T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- tarihinde sürücü ----sevk ve idaresindeki---- plakalı yarı römork ile müvekkil--- sevk ve idaresindeki ---- plakalı araca ------- ön kısımdan çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, polis ekiplerince tutulan kaza tespit tutanağı kapsamında sigortalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı KTK'NIN 67/1-B maddesine göre asli ve tam kusurlu olduğu, taraflarınca kazaya sebebiyet veren aracın yabancı plakalı olması nedeniyle mevzuat hükümleri kapsamında sorumluluğu bulunan ----- tarihinde ihtarname gönderildiğini ve ----- ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybını karşılamadığını beyan ederek, belirsiz alacak olarak şimdilik --- kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kaza sonrası hasar gören araca ilişkin müvekkili kurum bünyesinde---- nolu hasar dosyası oluşturulduğunu, değer kaybına ilişkin olarak ----- tarafından eksper raporu ile tespit edilen --------- değer kaybı bedelinin, davacıya ödendiğini, uyuşmazlık konusu kazada aracın hasarlanan parçalarının eski tarihli kazalarında hasar görüp görmediği dolayısı ile orijinalliğini daha önce yitirmiş olup olmadığının tespiti gerektiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun net olarak tespiti gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davacı vekili ------ tarihli talep artırım dilekçesinde özetle; Araç mahrumiyet bedelini ödeme tenzili akabinde ---- artırarak ----çıkardıklarını, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan müvekkile tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili talep arıtımına karşı beyan dilekçesinde özetle; Davacının ıslah taleplerinin miktar bakımından kabulü mümkün olmadığını, davacıların ıslaha konu ettikleri rakam için her halükârda ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz isteyebileceğini beyan ederek reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.---- yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, ------ tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacıya ait --- plakalı araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı olan ---- plakalı yarı römorkun çarpışması sonucu kusurun irdelenmesi, ------ plakalı araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 100,00 TL tazminat davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; ----- tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında,----- çekici sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67/b maddesini ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacıya ait ------ plakalı aracın sürücüsü davacının kusurunun bulunmadığı, ----- plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, yapılan piyasa araştırması sonucu, ------- iptal kararı doğrultusunda araçtaki değer kaybının ------ olabileceği rapor edilmiş olup, taraflarca sunulan itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, bilirkişilerin kök rapordaki görüş ve kanaatleri ile ek rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu, ayrıca yapılan ödemenin mahsubuyla bakiye değer kaybı alacağının--- olduğu rapor edilmiştir.Davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda -----tarihli talep artırım dilekçesi ile değer kaybına ilişkin alacak taleplerini --- çıkarmıştır.Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir. Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalının kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmediği anlaşılmakla, artırılan miktarlar mahkememizce makul bulunmuştur. ----- karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının ---- asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2.Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça, yasal faiz talebinde bulunulmuş, her ne kadar kazaya neden olan araç çekici araç olsa da, taleple bağlı kalınarak yasal faize hükmetmek gerekmiş, davalı yönünden başvurudan sekiz iş günü sonrasına tekabül eden ----- tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, davacı vekilinin ------ tarihli celse için sunduğu mazeretinin, vekil-müvekkil arasında sonuç doğurmak ve talik sebebi olmamak üzere kabulüne karar verilerek tahkikat tamamlanmış, netice olarak davacının davasının kabulü ile, toplam -----tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın KABULÜ ile toplam ------- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.263,73 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL ile, ıslah harcı olarak alınan 615,40 TL harcın toplamı olan 1.043,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 220,73 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç ile ıslah harcı olarak alınan 615,40 TL harcın toplamı olan 1.043,00 TL harç gideri, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 162,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 13.205,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4.Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ----- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 18.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6.Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7.Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere (dava açılış yılı olan 2024 yılı dikkate alınarak) verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.E-duruşmaya son verildi. 24/02/2026