10. Hukuk Dairesi 2025/4282 E. , 2025/13912 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 68. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 04.12.2020 tarihinde iş kazası geçirdiğini ileri sürerek iş kazası sonucu maluliyeti nedeniyle maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı şirketin meydana gelen kazada bir kusurunun bulunmadığını, kazanın alt yüklenici şirketin işi kapsamında meydana geldiğini, davalı şirketin konvansiyonel kalıp işlerinin yapımını anahtar teslim götürü bedel ile devrettiğini, davacının alt yüklenici şirket bünyesinde tümüyle bu şirketin emir, talimat ve yönetiminde çalıştığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, verilen kesin sürede davacı tarafça maluliyet tespiti için gerekli işlemlerin tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde demir ustası olarak çalışırken 04.12.2020 tarihinde demir bükme makinesinin pedalının arızalı olması sebebiyle sol el yüzük parmağının sıkışması neticesinde parmağı birinci boğumdan koparak yaralandığını, maluliyet işlemlerinin tamamlanması için başvuru yaptıklarını, ... Üniversitesi Hastanesinde hekim eksikliği olması nedeniyle işlemlerin tamamlanamadığını, daha sonra davacının ... Üniversitesi Hastanesine sevkedildiğini, fakat orada da heyet eksikliği gerekçe gösterilerek davacının geri çevrildiğini, son olarak davacının ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkinin istendiğini, ancak burada da randevu bulunamadığını, davacının inşaat işçisi olarak çalışmakta olduğunu, yargılama süresince hayatını idame ettirmesi için çalışması gerektiğinden, bulunduğu her şehirde hastaneye sevkinin sağlandığını, fakat elinde olmayan sebeplerle maluliyet işlemlerinin tamamlanmasının mümkün olmadığını, yargılamanın son celsesinde, davacının çalışmak için yurt dışına gittiği belirtilerek davacıya ait yurda giriş çıkış kayıtlarının Mahkemeye sunulduğunu ve maluliyet işlemlerinin davacının yurda dönüşü akabinde sonuçlandırılacağının bildirildiğini, ancak Mahkemece talepleri dikkate alınmaksızın tahkikat aşamasının sonlandırıldığını, ekte sunulan yurda giriş çıkış belgesinden de görüleceği üzere davacının 25.07.2024 tarihi itibariyle yurt dışında olduğunu, Ocak 2025 tarihi itibariyle yurda dönüş yapacağını, maluliyet oranının tespiti için gerekli işlemlerin yapılması adına son celseye kadar çabaladıklarını, ancak heyet eksikliği, randevuların dolu olması gibi davacıdan kaynaklanmayan sebeplerle işlemlerin tamamlanmasının mümkün olmadığını beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçeleri ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. C. Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
1.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi
2.Değerlendirme
Dosya kapsamından; davacı tarafından iş kazası nedeni ile davalı şirket aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılmış ve Sosyal Güvenlik Kurumu Elazığ İl Müdürlüğünün 15.11.2021 tarihli komisyon kararı ile olay iş kazası olarak kabul edilmiş olup, yargılama sırasında Sosyal Güvenlik Kurumunun 12.04.2022 tarihli yazı cevabında, davacı tarafın yurt dışına gittiğinden işlemlerinin yarım kaldığının bildirilmesi üzerine, mahkemece 14.06.2022 tarihli celse maluliyetin belirlenmesi için Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurmak ve gerekli işlemleri yapmak üzere 30 günlük kesin süre verildiği, davacı vekilince 01.07.2022 tarihli dilekçesi ile Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurduklarının beyan edildiği, Sosyal Güvenlik Kurumunun 20.07.2022 tarihli yazı cevabında, davacının hastaneye sevk işlemleri tamamlanmadığı için işlemlerin yarım kaldığının bildirildiği; Mahkemece 22.09.2022 tarihli celse 1 no.lu ara karar ile "...
Davacı vekilinin talebini bir kereye mahsus ve son kez olmak üzere kabulü ile 14/06/2022 tarihli celsenin 3 nolu ara kararından dönülerek yeniden süre verilmesine, bu kapsamda davacı vekiline davacının iş kazası ile ilgili hastane sevk işlemleri tamamlanarak yarım kalan maluliyet işlemlerinin devamı ve tamamlanması için gerekli başvuruları ve işlemleri yaparak sgk da maluliyet ve tahkikat işlemlerinin devam ettiğine ilişkin yazı temin edip mahkememize sunmak üzere 30 günlük kesin süre verilmesine, süresi içinde ihtaratta belirtilen işlemler tamamlanmayıp maluliyet işlemleri yarım kaldığı takdirde davanın usulden reddine karar verileceği husususun ihtarına, (ihtarat yapıldı) " şeklinde ihtaratta bulunulduğu, davacı vekilince 03.10.2022 tarihli beyan dilekçesinde, davacının ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevkinin sağlandığının beyan edildiği, Sosyal Güvenlik Kurumunun 01.12.2022 tarihli yazı cevabında, davacının ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevkedildiği ve işlemlerinin devam ettiğinin bildirildiği, yine Sosyal Güvenlik Kurumunun 22.03.2023 tarihli yazı cevabında, davacının ilgili servis tarafından 30.09.2022 tarihinde ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevkedildiği ve işlemlerinin devam ettiğinin bildirildiği, Sosyal Güvenlik Kurumunun 05.06.2024 tarihli yazı cevabında, davacının ilgili servis tarafından 30.09.2022 tarihinde ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevkedildiği, ancak henüz raporunun gelmediğinin bildirildiği, ... Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Başhekimliğinin 27.06.2024 tarihli yazı cevabında, davacının 30.09.2022 tarihi ve sonrası hastane kaydı bulunmadığının bildirildiği ve yazı ekinde 01-02.01.2021 tarihli hasta anemnez raporlarının sunulduğu, Mahkemece yazılan müzekkerelerin tekit edilerek yazı cevaplarının beklenildiği, davacı vekilince 17.09.2023 tarihli beyan dilekçesi ile davacının yurt dışında çalışmakta olduğu ve ülkeye dönüşünün beklenilmesinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince kararda belirtilen gerekçe ile davacının ülkede bulunduğu süre içinde verilen sürelere rağmen maluliyet işlemlerin tamamlanması için yapılacak işlemleri yapmadığı gerekçesiyle, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bekletici sorun" başlıklı 165. maddesinin ikinci fıkrası; “Bir davanın incelenmesi ve sonuçlandırılması başka bir davanın veya idari makamın çözümüne bağlı ise Mahkeme, ilgili tarafa görevli Mahkemeye veya idari makama başvurması için uygun bir süre verir. Bu süre içinde görevli mahkemeye veya idari makama başvurulmadığı takdirde, ilgili taraf bu husustaki iddiasından vazgeçmiş sayılarak esas dava hakkında karar verilir.”şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkemece davacıya verilen kesin süre içeren ihtaratların HMK. 165/2 maddesi kapsamına uygun olarak ayrıntılı düzenlenmediği anlaşılmakla davacının kaza nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik oranının tespiti yapılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Yine sürekli iş göremezlik oranının tespitine dair işlemlerin yürütülmemesi nedeniyle davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığından bahsedilemeyeceği gibi bunun sonucu olarak da davanın usulden reddine karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; açıklandığı üzere anılan madde metnine uygun ara karar tanzim ve tebliği ile sonucuna göre irdeleme yapmak, buna rağmen keyfiyet yerine getirilmezse iş kazasının varlığı hususunda Kurumca ihtilaf çıkarılmaması karşısında davacı vekiline davacının kaza nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik oranının tespiti talebine dair dava dışı Kurum ile hak alanını ilgilendirdiğinden davalı işveren aleyhine dava açması amacıyla süre vermek ve devamla açılan davanın bekletici yapılması suretiyle sonucunu beklemek davacı tarafça davanın verilen sürede davanın açılmaması halinde ise davacının kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranı % 0 kabul edilerek en azından geçici iş göremezlik dönem zarar hesabının dairemiz içtihatlarına uygun olarak kusur incelemesinin yapılması sonrasında belirlenmesi ve sonucuna göre davacının maddi ve manevi tazminat talebi hakkında karar verilmesinden ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacı temyiz edenlerin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.