2. Ceza Dairesi 2025/9773 E. , 2025/20615 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, iştirakten en fazla 3 sene ceza alması gerektiğine, sanık müdafinin temyiz isteminin sanık hakkında işlemediği bir suçtan ötürü hapis cezasına hükmedildiğine, sanık ilgili olaydan iki gün öncesinde başka bir bölgede kablo hırsızlığından dosya açıldığına, sanığın suçunu o dosyada ikrar ettiğine, fakat bu dosya kapsamındaki suçu işlemediğine işlemiş olsaydı diğer suçu kabul ettiği gibi bunu da edeceğine, suçu işlediğine dair kesin bir delil de bulunmadığına, tanık beyanlarında bulunan kişilerin kabloları ellerindeyken yakaladıklarını beyan ettiklerine, sanığın izlemeye aldıklarını söylediklerine fakat keserken görmedik dediklerine, böyle bir durumda ifadelerde bazı çelişkiler bulunduğuna tanık ifadeleri dışında da sanığın kabloları kesip hırsızlık yaptığına ilişkin bir görüntü kaydı vs bulunmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın, 19.06.2023 tarihli savunmasında iki gün önce başka bir bölgede kablo harsızlığından hakkında işlem yapıldığını savunması karşısında; olayla ilgili olarak dava açılıp açılmadığının tespiti ile zincirleme suçun var olup olmadığının değerlendirilmesi, birbiri ile çelişen hükümler kurulmaması ile mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi bakımından varsa ilgili olduğu dava dosyalarının incelenmesi, öncelikle birleştirme olanağı varsa dosyalar birleştirilerek, değilse onaylı örnekleri dosya içine konularak, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanması koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmesi ve sanığın adlî sicil kaydı da incelenerek aynı şekilde zincirleme suç kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte mahkûmiyetlerinin bulunması hâlinde kesinleşen mahkûmiyetlerin, hükmedilecek cezadan mahsup edilmesi gerektiği,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca gereği için dosyanın kararı veren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.