10. Hukuk Dairesi 2025/11144 E. , 2025/15822 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA
Davacı vekili, davacının eski eşi ... den ... 1. Asliye Mahkemesinin 2011/211 Esas sayılı dosyası ile boşandığını boşanma sonrası anne ve babası ile yaşamaya başladığını iki çocuğun velayetinin de davacıya verildiğini babasının 21.08.2013'te öldüğünü, 01.09.2013'den itibaren babasından yetim aylığı bağlandığını, Ağustos 2016'dan sonra aylığın kesildiğini, itirazının reddedildiğini, 24.06.2019 tarihli 45.400,64 TL borç bildirim belgesinin gönderildiğini, davacının muvazaalı boşanmadığını eşi ile boşanma sonrası bir arada yaşamadığını iddianın ispat yükünün davalıya ait olduğunu belirterek borç tahakkuk işleminin iptalini borçlu olmadığının tespitini, kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren bağlanması ve ödenmeyen aylıkların faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, süre, husumet itirazında bulunmuş işlemde hata olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.10.2021 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.04.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 12.10.2023 tarihli kararı ile "...
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, Mahkemece yapılan araştırmalarda davacı ve eşinin boşandıkları dönemde birlikte yaşama olgusunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmadığı anlaşılmakla; 24.06.2016 tarih ve 122 sayılı denetmen raporunda; davacının boşandığı eşinin 2012-2018 döneminde adresi olan "... Mah. ... Sok. No:7 İç Kapı No: 12 .../..." adresinde denetim sırasında bilgisine başvurulduğu belirtilen ve aynı adreste No:6'da oturan ve bilgi veren tanığın ismi tespit edilmeli, ayrıca "... Mah. ... Sok. ... Apt. Blok No:8 İç Kapı No: 14 .../..." adresinde bilgisine başvurulan ve 16 yıldır bu dairede ikamet ettiğini beyan eden tanığın kim olduğu tespit edilerek dinlenilmeli; davacı ve boşandığı eşinin hangi Aile Hekimliğinde kayıtlı olduğu araştırılmalı, davacı ve eşinin boşandığı dönemde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile başka yardım kuruluşlarından yardım alıp almadıkları araştırılarak, yardım almış olmaları halinde buna ilişkin durum tespit tutanakları celbedilmeli, yardım kuruluşlarına ve Muhtarlığa beyan ettikleri adreslerin ne olduğu araştırılmalı, boşandığı eşi çalışıyorsa işyerine ve bankalara bildirdiği adresleri ve davacının aylık alırken Kuruma bildirdiği adres araştırılarak dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konularak hüküm kurulmalıdır." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin 21.04.2025 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın kabulü gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali, menfi tespit ve kesilen aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.