T.C. KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
BEYANLAR:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; 04.10.2023 tarihinde saat 21:25 sıralarında davalı ...’ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, Altıyol Kavşağı istikametinden hızla gelip ... Caddesi ışıklı kavşağında yaya geçidinden geçen davacı ...’a çarptığı, kazada davacının ağır şekilde yaralanarak çok sayıda ameliyat geçirdiği ve uzun süre tedavi gördüğü, olayın oluşunda sürücünün 2918 sayılı KTK’nın 52/1-a maddesini ihlal ederek asli kusurlu olduğunun kaza tutanağı ve kamera kayıtlarıyla sabit olduğu, müvekkilin geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı ve tedavi giderleri yönünden maddi zararının bulunduğu, ayrıca yaşadığı ağır bedensel zarar ve süreç nedeniyle ... ve ...’ndan manevi tazminat talep hakkının doğduğu, ... Sigorta ile ... numaralı arabuluculuk başvurusunda anlaşma sağlanamadığı, bu nedenle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla tüm davalılardan (sigorta şirketi poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) 100 TL geçici iş göremezlik, 100 TL sürekli iş göremezlik, 100 TL bakıcı gideri, 100 TL tedavi gideri ile davalı ... ve ...’ndan ayrıca 150.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep ettiği, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını istediği belirtilmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kalıcı ve geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri için ayrı ayrı 100’er TL talep edildiği, yapılan değerlendirmeler sonucunda bu taleplerin artırılmasının gerekli olduğu, bu kapsamda davacının kalıcı maluliyet tazminatı talebinin 366.921,18 TL, tedavi gideri tazminatı talebinin 5.300,00 TL, geçici maluliyet tazminatı talebinin 40.933,90 TL ve geçici bakıcı gideri talebinin 12.170,26 TL artırıldığı, dava dilekçesindeki ilk talepler de dikkate alınarak kalıcı maluliyet için 367.021,18 TL, bakıcı gideri için 12.270,26 TL, tedavi gideri için 5.400 TL, geçici iş göremezlik zararı için 41.033,90 TL olmak üzere toplam 425.725,34 TL tazminatın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davalı sigorta şirketinden poliçe limiti dâhilinde başvuru tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilinin talep edildiği, bu doğrultuda dava dilekçesinin HMK uyarınca ıslahının istendiği belirtilmiştir. Davalıların cevap dilekçeleri sunmadıkları anlaşılmıştır.
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Bilirkişi ... 27.05.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; dosya kapsamındaki kamera görüntüleri ve kaza tespit tutanağına göre yaya ...’ın kavşak sisteminde yaya ışığı kırmızı yanmakta iken yaya geçidine inerek karşıya geçmeye çalıştığı, bu davranışının 2918 sayılı KTK’nın 68. maddesinde düzenlenen yaya kurallarına aykırı olduğu, kırmızı ışık ihlali yapması nedeniyle kazanın meydana gelmesine %70 oranında asli kusuruyla sebebiyet verdiği; araç sürücüsü ...’ün ise kavşak yaklaşımında hızını azaltması ve kavşak içindeki acil durum ihtimallerini gözeterek kontrollü geçiş sağlaması gerekirken hızını düşürmeden kavşağa girmesi nedeniyle 2918 sayılı KTK’nın 52. maddesini ihlal ettiği ve kazada %30 oranında tali kusurlu bulunduğu, değerlendirmeler neticesinde kusur dağılımının bu şekilde belirlendiği ve rapora bir kaza krokisi ile fotoğrafın eklendiği ifade edilmiştir.
Aktüer bilirkişi tarafından tanzim edilen 22/07/202025 tarihli raporda; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerine Göre davacının;
1.Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre(Pmf1931 göre) :
a)Sakatlanma klozu teminat Limiti(1.200.000,00TL) içinde kalan tutar: *Davacı için kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 485.958,29TL Olmak üzere toplamda 485.958,29TL tazminat hesap edilmiştir.
b)Sağlık gideri klozu teminat Limiti(1.200.000,00TL) içinde kalan tutar: *Davacı için geçici maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 41.033,90TL *Davacı için geçici bakıcı gideri tazminatı olarak 12.270,26TL *Davacı için tedavi gideri tazminatı olarak 5.400,00TL Olmak üzere toplamda 58.704,16 TL tazminat hesap edildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davalı ...’ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, Altıyol Kavşağı istikametinden hızla gelip ... Caddesi ışıklı kavşağında yaya geçidinden geçen davacı ...’a çarptığı, davacının gerçekleşen kaza nedeniyle dosya içerisinde bulunan Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 13/06/2025 tarihli raporuyla; geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olacağı, 3 ay bakıcıya ihtiyaç duyacağı ve faturalandırılmayan tedavi giderinin 18.000,00 TL olduğu ve davalı ... Sigortaya ise Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında maddi ve manevi tazminat davası açtığı görülmüştür. Dosyamızla doğrudan bağlantısı bulunan Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının eklerinin incelendiği görüldü.
Mahkememizce aldırılan uzman bilirkişi raporuna göre, dosya kapsamındaki kamera görüntüleri ve kaza tespit tutanağına göre yaya ...’ın kavşak sisteminde yaya ışığı kırmızı yanmakta iken yaya geçidine inerek karşıya geçmeye çalıştığı, bu davranışının 2918 sayılı KTK’nın 68. maddesinde düzenlenen yaya kurallarına aykırı olduğu, kırmızı ışık ihlali yapması nedeniyle kazanın meydana gelmesine %70 oranında asli kusuruyla sebebiyet verdiği; araç sürücüsü ...’ün ise kavşak yaklaşımında hızını azaltması ve kavşak içindeki acil durum ihtimallerini gözeterek kontrollü geçiş sağlaması gerekirken hızını düşürmeden kavşağa girmesi nedeniyle 2918 sayılı KTK’nın 52. maddesini ihlal ettiği ve kazada %30 oranında tali kusurlu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali Türk Borçlar Kanunu madde 54 düzenlenmiştir. Buna göre; bedensel zarar sonucu zarara uğrayanın tedavi giderleri, çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesi zararları, ekonomik geleceğin sarılması nedeniyle uğranılan zararlar ve kazanç kayıpları talep edilebilecektir (... : Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Genişletilmiş 20. Bası, Ankara 2016, s.431-433).
Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (... : Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s.713). Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının, gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektirdiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum, ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de, burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir (Y. HD, ... E, ... K, 07/10/2019 T).
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur. Sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğan sorumluluğunun kapsamı düzenlenmemiş olup bu kapsamın idarenin düzenleyici nitelikte işlemi olan genel şartlar ile belirlenmesi öngörülmüştür. Böylece sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğacak borcu, idare tarafından her zaman değiştirilebilir nitelikteki kurallar olan genel şartlara göre belirlenecektir. Borcun kapsamının tespiti hususunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunda belirlenmediği, idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı anlaşılmaktadır.
Mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin içeriğine ilişkin düzenleme öngören itiraz konusu kuralların, sözleşmenin tarafları olarak motorlu taşıt işleten ile sigorta şirketinin yanında motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle zarara uğrama riskine maruz kalan üçüncü kişilerin menfaatleri arasındaki dengenin dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin zarara uğraması hâlinde işletenin tazminat borcunun kapsamı 6098 sayılı Kanun’un gerçek zararın tazminini öngören kurallarına göre belirlenmektedir. Bu tazminat borcunun ödenmesini teminat altına almak amacıyla zorunlu kılınan mali sorumluluk sigortası uyarınca sigorta şirketinin borcunun kapsamı ise itiraz konusu kurallarda atıf yapılan genel şartlara göre belirlenmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 56 hükmüne göre ise, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı altında hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır.
Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Maddi Tazminat Yönünden Yapılan Yargılamada;
Meydana gelen haksız fiil sebebiyle davacının yüzde yirmi üç virgül iki (%23,2) oranında kalıcı maluliyetinin ve yüzde on üç (%13) oranında kalıcı iş göremezlik maluliyeti bulunduğu, davacının meydana gelen trafik kazasında davacının yüzde yetmiş (%70) davalı ...'ün ise yüzde otuz (%30) oranında kusurunun bulunduğu, davacının bu geçici maluliyet dönemi sebebiyle 425.725,34 TL bedensel bağlamda maddi zarara uğradığı, ilgili maddi zarardan davalı ...'ün sürücü sıfatıyla, davalı ...'nun işleten sıfatıyla ve davalı sigorta şirketinin ise poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğu değerlendirilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Manevi Tazminat Yönünden Yapılan Yargılamada;
Davacının meydana gelen haksız fiile tali bağlamda kusurunun bulunduğu ve kalıcı maluliyet halinin bulunduğu, meydana gelen olay sebebiyle davacının çekmiş olduğu elem ve ıstırabın oranı, davacının yaşı, paranın alım gücü, tarafların gelir durumu, hakkaniyet ilkesi ve beraber değerlendirildiğinde davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş zaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Arabuluculuk Ücreti Yönünden Yapılan Değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 5/A; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu madde 97'de yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle KTK madde 97 ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-18; "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda belirtildiği üzere davacının dava şartı olarak ilgili KTK gereğince sigorta şirketine yazılı olarak başvurmasının yeterli olduğu, ayrıca arabuluculuk sürecine gitmesinin gerek olmadığı değerlendirmekle arabuluculuk yönünden yapılan yargılama giderinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
1.Davacının bedensel zararı sebebiyle belirlenen 425.725,34 TL'nin davalı sigorta şirketinden 15/12/2023 temerrüt tarihinden itibaren (poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), diğer davalılardan kaza tarihi olan 04/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2.Manevi tazminat talebinin kabulü ile; 130.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 04/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 20.000,00 TL manevi tazminat talebinini REDDİNE,
3.Kabul miktarı üzerinden hesaplanan toplam 37.961,60 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 1.966,40 TL'nin masubu ile bakiye 35.995,20 TL'nin ; 27.574,90 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 8.420,30 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan : 1.966,40 TL'nin; 1.506,40 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 460,00 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5.Davacı tarafça ödenen 269,85 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 260,48 TL 'sinin; 199,54 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 60,93 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davacı tarafça yapılan 9.172,30 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 6.782,54 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 2.071,12 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7.Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8.Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
9.Karardan sonra yapılacak masrafların % 96,53 oranında (kabul oranı) (% 74 'lik kısmının tüm davalılara müştereken ve müteselsilen, % 23 'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan **davalılara müştereken ve müteselsilen) ; % 3,47 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine,
10.Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
11.Maddi tazminat davası yönünden; a-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 68.116,05 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T.'nin 13/3. maddesi uyarınca, tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara eşit oranda verilmesine,
12.Manevi tazminat davası yönünden; a-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b-Davalılar ... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T.'nin 13/3. maddesi uyarınca, tayin ve takdir olunan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılar ... ve ...'na eşit oranda verilmesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2025
Katip Hakim