10. Hukuk Dairesi 2025/9275 E. , 2025/17209 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.01.1989-12.03.2007 tarihleri arasındaki hizmetin tespiti ile bu süre içerisinde yatırılan isteğe bağlı sigorta primlerinin faizi ile birlikte iadesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine; yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 30.04.2019 tarihli ilamı ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
Mahkemenin tarihli kararının süresi içinde, davacı ile davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece "..
1.Somut olay incelendiğinde, davacının tespitini talep ettiği dönem içerisinde 01.12.1994-31.10.2006 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı olarak hizmetinin bulunduğu,bozma ilamı sonrası verilen kararda primlerin iadesi yönünden davanın reddine dair hüküm kurulduğu, dava tarihinin 02.03.2012 tarihi olduğu anlaşılmakla, Mahkemece 506 sayılı Kanun'un yersiz olarak alınan primlerin geri verilmesi başlığını taşıyan 84. maddesi gereği zaman aşımına uğrayan primler dikkate alınmak sureti ile irdeleme yapılmalıdır.
2.Öte yandan, Mahkemece hizmet tespiti yönünden talebin kabulüne dair karar yerinde görülmüş ise de davacının prime esas kazancına yönelik aylık net 650, 00 USD ile çalıştığının tespitine dair karar verilmesi isabetsizdir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesinin 2. fıkrası irdelendiğinde; "(Değişik fıkra: 17.04.2008-5754 S.K./85.mad.) Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir. Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak, yabancı para olarak kararlaştırılmış ise ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödeme yapılabilir." düzenlemesi getirilmiştir. Mahkemece davacının aylık ücretinin ödeme günündeki rayice göre Türk Lirası üzerinden belirlenmesi gerekmektedir. Dikkat edilmesi gereken diğer bir husus ise döviz üzerinden ücret tespiti yapılırken, 506 sayılı Kanun'un 78/son kapsamında o dönemdeki prime esas kazanç tavanı göz önüne alınarak belirleme yapılacağı ve tavan sınırının aşılamayacağıdır... " şeklindeki gerekçesi ile kararın bozulmasına dair karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabılü ile
a)Hizmet tespiti talebinin kabulü ile davacının, davalı ... nezdinde 08.01.1989-12.03.2007 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine,
b)Prim iadesi talebinin kısmen kabulü ile davacının 02.03.2002 tarihinden sonra isteğe bağlı prim olarak davalı Kuruma ödediği toplam 6.697,92 TL'nin davalı Kurum tarafından davacıya faizsiz iadesine, fazlaya ve faize yönelik talebin reddine,
c)Sigorta primine esas kazancın tespiti bakımından; davacının, davalı ... nezdinde 08.01.1989-12.03.2007 tarihleri arasındaki çalışmasına ilişkin sigorta primine esas kazancının; dönemin prime esas asgari ücret tutarı olduğunun tespitine, fazlaya yönelik talebin reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davanın tümden kabulü gerektiğini beyan etmektedir.
2.Davalılar vekilleri temyiz dilekçesinde, taleplerinde haksız olan davacının davasının reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.