Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

10. Hukuk Dairesi         2025/6691 E.  ,  2025/15800 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/608 E., 2025/19 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 6111 sayılı borç yapılandırma ödeme planına göre geçmişe yönelik prim borçlarının hesaplattırarak yaşlılık aylığı talebiyle SGK ...

İl Müdürlüğüne başvurduğunu, ... SGK İl Müdürlüğünün kendisine verdiği hesaba, gereken parayı 22.06.2011 tarihinde yatırdığını, ancak emeklilik işlemlerinin haledilmesini beklerken kendisine sorun olduğunu ve yaşlılık aylığı bağlanmayacağını söylediklerini, kendisinin, eşinin ve 3 çocuğunun geçimini hayvancılık yaparak sağladığını, yapılandırma kapsamında yatırmasını istedikleri parayı hayvanlarını aldığı fiyatın yarı fiyatına satarak ödediğini, emeklilik için bütün varlığını tükettiğini, sorunun bir türlü çözülmediğini, bu nedenlerle Bağ-Kur ve SSK hizmet prim sürelerinin başvuru tarihinden itibaren tespit edilerek yaşlılık aylığı bağlanmasını, bunun imkansız olması halinde 22.188,83 TL'nin yatırma tarihi itibari ile hesaplanan yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, dilekçenin şekil şartlarına uymadığını, 1475 sayılı Kanun'un geçici 18. maddesi, 5510 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi gereği davada hak düşürücü sürenin gerçekleştiğini, davacının 2008 yılında muhtar beyanına göre Tarım Bağ-Kur kaydının başlatıldığını, daha sonra 26.07.2008 tarihli dilekçesinde şeker pancarı kesintisi nedeni ile sigortalılığının geriye çekilmesini talep ettiğini, ancak daha sonra yapılan incelemede bu kadar hizmetinin olmadığının görüldüğünü, çünkü süreklilik arz eden bir şeker kesintisinin olmadığını, eylemli tarımsal faaliyetinin olmadığını, bundan dolayı açılan davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. İlk Bozma Kararı

Mahkemenin 12.04.2016 tarihli kararının süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 01.03.2018 tarihli kararı ile "Somut olayda, Kurum tarafından ilk olarak gerçekleştirilen ve sonradan hatalı olarak iptal edilen, davacı adına kesilen düzenli ve sürekli prim tevkifatlarına ve ürün teslimine istinaden tarımsal faaliyetin süreklilik arz ettiği dönem olan 01.05.1995-27.03.2004 tarihleri arasında davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilmesi işleminde bir isabetsizlik görülmemektedir. Hal böyle olunca, davacının yaşlılık aylığı için herhangi bir tahsis talebi yazılı başvurusunun bulunup bulunmadığı araştırılarak tahsis talep tarihine göre davacının yaşlılık aylığı koşullarının irdelenmesi gerekir iken Mahkemece hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.

Yapılacak iş, davacının 01.05.1995-27.03.2004 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu dikkate alınarak, Kurum’a davacının yazılı olarak yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunup bulunmadığını sormak, gelen yazı cevapları gereğince davacının yaşlılık aylığı koşullarını taşıyıp taşımadığı irdelenerek varılacak sonuca göre Mahkemece bir hüküm kurmaktan ibarettir.” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2019 tarihli kararı ile bozma ilamına karşı “uyma” kararı verilmek suretiyle yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin 03.10.2019 tarihli kararının süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 18.06.2020 tarihli kararı ile "Somut olayda; davacının Kurum kayıtlarına intikal etmiş herhangi bir yazılı tahsis talebinin bulunmadığı ve 6552 sayılı Kanunda 64. maddesi ile değişik 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7.maddesi ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 4.maddesinde yer alan Kuruma başvuru koşulu dikkate alınarak yaşlılık aylığı koşullarının değerlendirilmesi gerekir iken davacının en son Tarım Bağ-Kur sigortalılık prim borcunu ödediği tarih olan 22/06/2011 tarihinin esas alınarak yapılan değerlendirme neticesi varılan sonuç hatalı olmuştur. “ gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile "Davanın kabulüne, ... ...'ın (T.C- 1...6 ) 01.05.1995-27.03.2004 tarihleri arasında 32 10... sayılı Kanun'a tabi Tarım Bağ-Kur Sigortalısı olduğunun, 29.03.2004-29.03.2009 tarihleri arasında 18 00... sayılı Kanun'a tabi Muhtar Sigortalısı olduğunun, 4 04... sayılı Kanun'a tabi işçi statüsünde hizmeti olduğunun tespiti ile prim borcunun ödendiği 22.06.2011 tarihi itibariyle müteveffaya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, Müteveffanın ihya nedeni ile 22,06,2011 tarihinde fazladan ödediği 6.894,19 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile mirasçılarına payları oranında ödenmesi gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir.

Kararın gerekçesi özetle şöyledir; "Borçların ödendiği 22.06.2011 tarihinde 5414 gün sigortalı hizmeti bulunduğu,

22.06.2011 tarihinde 55 yaşını doldurduğu ve 5400 gün hizmeti bulunduğu için emekli olma koşullarını taşıdığı, ancak yazılı olarak aylık bağlama talebinde bulunmadığı ve ilgili başvuru formunu doldurmadığı için emekli aylığının bağlanmadığı tespit olunmuştur.

İhya nedeni ile ödenen 6894,19 TL nin faizi ile birlikte iade edilmesi konusundaki karar Sayın Mahkemece verilmesi yerinde olacaktır." kanaati bildirilmiş olup, alınan bilirkişi raporunun denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmekle, davacının 27.08.2023 tarihinde vefat ettiği de gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. “ V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle,

1.Dava konusu hakkında davacı tarafından gerçekleştirilmiş yazılı bir talep bulunmadığı için henüz sigortalı ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında uyuşmazlık meydana gelmediğinden dava şartı olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, bu sebeple davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu,

2.Tevkifat kesintisinden sonraki süreçlerde tarımsal faaliyetin devam ettiğinin ispatlanamadığını, davacının 2926 Sayılı Kanun kapsamında, davacının tevkifatı destekleyen ve tarımsal faaliyetlerini gösteren ve tevkifata esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarında ve meslek kuruluşlarının kooperatif ve birliklerinde sürekli bir kaydı bulunmadığını,

3.Sigortalılık niteliğine sahip olunmadığı döneme ait prim borçlarının daha sonraki tarihlerde Kurumca hatalı olarak toplu ödeme yapılmak suretiyle geriye dönük tahsil edilmesinin de ilgiliye zorunlu sigortalılık hakkı kazandırmadığını, dolayısıyla, yapılandırmaya ilişkin Kanunların, toplu prim ödemesinde bulunmak suretiyle geçmişe dönük olarak sigortalılık statüsü ihdas eden Kanunlar olmadığını,

4.Ayrıca; davacı lehine meblağın iadesi yönünde karar verilmesine de itiraz ettiklerini, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının Tarım Bağ-Kur, 5 06... sayılı Kanun'lar kapsamındaki hizmet sürelerinin hesap edilerek yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile geciken yaşlılık aylığının ödenmesi, aksi halde Kuruma prim borcu olarak ödemiş olduğu 22.188,83 TL'nin yatırılma tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesi istemine ilişkindir.

Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozmanın gereği yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında açıkça davacının dava tarihinden önce tahsis talebinde bulunmadığı, bu nedenle prim borcunu ödediği 22.06.2011 tarihi esas alınarak yaşlılık aylığı bağlanmasının hatalı olduğu belirtilmesine rağmen Mahkemece yine bu tarih itibariyle aylık bağlanmasına karar verilmesi isabetsizdir. Davacının, dava dilekçesinde Kurum işleminin iptali ile aylık bağlanması talebi bulunduğundan bunun tahsis talebi kabul edilerek dava tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog