... ... BEYANINDA; Senetler imzalanırken oradaydım. Davalı ...'ın bir taşınmazı ve bir kredi işlemi nedeniyle davacıdan alacağı oluşmuş bu nedenle söz konusu ... TL lik senet imzalandı.Benim kredi ve taşınmaz dışında tarafların alacak verecek ilişkisine ilişkin bir bilgim yok. Sadece davacının davalıya borcu olduğunu biliyorum, senetler tam tarihini hatırlamamakla birlikte 2016 yılında ... da ... ...'ın evinde imzalandı . Ben iki senet imzalandığını biliyorum. Başkaca bir bilgim yok" demiştir.

DAVALI TANIĞI ... ... BEYANINDA: ... ...'ın işyerindeyken davacının da bulunduğu bir gün sohbet esnasında davacının davalıya borcu bulunduğu ve senet verildiğine ilişkin konuşma geçti. Senetler verilirken ben görmedim. Ancak bu senetlerin bir tarla nedeniyle verildiğini söylediler. ... TL lik senet bir yer mevzusu, taşınmazdan dolayı verilmiş. Taşınmazın ne olduğuna ilişkin bir bilgim yok, yani taşınmaz hangi nedenle kimdeydi, kime verildi bilmiyorum dedi. Ben tam bilmiyorum "senetler" diye konuşulduğu için iki tane senet olması gerekli diye düşünüyorum" demiştir.

DAVALI TANIĞI ... ... BEYANINDA: Ben davalının yanına gidip gelirdim. Oradaki konuşmalar nedeniyle biliyorum. Taraflar arasında bir arsa mevzu ve kredi çekme mevzu vardı. Bu nedenle senetler düzenlendi diye biliyorum. Ayrıca taraflar arasında bir alacak verecek ilişkisi de vardır, ... ... nakit para verdiği için bu senet verildi. Davalı nakit verdi, ayrıca taşınmazını verdi. Davacı da kredi çekecekti ve ... ...'nın borcunu ödeyecekti, senet düzenlenirken ben yoktum. Sürekli konuşuluyordu. Ben daha önce rent a car işi yapardım. Araçlarımı davalıya tamir ettirirdim. Bu nedenle davalıyı tanırım, ... ...'nın bana söylediği nakit para verdiği için bu senedin düzenlendiğini söyledi. Aynı zamanda kredi çekilecekti bu nedenle yukarıda o şekilde beyanda bulundum. ... ilçesindeki arsa davacıya kredi çekebilmesi için verildi. " demiştir.

Grafoloji uzmanı bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda özetle. Tetkike konu; borçlusu ... ..., kefili ... ..., alacaklısı ... ... olarak düzenlenmiş ... tanzim ve ... vade tarihli “...” TL değerindeki senet üzerinde adlarına atılı bulunan borçlu ve kefil imzalarının ... ... ve ... ... elinden çıktığı kanaatine varılmıştır. İstanbul Adli Tıp ... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle: "Yukarıda sıralanmış tıbbi belgeler ile dava dosyasında belirlenen ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların değerlendirilmesinden; görülmekte olan “Menfi Tespit (Kıymetli evraktan kaynaklanan)” davası nedeniyle “Senet tanzim tarihi olan ... tarihinde fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı” sorulan ... oğlu, ... doğumlu ... ...’nın Kurulumuzca ... tarihinde yapılan muayenesi ve psikometrik tetkiki sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; fiili ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya zeka geriliği tespit edilmediği, dava dosyasının tetkikinde halihazır durumu ile menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre ...’nın halihazır durumu ile fiili ehliyetine haiz olduğu, senet tanzim tarihi olan ... tarihinde fiil ehliyetinin bulunduğu" sonucuna varılmıştır. İstanbul Adli Tıp ... İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan düzenlenen ... tarihli raporda özetle: "Yukarıda sıralanmış tıbbi belgeler ile dava dosyasında belirlenen ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların değerlendirilmesinden; görülmekte olan “Menfi tespit (Kıymetli evraktan kaynaklanan)” davası nedeniyle “senedin tanzim tarihi olan ... tarihinde (dosya tetkikinden tanzim tarihinin ... olduğu anlaşıldığı) fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı” sorulan ... oğlu, ... doğumlu ...’nın Kurumumuzca ... ve ... tarihlerinde yapılan muayeneleri ve psikometrik testleri, hakkında düzenlenen tıbbi belgeler, davacı-davalı ifadeleri ile dava dosyasının tüm olarak değerlendirilmesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; kişinin senet tanzim tarihi olan ... tarihinde fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı, zeka geriliği veya demans denilen bunama hali tespit edilmediği, kendisinde mevcut sistemik hastalıkların da tek başına fiil ehliyetini etkilemeyeceği, işlem tarihinde telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre, ... ...’nın ... tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu" sonucuna varılmıştır. 6098 sayılı TBK 36 vd maddelerinde aldatma ve korkutmaya ilişkin düzenlemeler aşağıda; ''MADDE 36- Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir. Üçüncü bir kişinin aldatması sonucu bir sözleşme yapan taraf, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması hâlinde, sözleşmeyle bağlı değildir.

MADDE 37- Taraflardan biri, diğerinin veya üçüncü bir kişinin korkutması sonucu bir sözleşme yapmışsa, sözleşmeyle bağlı değildir. Korkutan bir üçüncü kişi olup da diğer taraf korkutmayı bilmiyorsa veya bilecek durumda değilse, sözleşmeyle bağlı kalmak istemeyen korkutulan, hakkaniyet gerektiriyorsa, diğer tarafa tazminat ödemekle yükümlüdür. MADDE 38- Korkutulan, içinde bulunduğu durum bakımından kendisinin veya yakınlarından birinin kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesinin doğduğuna inanmakta haklı ise, korkutma gerçekleşmiş sayılır. Bir hakkın veya kanundan doğan bir yetkinin kullanılacağı korkutmasıyla sözleşme yapıldığında, bu hakkı veya yetkiyi kullanacağını açıklayanın, diğer tarafın zor durumda kalmasından aşırı bir menfaat sağlamış olması hâlinde, korkutmanın varlığı kabul edilir.

MADDE 39- Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır. Aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz.'' şeklinde düzenlenmiştir.

Toplanan Deliller Işığında Yapılan Yargılama neticesinde; Dava dilekçesinden ve talep açıklama dilekçesinden asıl davanın irade fesadı sebebine dayalı menfi tespit davası olduğu, Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... esas ve .../... esas sayılı takip dosyaları nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine yönelik açıldığı, talep açıklama dilekçesinde ayrıca senetlerden birinde de imzanın davacı tarafa ait olmadığı belirtilmiş ise de açıkça hangi senet için imza inkarında bulunulduğunun anlaşılamadığı gibi asıl dava dilekçesinde imza inkarında bulunulmadığı, birleşen davada ise bu hususun açıklanarak açıkça Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı dosyasında takibe koyulan senet yönünden imza inkarında bulunulduğu, birleşen davanın da Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olduğu ve davanın imzanın ve senedin sahteliği, ehliyetsizlik iddialarına dayalı açıldığı anlaşılmıştır.

Yukarıda anılan düzenlemelere göre asıl davanın incelenmesinde; davacı tarafın aldatma ve korkutma sebebiyle iradelerinin yanıltıldığı iddia olunan senet düzenleme tarihlerinin ... ve ... yıllarına ait olduğu ancak davanın ... yılında ikame edildiği, davacıların aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde dava açtıklarına dair bir iddialarının olmadığı gibi dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları, Korkuteli CBS .../... soruşturma sayılı dosyası ve tarafların dosya kapsamındaki açık beyanları karşısında davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığının sabit olduğu görülmüş asıl davanın hak düşürücü sürenin geçirilmiş olması nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Birleşen davadaki iddialar bakımından ise yapılan imza incelemesinde Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı dosyasıyla takibe koyulan senet altındaki imzaların davacılara ait olduğu, senedin tanzim tarihinde davacı ... ...'nın fiil ehliyetinin mevcudiyetine dair aldırılan raporda şahsın fiil ehliyetinin olduğunun rapor edildiği, yargılama sırasında davacı ... ...'nın fiil ehliyetinin olmadığını göstermeye matuf dayanılan Korkuteli SHM'nin .../... esas .../... karar sayılı vesayet kararının davacı ... ...'nın TMK 408 madde gereğince rıza göstermesiyle ve isteğiyle verildiği yani kısıtlama sebebinin bizatihi kısıtlı adayının iradesini gerektirdiği ki vesayet kararının senet tanzim tarihinden yaklaşık 5 yıl sonra verildiği, neticeten davacı ... ...'nın senet düzenleme tarihinde ehliyetinin tam olduğu, takip konusu bononun zamanaşımına uğramaksızın ilamsız takibe koyulduğu aksine iddiaların yersiz olduğu anlaşılmış birleşen davanın esastan reddine davacıların kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davalı tarafın da kötüniyet tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Asıl davanın hak düşürücü süre nedeniyle USULDEN REDDİNE,

2.Birleşen davanın ESASTAN REDDİNE,

3.Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine,

4.Asıl ve birleşen dava nedeniyle alınması gerekli ayrı ayrı ... TL olmak üzere toplam ... TL karar ve ilam harcının başlangıçta peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam ... TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın istek halinde davacılara iadesine,

5.Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,

6.Asıl davada A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... ...'ya verilmesine,

7.Birleşen davada A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... ...'ya verilmesine,

8.Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine Dair, davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 09/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog