Esas No
E. 2025/529
Karar No
K. 2026/222
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/529 Esas
KARAR NO: 2026/222 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/07/2025
KARAR TARİHİ: 04/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca dava şartı arabuluculuk sürecinin yerine getirildiği, ... Arabuluculuk Bürosu'nun ... dosya numarası üzerinden yürütülen süreçte 09.07.2025 tarihli son tutanakla anlaşmama ile sonuçlandığını, uyuşmazlığın ...

24.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında konaklama bedeline ilişkin fatura alacağına yapılan itiraz üzerine takibin durmasından kaynaklandığının, davacının ...'da turizm sektöründe faaliyet gösterdiği ve... işletmesi kapsamında konaklama hizmeti sunduğunu, davalının aracı firma sıfatıyla otele müşteri yönlendirdiğini, davalının yönlendirdiği müşterilere ilişkin bedelleri tahsil ettiğini ancak faturada belirtilen ve davacıya aktarılması gereken tutarları eksik ve parça parça ödediğini, faiz hariç 162.000 TL bakiye alacağın muaccel ve likit nitelikte olduğunu, taraflar arasında yapılan yazışma ve mutabakat kapsamında 2025 yılı başı itibarıyla 202.000 TL borcun kabul edildiğini, 03.05.2025 tarihinde 40.000 TL cari ödeme yapıldığını ancak bakiye 162.000 TL'nin ödenmediğini, bu nedenle bakiye alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının borca, fer'ilerine ve faize kötü niyetli şekilde itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, faturalar, mutabakat metinleri ve taraf defter kayıtları incelendiğinde borcun ödenmediğinin açıkça görüleceğini, alacağın likit olduğu ve itirazın tahsili geciktirme amacı taşıdığının ileri sürüldüğü, bu nedenlerle davalının itirazının iptali ile takibin devamına, TTK 1530. madde uyarınca temerrüt faizi uygulanmasına, alacağın %20den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafından, davacının açmış olduğu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava dilekçesindeki beyan ve iddiaların tamamının reddedildiğini, davalı şirketin ... alan adlı internet sitesinin sahibi olduğunu, davacının işlettiği “...” isimli otelin odalarının söz konusu internet sitesi üzerinden Satışa sunulması amacıyla taraflar arasında online ortamda sözleşme akdedildiğini ve sözleşme kapsamında komisyon oran ve şartlarının belirlendiğini, faturaya süresinde itiraz edilmemesinin hizmetin eksiksiz ifa edildiğini göstermediğini ve bu hususun Yargıtay içtihatları ile sabit olduğunu, hizmetin tam ve gereği gibi ifa edildiğinin ispat yükünün davacıda bulunduğunu ancak davacının bu yönde herhangi bir somut delil sunmadığını, ayrıca davalının davacıdan komisyon ve fatura kaynaklı alacaklarının bulunduğunu ve bu alacaklar yönünden takas-mahsup talebinde bulunulduğunu, davalının alacaklarının ticari defter ve kayıtların incelenmesiyle ortaya çıkacağını, bu nedenle tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, ...

24.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının celbini, taraflar arasındaki sözleşmenin, konaklama kayıtlarının ilgili emniyet müdürlüğünden, BA/BS formlarının vergi dairelerinden istenmesini, tanık ve bilirkişi deliline başvurulmasının talep edildiğini, yapılacak inceleme neticesinde davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine ve davacının haksız icra takibi nedeniyle %20den az olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişisi ... tarafından 23/02/2026 tarihli sunulan bilirkişi raporunda; "a) Dava konusu, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı oluşan 162.000,00 TL fatura alacağının davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu,

b)Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2024, 2025 yılları envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı 2024 ve 2025 yılında E- Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2024, 2025 yıllarına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı,

c)Davacının incelenen ticari defterine göre, davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve ...

24.İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı takibine konu edilen; 15.09.2024 tarihli ... numaralı 26.330,96-TL tutarlı, 03.09.2024 tarihli ... numaralı 382.502,70-TL tutarlı, Toplam 408.833,66 TL tutarlı düzenlenen faturaların muhasebe kayıtlarına işlendiği ve söz konusu işlemlerin tamamının 120 — Alıcılar hesap kodu altında kayda alındığı, faturalar karşılık davalı tarafından yapılan bir ödeme kaydına rastlanmadığı, yapılan işlemler neticesinde davacı tarafından düzenlenen ve takibe konu edilen faturalardan kaynaklı davacının takip tarihi (08.05.2025) itibariyle davalı yandan 394.039,20 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu tespit edildiği,

d)Davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi UsulKanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davalının 2024, 2025 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davalı 2024, 2025 yıllarında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2024, 2025 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfi Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı,

e)Davalının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından düzenlenen ve takibe konu edilen faturaların 320. Hesap kodunda işlendiği, yapılan işlemler sonucunda davalının takip tarihi (08.05.2025) itibariyle davacı yana 147.498,45 TL cari hesap bakiye borçlu olduğu,

f)Tarafların karşılıklı olarak incelenen ticari defterlerinde, takip tarihi (08.05.2025) itibarıyla davacının davalıdan 394.039,20 TL alacaklı olmasına karşılık davalı kendi ticari defterlerinde davacı yana 147.498,45 TL bakiye borçlu olduğu, buna göre cari hesap farklılığının (394.039,20 TL - 147.498,45 TL —) 246.540,75 TL olduğu,

Tarafların arasındaki cari hesap farklılığının, davalının ticari defterlerinde yer alan 23.07.2024 tarihli 6.540,75 TL tutarlı, 08.11.2024 tarihli 200.000,00 TL tutarlı ve 03.05.2025 tarihli 40.000,00 TL tutarlı olmak üzere toplam 246.540,75 TL ödemenin davacının ticari defterlerinde yer almadığından kaynaklandığı anlaşıldığı,

Davacı ticari defterlerinde davalıdan 394.039,20 TL bakiye alacaklı olduğu, takip talebinde ise toplam 162.000,00 TL olarak talepte bulunduğu görülmekte olup, davacının faturalardan kaynaklı bakiye alacağını talep ederken yapılan ödemeleri mahsup etmiş şekilde talepte bulunduğundan, bu duruma ilişkin ödemelerin davalı kayıtlarında yer almakla birlikte davacı kayıtlarında yer almayan ödemelerin de yapılmış kabul edilmesi gerektiğini, taraf kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi hâlinde davacının düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak takip tarihi itibariyle davalıdan 147.498,45 TL alacaklı olduğunun kabulü gerekeceği,

g)Davalı yan tarafından cevap dilekçesi ekinde, 02.05.2019 tarihli imzasız, kaşesiz “...'in çevrimiçi otel rezervasyonları konusunda tesis ile müşteri arasında aracılık yapması, tesise “kullanıcı adı” ve “kullanıcı şifresi” tahsis ederek extranet erişim hakkı vermesi ile misafirlerin ...'e ait platformlar üzerinden tesise erişebilmesi ve tesiste ... aracılığı ile konaklama satın alabilmelerine ilişkin tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesidir.

Bu kapsamda taraflar, ...'in Türk Borçlar Kanunu kapsamında simsarlık faaliyetinde bulunduğunu beyan eder...” konulu bir Sözleşme ibraz edildiği,

h)Davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların detayları incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların E- Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, Dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan faturaların davacı ve davalı şirketin yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu, faturaların taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında konaklama bedeli muhteviyatında düzenlendiği, takibe konu faturalar yönünden taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı kanaatine varıldığı,

i)Davacı yan tarafından dosyaya ibraz edilen tarihsiz mail yazışmasında, ... adlı şahıs tarafından gönderilen mail içeriğinde; “Telefonla konuşmamız istinaden size olan borcumuz 202.000,00 TL'dir. En kısa sürede ödenecektir.” şeklinde olduğu görülmekle, delil niteliği hususunda Takdir Mahkemenize ait olduğu,

Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve ...

24.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takibine konu edilen; 15.09.2024 tarihli ... numaralı 26.330,96-TL tutarlı ve 03.09.2024 tarihli ... numaralı 382.502,70-TL tutarlı faturalardan kaynaklı detayları raporumuzun 4.3 bölümünde açıklandığı üzere, davacının takip tarihi (08.05.2025) itibariyle davalı yandan 147.498,45 TL bakiye alacaklı olduğu" yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali davasıdır.

Huzurdaki davada davacı taraf ...'i işlettiğini, davalı şirketin aracı firma olarak davacı firmaya ve otellere müşteri sağlamakta olduğunu, davalının davacının firmanın işletmesine gönderdiği müşterilerin ödemelerini uhdesine almış olduğunu davalıya bu ödemeleri davacıya iletmesi istenilmesine rağmen davalı tarafın kısmi ödemeler yapsa da parasının büyük bir kısmına kötüniyetli olarak davalıda kaldığını, ...

24.İcra Müdürlüğü...E.Sayılı Dosyası ile davalı taraf aleyhine icra takibi başlattıklarını davalının bu takibe itiraz etmesi sebebiyle itirazın iptalini talep etmiştir.

Davalı taraf davacıdan olan komisyon alacakları ve fatura alacakları olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

... 24.İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... Ltd. Şti, borçulunun dosyamız davalısı ... AŞ. olduğu alacak kaleminin faturadan kaynaklı 135.669,04 TL, 26.330,96 TL işlemiş faiz olmak üzere 162.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.

Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.

Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.

İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davacı taraf davalıdan alacağı olduğunu ispatlamak durumundadır.

Dosya SMMM bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve bilirkişi dosyaya sunduğu 24/02/2026 tarihli raporda; Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2024, 2025 yılları envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı 2024 ve 2025 yılında E- Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2024, 2025 yıllarına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı sahibi lehine delil olma vasfi Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterine göre, davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve ...

24.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takibine konu edilen; 15.09.2024 tarihli ... numaralı 26.330,96-TL tutarlı, 03.09.2024 tarihli ... numaralı 382.502,70-TL tutarlı, Toplam 408.833,66 TL tutarlı düzenlenen faturaların muhasebe kayıtlarına işlendiği ve söz konusu işlemlerin tamamının 120 — Alıcılar hesap kodu altında kayda alındığı, faturalar karşılık davalı tarafından yapılan bir ödeme kaydına rastlanmadığı, yapılan işlemler neticesinde davacı tarafından düzenlenen ve takibe konu edilen faturalardan kaynaklı davacının takip tarihi (08.05.2025) itibariyle davalı yandan 394.039,20 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu tespit edildiği,

Davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davalının 2024, 2025 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davalı 2024, 2025 yıllarında E- Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2024, 2025 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davalının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından düzenlenen ve takibe konu edilen faturaların 320. Hesap kodunda işlendiği, yapılan işlemler sonucunda davalının takip tarihi (08.05.2025) itibariyle davacı yana 147.498,45 TL cari hesap bakiye borçlu olduğu,

Tarafların karşılıklı olarak incelenen ticari defterlerinde, takip tarihi (08.05.2025) itibarıyla davacının davalıdan 394.039,20 TL alacaklı olmasına karşılık davalı kendi ticari defterlerinde davacı yana 147.498,45 TL bakiye borçlu olduğu, buna göre cari hesap farklılığının (394.039,20 TL - 147.498,45 TL —) 246.540,75 TL olduğu,

Tarafların arasındaki cari hesap farklılığının, davalının ticari defterlerinde yer alan 23.07.2024 tarihli 6.540,75 TL tutarlı, 08.11.2024 tarihli 200.000,00 TL tutarlı ve 03.05.2025 tarihli 40.000,00 TL tutarlı olmak üzere toplam 246.540,75 TL ödemenin davacının ticari defterlerinde yer almadığından kaynaklandığı anlaşıldığı,

Davacı ticari defterlerinde davalıdan 394.039,20 TL bakiye alacaklı olduğu, takip talebinde ise toplam 162.000,00 TL olarak talepte bulunduğu görülmekte olup, davacının faturalardan kaynaklı bakiye alacağını talep ederken yapılan ödemeleri mahsup etmiş şekilde talepte bulunduğundan, bu duruma ilişkin ödemelerin davalı kayıtlarında yer almakla birlikte davacı kayıtlarında yer almayan ödemelerin de yapılmış kabul edilmesi gerektiğini, taraf kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi hâlinde davacının düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak takip tarihi itibariyle davalıdan 147.498,45 TL alacaklı olduğunun kabulü gerekeceği,

Davalı yan tarafından cevap dilekçesi ekinde, 02.05.2019 tarihli imzasız, kaşesiz “...'in çevrimiçi otel rezervasyonları konusunda tesis ile müşteri arasında aracılık yapması, tesise “kullanıcı adı” ve “kullanıcı şifresi” tahsis ederek extranet erişim hakkı vermesi ile misafirlerin ...'e ait platformlar üzerinden tesise erişebilmesi ve tesiste ... aracılığı ile konaklama satın alabilmelerine ilişkin tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesidir.

Bu kapsamda taraflar, ...'in Türk Borçlar Kanunu kapsamında simsarlık faaliyetinde bulunduğunu beyan eder...” konulu bir Sözleşme ibraz edildiği,

Davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların detayları incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların E- Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, Dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan faturaların davacı ve davalı şirketin yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu, faturaların taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında konaklama bedeli muhteviyatında düzenlendiği, takibe konu faturalar yönünden taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı kanaatine varıldığı,

Davacı yan tarafından dosyaya ibraz edilen tarihsiz mail yazışmasında, Emir Uyanık adlı şahıs tarafından gönderilen mail içeriğinde; “Telefonla konuşmamız istinaden size olan borcumuz 202.000,00 TL'dir. En kısa sürede ödenecektir.” şeklinde olduğu görülmekle, delil niteliği hususunda Takdir Mahkemenize ait olduğu,

Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve ...

24.İcra Müdi in ... E. sayılı takibine konu edilen; 15.09.2024 tarihli ... numaralı 26.330,96-TL tutarlı ve 03.09.2024 tarihli ... numaralı 382.502,70-TL tutarlı faturalardan kaynaklı detayları raporumuzun 4.3 bölümünde açıklandığı üzere, davacının takip tarihi (08.05.2025) itibariyle davalı yandan 147.498,45 TL bakiye alacaklı olduğu, Nihai karar ve takdir Sayın Mahkemenize ait olduğu şeklinde rapor ibraz etmiştir.

HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K....sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.

Davacı ve davalı defterlerinin bilirkişi aracılığıyla incelenmesi neticesinde davalı defterlerinde davalının davacıya 147.498,45 TL borçlu olduğu, Davalının davacıya takibe konu faturalar için ihtarına, iptal, itirazına ve iade faturasına rastlanmadığı tespit edilmiş olup davalının defteri kendi aleyhine delil niteliğine haizdir. Her ne kadar bilirkişiler davacının defterleri üzerinde yapılan incelemede davacının davalıdan 394.039,20 TL alacağının bulunmadığını belirtmiş ise de HMK 222/ 3 maddesi gereği davacının defterlerinin kendi lehine delil niteliğine haiz olması için iki tarafın defterlerinin birbirini doğrulaması gerekmekte ya da davalı yanın taraflar arasında düzenlenen faturaları açık bir şekilde defterine işlememiş olması gerekmektedir. Davalı tarafın defterlerinde davacıya 147.498,45 TL borçlu olduğu tespit edilmesi sebebiyle davalı yanın defterleri kendisi aleyhine delil niteliğine sahiptir. Davalı defterine göre davalının davacıya 147.498,45 TL borçlu olduğu anlaşılmış, icra takibinden önce davalının temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla davacının faiz istemi reddedilmiş ve davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının ...

24.icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 147.498,45-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 147.498,45-TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine, reddedilen kısım yönünden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle ;

1.Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Davalının ... 24.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 147.498,45-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 147.498,45-TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine,

2.Reddedilen kısım yönünden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

3.Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 10.075,62 TL karar harcından peşin olarak alınan 1.956,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.119,06 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ile 1.956,56-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5.Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6.Red edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı lehine takdir olunan 14.501,55-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

7.Davacı tarafından sarf edilen toplam 7.105,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 6.469,10-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,

8.Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

9.Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

10.Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 4.188,30- TL'nin davalıdan, 411,70 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/03/2026

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog