7. Ceza Dairesi 2022/4866 E. , 2025/13959 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkânının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
1.Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasına ilişkin taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilebileceğinin ve ödenmeyen adlî para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Tekerrüre esas alınan Kilis Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/585 Esas ve 2012/197 Karar sayılı ilamı ile sanığın mahkûm olduğu cezanın miktar itibarıyla kesin nitelikte adlî para cezası olduğu ve tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeksizin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına hükmolunması,
3.Suça konu kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasından "ödenmeyen adli para cezasının tamamının tahsil edilebileceği ve hapse çevrilebileceği hususunun sanığa ihtar edilmesine" ibaresinin çıkartılması ve yerine ''adlî para cezasına ilişkin taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilebileceğinin ve ödenmeyen adlî para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarına'' ibaresinin eklenmesi; hükümden tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin fıkranın çıkartılması ve hükmün kaçak eşyanın müsaderesine ilişkin bendinde yer alan "imha edilmesi halinde numune alınan eşyaların imha edilmemesi halinde suça konu kaçak eşyanın" ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.