10. Hukuk Dairesi 2025/8620 E. , 2025/15779 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait iş yerinde 14.06.2017 - 20.06.2018 tarihleri arasındaki kesintisiz çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...... vekili; davacının kendi lehine hüküm elde etmek amacıyla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, davacının müvekkil şirketinin işçisi olmadığını, davacı ile müvekkil şirket arasında 13.11.2018 tarihinde imzalanan ek sözleşme ve ibranamede ...'ın arsa sahipleri adına yaptığı hizmetlerden sorumlu olanın arsa sahipleri olduğunun yazıldığını belirterek, davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiş, birleşen dosyada; davacının iş akdinin 20.06.2018 tarihinde sonlandırıldığını, 13.11.2018 tarihli ek sözleşme ve ibraname ile bu durumu ve şirketten herhangi bir hak talebinde bulunamayacağını kabul ettiğini, davacının şirket ile olan başkaca hukuki ya da hukuki olmayan uyuşmazlıklarını işbu dava kisvesi altında gidermek istediğini, taraflarına yöneltilebilecek herhangi bir husumet bulunmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil vekili; müvekkili Kurumca resmi belgelere dayalı olarak yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın Kurumca kabulünün mümkün olmadığını, 5510 sayılı Kanun gereği sigortalılığın oluşumu yönünden çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayalı olarak sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, Kurumca mevzuata uygun işlem yapıldığını, bu işlemler sonucu davacının davalı şirkette çalışması bulunmadığını, işçilik alacağı iddiasının hukuki bir dayanağı bulunmadığını, davanın hiçbir suretle kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
3.Dahili davalı ... ...... Tic. Ltd. Şti. vekili; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığını, davacının .... Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Turz. İnş. Nak. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. işçisi olmayıp; arsa sahipleri ve .... Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan kat-daire karşılığı inşaat sözleşmesi, ek sözleşme ve ibranamelerde de belirtildiği üzere; davacının arsa sahipleri adına inşaatı denetlemekle yükümlü kılındığını, davacı ...'ın arsa sahipleri adına denetim yapması nedeniyle davalılardan hiçbir hak ve talepte bulunamayacağını, davacı ile .... Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 13.11.2018 tarihinde imzalanan ek sözleşme ve ibranamede ...'ın arsa sahipleri adına yaptığı hizmetlerden sorumlu olanın arsa sahipleri olduğunun, yaptığı hizmet ve denetimler nedeniyle arsa sahiplerinin yapacağı ödemeler ve alacakların .... Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'yi bağlamayacağının açıkça belirtildiğini, davacının işbu sözleşmeyi hiçbir ihtirazi kayıt koymaksızın imzalandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile aynı dönemde çalışan bordro tanıkları, kolluk araştırmaları, kolluk vasıtası ile tespit edilen tanık beyanları, banka hesap hareketleri dikkate alındığında fiili çalışmanın varlığının tespit edilemediği, davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacının istinaf talebi yerinde görülmemiş ve istinaf talebinin esastan reddine dair verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirket tarafından müvekkilinin şantiye şefi olarak birden çok inşaatta çalıştırıldığını ve müvekkili üzerinden inşaatların ruhsatsal işlemleri yapılarak işlevlerinin sürdürüldüğünü, dosyada mübrez evraklarda da davacının şantiye şefi olarak çalıştığının gerek davalı şirket ile yapılan sözleşme gerekse de kurumlardan celp edilen belgeler ile sabit olduğunu, hatta müvekkili tarafından 2019 yılında kendisi isteği ile ... sisteminde düşürülmüş olup davalı şirketin bu işlem ile dahi ilgilenmeksizin davacının iş aktini sonlandırdığını, davacının, davalı iş yerinde 14.06.2017 tarihinden 20.06.2018 tarihine kadar çalıştığını, çalışmalarının karşılığı olan sigorta primlerinin yatırılmadığını, davacının hem primleri hem de çalışmasına karşılık gelen ücretlerinin ödenmediğini, davalı şirkete ait birden çok şantiyede 'şantiye şefi' olarak gösterildiğini, hatta karşılıklı iş ilişkisi sonlanmasına rağmen halen daha şantiye şefi olarak gösterilmeye devam edildiğini, yapılan yargılamada duruşmalarda dinlenilen taraf ve bordro tanıklarının davacının çalışmasına ilişkin net bir beyanlarının olmadığının anlaşıldığını, gerek davalı gerekse de davalı tanıkları tarafından davacının çalışmasının sadece bir adet şantiyede (Adres 28 isimli ... isimli tanığın arsa sahipleri oldukları yer) olup olmadığına indirgenmeye çalışıldığını, taraflarınca gerek dava dilekçesi gerekse de aşamalarda sunmuş oldukları yazılı beyanları ile de belirtildiği üzere davacının davalı şirkete ait birden çok şantiyede görevlendirildiğini ve şantiye şefi olarak gösterildiğini, dinlenilen davalı tanığı ... davalı şirket yetkilisi olup tanık sıfatı ile dinlenilmesinin mümkün olmadığını, tanık ... tarafından verilen beyanlarda da sadece Adres 28 ile ilgili beyanda bulunduğunu, fakat bu hususta da gerçeklikten uzak beyanlarda bulunduğunu, davacının hiçbir şekilde ne bir daire ne de araba aldığını, buna dair hiçbir somut delilin dosyada bulunmadığını, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği iki adet daire tesliminin davalı yanca dava dışı ...'a yapıldığını, bu dairelerin devrinin sözleşmede belirlendiğini ve müvekkili ile hiçbir ilgisinin olmadığını, söz konusu daireler ile ilgili ihtilaftan dolayı ... Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını, bu dosyada davacının hizmet süresinin tespiti anlamında taraflarınca beyan edilen talepler ile ilgili hiçbir bağlantının bulunmadığını, dosyada mübrez yapı kayıt belgelerinde ve davacının şantiye şefi olarak gösterildiğine dair e devlet üzerinden alınan resmi kayıtlarda davacının sigortasız olarak gösterildiğinin anlaşıldığını, davalı yanca davacının haberi olmadan belirtilen şantiyelerde gösterilmesi ve ilgili kurumlarda işlerini devam ettirmesinin tamamen aykırılık içerdiğini, banka hesaplarından da görüleceği üzere davalı tarafça hiçbir maaş ödemesinin de yapılmadığını, davacı tarafından 19.12.2019 tarihinde ... Belediye Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yazılan başvuru dilekçesi incelendiğinde olayın asıl yüzünün anlaşılacağını, davalı tarafça davacı ile karşılıklı olarak iş ilişkisinin sonlanmasına rağmen halen daha şantiye şefliğinin gösterilmeye devam ettiğinin ve davalının bu şekilde iş ilişkisini devam ettirdiğinin de anlaşıldığını ancak müvekkili tarafından art niyetli davranılmayarak sadece Haziran 2017- Haziran 2018 arası çalışmasına ilişkin taleplerde bulunulduğunu, davacının, davalı şirkete ait şantiye şefliği kaydının ... siteminden 23.12.2019 tarihinde düşüldüğünü, ek olarak dosyada mübrez davacının şantiye şefi olarak gösterildiği yapı ruhsat tarihlerinin de davacının sigortasız olarak çalıştırıldığı dönemleri ispatladığını, dosya kapsamınca alınan bilirkişi raporunda davacının yapmış olduğu iş mahiyeti gereği birden fazla yerde sigortasız olarak gözükebileceği ve dosya tanığı olan şirket muhasebecisi ...'ın da davacının çalışmasının olduğunu desteklediğini, dosya kapsamınca dinlenilen tanıklar davalı şirket bünyesinde birden çok şantiyede çalışmış olan farklı birim ustaları veya masa başı çalışanlar olup gerek iş kolları gerekse de yarı zamanlı çalışmalar karşılığında davacının çalışmasına ilişkin bilgi ve görgülerinin olmamasının normal olduğunu ancak şirket muhasebecisinin davacıdan haberdar olmasının olayın asıl yüzünün taraflarınca beyan edildiği şekilde olduğunun açık göstergesi olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.