Esas No
E. 2024/2425
Karar No
K. 2024/3406
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/2425 E.  ,  2024/3406 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2024/2425
Karar No: 2024/3406
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Barosu
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ...Kurumu
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 14/05/2024 tarih ve E:2022/2528, K:2024/2162 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: 31/12/2021 tarih ve 31706 sayılı Resmî Gazete'de (6. Mükerrer) yayımlanan; 31/12/2021 tarih ve 10706 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının 1. bendinin, 31/12/2021 tarih ve 10707 sayılı Kurul kararının ve 31/12/2021 tarih ve 10708 sayılı Kurul kararının (a) fıkrasının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 14/05/2024 tarih ve E:2022/2528, K:2024/2162 sayılı kararıyla; Davalı idarenin davanın süresinde açılmadığına ilişkin itirazı geçerli görülmemiş, Davalı idarenin davacının işbu davayı açmakta menfaati olmadığına ilişkin itirazı yönünden yapılan incelemede; 10708 sayılı Kurul kararının (a) fıkrasının "ticarethane" abone grubuna ilişkin kısmı ile 10706 sayılı Kurul kararının 1. bendi bakımından; davacının abone grubunun ticarethane olduğu da göz önünde bulundurularak 10708 sayılı Kurul kararının ticarethane abone grubuna ilişkin kısımları bakımından davacının menfaatinin bulunduğu; 10706 sayılı Kurul kararının ise, 10708 sayılı Kurul kararıyla belirlenen enerji bedellerine, buna bağlı olarak davacının ehliyetli olduğu kabul edilen ticarethane abone grubuna uygulanacak enerji bedellerine etkisinin bulunduğu, bu nedenle davacının söz konusu Kurul kararının ilgili kısımları bakımından da menfaatinin bulunduğu, 10708 sayılı Kurul kararının (a) fıkrasının "ticarethane" abone grubu dışındaki kısımları ile 10707 sayılı Kurul kararı bakımından ise; 10707 sayılı Kurul kararının, mesken abone grubu tüketicileri ilgilendirdiği; 10708 sayılı Kurul kararının ticarethane abone grubu dışındaki kısımlarının ise, mesken, tarımsal sulama, sanayi ve aydınlatma tüketici grupları ile dağıtım sistemi kullanıcılarına ilişkin olduğu, davacı Baro tarafından söz konusu işlemlerin, Baronun ve avukatlık mesleği mensuplarının (üyelerinin) ne tür bir menfaatini ihlâl ettiğinin ortaya koyulamadığı, anılan işlemlerin davacı Baro tüzel kişiliğinin hak ve menfaatlerini doğrudan etkilemediği gibi, avukatlık mesleğine yönelik herhangi bir düzenleme de getirmediği dikkate alındığında, anılan işlemler ile davacının menfaat alâkasının bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, Bu itibarla, davacının 10707 sayılı Kurul kararı ile 10708 sayılı Kurul kararının (a) fıkrasının ticarethane abone grubu dışındaki kısımları bakımından kişisel ve güncel bir menfaatinin, dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunmadığı, 31/12/2021 tarih ve 10706 sayılı Kurul kararının 1. bendi yönünden yapılan incelemede; Mevzuat hükümlerinden, dağıtım şirketlerinin teknik ve teknik olmayan kayıpları nedeniyle ihtiyaç duydukları enerjiyi EÜAŞ''tan tedarik edecekleri, bu şekilde tedarik edilecek elektrik enerjisi için Kurul tarafından farklı toptan satış fiyatları belirlenebileceğinin anlaşıldığı,

Dava dosyasının incelenmesinden, dava konusu işlem tesis edilmeden önce yapılan hazırlık çalışması aşamasında EÜAŞ Toptan Satış Tarifesi'ne ilişkin olarak EÜAŞ'ın ... tarih ve ... sayılı yazısı ile teklif edilen en güncel değerlerin kullanıldığı, bu kapsamda EÜAŞ'ın dağıtım şirketlerine teknik ve teknik olmayan kayıplar kapsamında yapacağı satışlar ile GTŞ'lere yapacağı satışlarda elektrik enerjisi bedelinin 31,8592 kr/kWh olarak uygulanmasına karar verildiğinin anlaşıldığı,

Dava konusu Kurul kararının uygulanmaya başladığı 2022 yılı birinci çeyreğinde serbest elektrik piyasasındaki elektrik fiyatının 140 kr/kWh düzeyinde gerçekleştiği, EÜAŞ'ın yapacağı toptan satışlarda uygulanacak fiyatların ise piyasa fiyatının altında bir tutar olan 31,8592 kr/kWh olarak belirlendiği, EÜAŞ'ın toptan satışlarına ilişkin olarak piyasa fiyatının altında olacak şekilde yapılan belirlemenin düzenlemeye tabi tarifeleri düşürücü etki yaratabilecek nitelikte olduğunun görüldüğü,

Bu itibarla, dava konusu Kurul kararının EÜAŞ'tan gelen veriler ile piyasa fiyatlarına ilişkin veriler dikkate alınarak tesis edildiği, toptan satış amaçlı elektrik kullanımına ilişkin fiyatların piyasa fiyatlarının altında belirlenmesi suretiyle tüketicilere kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli elektriğin ulaştırılmasının amaçlandığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, 31/12/2021 tarih ve 10708 sayılı Kurul kararının (a) fıkrasının ticarethane abone grubuna ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede;

Mevzuat hükümlerinden, davalı idarenin düzenlemeye tabi perakende satış ve dağıtım tarifesini onaylamak ile yetkili olduğu, söz konusu tarifelerin dağıtım ve perakende satış faaliyetinin yürütülmesi hizmetini lisansa tabi olarak sürdüren tüzel kişilerin gelir düzenlemesinin bir sonucu olarak ortaya çıktığı, bu kapsamda ilgili mevzuat hükümleri ile verilen yetkiler çerçevesinde davalı idare tarafından tariflerin belirlenebileceğinin anlaşıldığı,

Dava konusu Kurul kararının dağıtım şirketlerinin dağıtım sistemi kullanıcılarına, görevli tedarik şirketlerinin ise serbest olmayan tüketiciler ile serbest tüketici olmasına rağmen tedarikçi seçmeyen ve 20/01/2018 tarih ve 30307 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlemesi Hakkında Tebliğ kapsamında tanımlanan düşük tüketimli tüketicilere 01/01/2022 tarihinden itibaren uygulayacağ fiyat tarifelerinin belirlenmesi amacıyla tesis edildiği,

Davalı idare tarafından dava konusu Kurul kararı tesis edilmeden önce hazırlık çalışmalarına başlandığı, elektrik piyasasında faaliyet gösteren ilgili taraflardan (EPİAŞ, EÜAŞ, GTŞ'ler vd.) kendi alanlarına ilişkin verileri sunmalarının istenildiği, gönderilen verilerin kontrolü sağlandıktan sonra ilk olarak piyasa takas fiyatı tahmini, EÜAŞ toptan satış fiyatı, YEKDEM birim maliyeti ve net kar marjı dikkate alınarak GTŞ'lerin enerji alım maliyetinin hesaplandığı, daha sonra dağıtım ve perakende satış gelir tavanlarının dikkate alınması suretiyle tüketici grubu bazında dağıtım bedelinin hesaplandığı,

Aktarılan süreç neticesinde onaylanan tarife tabloları incelendiğinde, 2022 yılı öncesindeki nihai fiyatlara göre, ticarethane abone grubu için %125 oranında artış gerçekleştiğinin görüldüğü, davalı idare tarafından artışın temel sebebinin, elektrik üretim maliyetlerinde gerçekleşen artışlar sonucunda aktif enerji maliyetinin (nihai enerji bedelinin unsurlarından olan) artması olduğunun ifade edildiği, aktif enerji maliyetinin artış gerekçesi olarak ise 2021 yılının ikinci yarısından itibaren kömür ve doğal gaz fiyatlarında ortaya çıkan artışın gösterildiği, bu dönemde elektrik üretim maliyetinin önceki dönemin beş katına ulaştığı, serbest piyasadaki elektrik fiyatlarının 2021 yılının ilk yarısında 300 TL/MWh (30 kr/kWh) bazında seyrederken, 2022 yılının ilk çeyreği için ortalamada 1400 TL/MWh (140 kr/kWh) düzeyinin üzerine çıktığı, başka bir ifade ile görevli tedarik şirketlerinin işletme giderlerinin, YEKDEM birim maliyeti gibi unsurlar hariç 140 kr/kWh düzeyine yükseldiği ifade edilmiştir.

Tarife tabloları ile tüm abone grupları için ortalama 133,188 kr/kWh maliyet öngörülmüş olup aktif enerji bedelinin, görevli tedarik şirketlerinin ortalama aktif enerji maliyetini yansıtacak şekilde onaylandığı,

Enerji birim fiyatının diğer unsuru olan ve arıza onarım, bakım gibi şebekeyle ilgili işletme giderleri ile hat, trafo gibi şebeke unsurlarının tesisiyle ilgili yatırım harcamalarını içeren dağıtım bedelinde ise, 2021 yılına göre %24,28 oranında artış gerçekleştirilmiş olduğu, söz konusu artışın ilgili mevzuat gereğince dağıtım bedelinde yıllık olarak yapılması gereken TÜFE güncellemesi kapsamında yapıldığının anlaşıldığı,

Yapılan açıklamalardan, elektrik bedellerinde ortaya çıkan artışın asıl sebebinin serbest piyasadaki elektrik fiyatlarında yaşanan artış olduğu, bu artışın tarifeye yansıtılmasında EÜAŞ'ın üretim kapasitesindeki sınırlar nedeniyle GTŞ'lerin 2022 yılında EÜAŞ'tan fiili olarak enerji alımı yapamaması ve enerjinin tamamını serbest piyasadan almalarının da etkili olduğu, dağıtım bedelinin ise ilgili mevzuat çerçevesinde TÜFE oranında artırıldığının anlaşıldığı,

Bu durumda; 6446 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri ile verilen yetki kullanılmak suretiyle elektrik enerjisi toptan satış tarifesinin EÜAŞ'ın mali yükümlülüklerini yerine getirebilme kapasitesi ve piyasa koşulları dikkate alınarak Kurul tarafından belirlendiği; tarife hesabında hangi maliyet unsurlarının bulunacağının mevzuatta belirtildiği, bunların aktif enerji bedeli ve dağıtım bedeli olduğu, tarifede yaşanan artışın temel sebebinin enerji maliyetinde yaşanan artışlar olduğu, dağıtım bedelinin ise TÜFE oranında artırıldığı, dava konusu tarifeler ile görevli tedarik şirketleri ile tüketiciler arasındaki makul dengenin gözeltildiği, bu suretle tüketicilere kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli elektriğin ulaştırılması aynı zamanda da mali açıdan güçlü ve sürdürülebilir elektrik piyasasının oluşturulmasının amaçlandığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararının ticarethane abone grubuna ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı,

Öte yandan, 10708 sayılı Kurul kararının 01/01/2022-31/01/2022 döneminde uygulandığı, 01/03/2022 tarihinden itibaren ticarethane AG aboneleri için kademeli tarife uygulamasının başlatıldığı, düşük ve yüksek kademeli tarifeye esas alınan günlük ortalama tüketimin 30 kWh olarak belirlendiği, yapılan bu değişiklik sonrasında daha önce tüm ticarethane alçak gerilim abonelerine 189,0181 kWh olarak uygulanan enerji bedelinin, günlük 30 kWh altı tüketim yapan düşük kademeli tüketiciler için 133,7425 kWh olarak uygulanmaya başlandığı, söz konusu uygulamanın düşük kademe ticarethane AG grubundaki tüketiciler için dava konusu işlem ile uygulanan zam oranında azalmaya yol açtığının görüldüğü,

Diğer yandan her ne kadar davacı tarafından ticari işletme olmamalarına rağmen elektrik faturalarının ticarethane abone grubu fiyatları üzerinden hesaplanmalarının hukuka aykırı olduğu iddia edilmiş ise de; davacının abone grubunun "Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar"ın 7. maddesinin dava konusu Kurul kararlarının alındığı tarihte yürürlükte bulunan halinde yer alan, “Bu Usul ve Esaslarda tanımlanan diğer ana ve alt abone grupları kapsamına girmeyen tüm tüketiciler bu abone grubu kapsamındadır.” kuralı kapsamında belirlendiği, işbu davada iptali istenilen Kurul kararının ise yalnızca abone grupları bakımından enerji bedellerinin belirlenmesine ilişkin olduğu, davacının elektrik tüketiminin hangi abone grubu kapsamında faturalandırılacağına ilişkin olmadığı, başka bir anlatımla davacının elektrik tüketiminin ticarethane abone grubundan faturalandırılmasının dava konusu Kurul kararından kaynaklanmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen ehliyet yönünden, kısmen esastan reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, Avukatlık Kanunu gereğince hukukun üstünlüğü ve insan haklarını savunma ve korumanın görevleri arasında olduğu, anılan Kanun'un tanıdığı hak ve yetkilere istinaden tüm abone gruplarını etkileyen düzenlemelere karşı dava açma ehliyetlerinin bulunduğu, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının emsal yargı kararlarına aykırı olduğu, dava konusu düzenlemelerin bilimsel veri ve analize dayanılmaksızın yapıldığı, elektrik fiyatlarının fahiş oranda artırıldığı ve mevzuata aykırı düzenlemeler yapıldığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b)Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen ehliyet yönünden, kısmen esastan reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 14/05/2024 tarih ve E:2022/2528, K:2024/2162 sayılı kararının ONANMASINA,

3.Kesin olarak, 16/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA DANISTAYKARAR
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog