Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

2. Ceza Dairesi         2025/4530 E.  ,  2025/20156 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2023/886 E., 2025/20 K.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Sanıkların cezalandırılmasına karar verilmiş olması karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2.Bozma öncesi yapılan yargılamada, sanıkların neticeten 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırıldıkları ve anılan hükümler aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı, bozma sonrasında sanıklar hakkında tayin olunan 8 ay 26 gün hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği sonuç olarak 6 ay 20 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın sonuç olarak 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlere "Katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıklardan alınarak katılana verilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle ve sanıklar hakkında kurulan hüküm fıkralarından “Cezanın sanığın geleceği üzerinde ki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 8 AY 26 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, ancak 1412 Sayılı CMUK'nın 226 son maddesi gereğince aleyhe bozma yasağı bulunduğundan ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulması gerektiğinden, sanığın neticeten 6 AY 20 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,” cümlesinin çıkarılıp, yerlerine "Sanık hakkında hükmolunan 8 ay 26 gün hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası olarak infazına" cümlesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog