T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ... ile davalı arasında faturadan kaynaklanan borç ilişkisine binaen açılan Bakırköy ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile aleyhine davacı tarafça ilamsız icra takibindeki yetkiye, borca ve ferilerine itiraz edildiğini, takibin durdurulmasını istediğini, borçlunun itirazlarının haksız olduğunu, itirazında kötü niyetli olduğunu, sonuç olarak borçlunun Bakırköy .... İcra Dairesi ... E sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin Bakırköy .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası üzerinden devamına, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle:Taraflar arasında faturaya konu mallar ile ilgili herhangi bir satış işlemi gerçekleştirilmediğini, davacı tarafından düzenlenen mezkur fatura herhangi bir borç ilişkisine dayanmadığını, taraflar arasında faturaya konu edilen mallar ile ilgili herhangi bir görüşme dahi gerçekleştirilmemiş olup davacı tarafından haksız ve kötü niyetli hareket edilerek müvekkil aleyhine satış faturası tanzim edilmiş olduğunu, fatura hukuki niteliği gereği sözleşmenin ifa aşaması ile ilgili bir belge olup tek başına borcun varlığını kanıtlamak için yeterli olmadığını, alacaklı tarafından her halükarda asıl sözleşmenin varlığının ispat edilmesi gerekmekte olduğunu, açıklanan ve sayın Mahkemece re'sen nazara alınacak gerekçelerle; açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddini, Müvekkil lehine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını saygılarımızla talep ederiz. Takibe konu icra dosyası, faturalar ve ticari defter kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır. Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bakırköy .... İcra dairesi ... Esas sayılı icra takip dosyasından .. tarafından ... aleyhine 592475,50-TL toplam alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 14/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından icra takibine 14/08/2024 tarihinde borca itiraz edildiğinden takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
SMMM Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi heyet raporunda özetle;
Davalı tarafın sadece kendi ticari defterlerinde kayıtlı olan 541.778,40 TL tutarlı iade faturasının içeriğini ispat etmesi gerektiği, Ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 541.778,40 TL alacaklı olduğu,
Davacı tarafın takip tarihi itibariyle 50.697,10 TL işlemiş faiz talep ettiği, işlemiş faizin takip talebi doğrultusunda 541.778,40 TL asıl alacak üzerinden 03.06.2024 fatura tarihi ile 08.08.2024 takip tarihleri arasında yıllık reeskont avans faiz oranlarıyla 50.697,10 TL olarak hesaplandığı ve nihai takdirin sayın mahkemeye bırakıldığı, Tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri talepleri mahkemenin kanaatine bırakıldığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır. TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
Davada uyuşmazlık, Taraflar arasında icra takibine konu faturadan kaynaklı ticari ilişki olup olmadığı, ticari ilişkinin tespiti halinde davacının takibe dayanak tuttuğu faturadan kaynaklı davalıya hizmet verip vermediği, hizmetin verildiğinin tespiti halinde davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, davaya konu ayrıca iade faturaların usulüne uygun olup olmadığı noktasındadır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup taraf iddia ve savunmaları bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir.
Tarafların tacir olması nedeniyle mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış yapılan inceleme neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 541.778,40 TL alacaklı olduğu, davalının ise 03.06.2024 tarihi itibariyle davacıya 541.778,40 TL borçlu olduğu ve 29.07.2024 tarihli kayıt ile (yaklaşık 56 gün sonra) borcun kapatıldığına dair defterlerine kayıt düştüğü anlaşılmıştır.
Yapılan inceleme ile taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Davalı defterlerinde her ne kadar takip tarihi itibariyle davacıya karşı borçlu olmadığı görünse de davalının ticari ilişkiye binaen kendi defterlerine 03.06.2024 tarihinde 541.778,40 TL olarak borç kaydı düştüğü ve bu kaydı yaklaşık 56 gün sonra kapattığı anlaşılmış, kendi defterlerine bu kaydı yaptığına ve süresinde herhangi bir itirazı olmadığına göre davalının artık söz konusu faturaya ilişkin hizmeti almış olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı kayıtlarına itibar edebilmek için söz konusu borcu kapama kaydının dayanaklarının da bulunması lazımdır. Böyle bir dayanak yok ise tek taraflı yapılan kayıtlara itibar edilmesi mümkün olmayacaktır. Nitekim somut olayda davalı tarafça yaklaşık 56 gün sonra kendi lehine davacı aleyhine yapılan tek taraflı kaydın dayanağı bulunmadığından davalı defterindeki 29.07.2024 tarihli kayda itibar edilmemiştir.
Gelinen aşamada ispat yükünün yer değiştirdiği dikkate alınarak davalıya delil listesinde bulunan yemin delili hatırlatılmış, yemin deliline dayanacağını beyan etmekle davacı asil yemini edaya davet edilmiş, son duruşmada davacının yemini eda ettiği görülmüştür.
Bu kapsamda davacının alacak iddiasını ispatladığı, davalının tek taraflı kaydının dayanağının bulunmaması nedeniyle bu kayda itibar edilemeyeceği, davacının sunulan yemini eda ettiği, alacağın likit olduğu anlaşılmakla tüm talepler hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
DAVANIN KABULÜNE,
1.Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 541.778,40-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2.Hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE,
3.Hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 108.355,68-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4.Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 37.008,88-TL harçtan davacı tarafça yatırılan (Başvurma, Peşin, Vekalet harcı olmak üzere) 6.778,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 30.230,63-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
5.Davacı tarafından yatırılan toplam 6.778,25-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
6.Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 6.894,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 86.684,48-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8.6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9.Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
10.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekilinin yüzüne karşı karar verildi.09/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)