2. Ceza Dairesi 2025/8084 E. , 2025/20158 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen ve suçtan zarar gören Milli Eğitim Bakanlığınca gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından şikayetçi kurumun 5271 sayılı Kanun'un 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; I- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 02.07.2018 tarihli ve 2018/1462 Esas, 2018/1652 Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk müdafii ve suçtan zarar gören kurum vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafinin ve suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, "suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme kararlarının verilmemesine," ilişkin olduğu, suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteminin "cezada indirim yapılmasına, üst sınırdan hüküm kurulmamasına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suçtan zarar gören Milli Eğitim Bakanlığının davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233/1 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii ve suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Küçükçekmece 2.
Çocuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.