Esas No
E. 2024/2106
Karar No
K. 2024/3370
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/2106 E.  ,  2024/3370 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2024/2106
Karar No: 2024/3370
TEMYİZ EDEN (DAVACI): T...Odası
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...

2.... Genel Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin 14/02/2024 tarih ve E:2024/293, K:2024/963 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: 06/10/2020 tarih ve 31266 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Köprü Deprem Yönetmeliği'nin Ek-1inde yer alan "Deprem Etkisi Altında Karayolu ve Demiryolu Köprü ve Viyadükleri Tasarımı İçin Esaslar"ın 1. bölümünün 3. maddesinin 1. fıkrasının 2. bendinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesinin 14/02/2024 tarih ve E:2024/293, K:2024/963 sayılı kararıyla; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/05/2023 tarih ve E:2022/3239, K:2023/1196 sayılı bozma kararına uyularak;

İlgili mevzuat hükümleri, davacı tarafın düzenlemenin yetki yönünden iptali gerektiği iddiaları ve davalı idarenin bu konuyla ilgili savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; AFAD Yönetimi Başkanlığının Başbakanlığa bağlı olduğu 2011 yılı itibarıyla "depremlerin neden olabilecekleri fiziksel, ekonomik, sosyal, çevresel ve politik kayıp ve zararları önlemek veya etkilerini azaltmak ve depreme dirençli, güvenlikli, hazırlıklı ve sürdürülebilir yeni yaşam çevreleri oluşturmak" amacıyla hazırlanan, Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulunca 09/08/2011 tarihinde kabul edilerek, 18/08/2011 tarihinde 28029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı (UDSEP-2023) kapsamında yapılması gereken faaliyetler ve bu faaliyetleri gerçekleştirecek kurumların belirlendiği, bu plana göre Strateji B.1.6 düzenlemesinde; "Köprü, viyadük ve ulaşım sistemlerinin yanı sıra, hayati öneme sahip gömülü ve yüzeydeki dağıtım sistemleri (boru, doğalgaz ve elektrik hattı gibi) ile ilgili olarak Türkiye'deki inşaat teknolojisini ve uygulamalarını esas alan deprem güvenliğini belirleme ve yapıları güçlendirme yöntemlerinin geliştirilip, standart hale getirilip ve uygulamasının sağlanacağı, bunun için Ulaştırma Bakanlığının sorumluluğunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Üniversiteler, TÜBİTAK, Kalkınma Bakanlığı, AFAD, Enerji Bakanlığı ve ilgili tüm kuruluşların da katılımı da sağlanarak faaliyetlerin yürütüleceği belirlendikten sonra, tevdi edilen bu görev uyarınca davalı idare tarafından UDSEP-2023'ün Eylem B.1.6.3 maddesinde belirtilen; "Ulaşım sistemleri ve önemli ulaşım tesislerinin depremlere dirençli bir şekilde projelendirilmesi, bakımı ve denetimi için düzenlemeler yapılacaktır" düzenlemesi doğrultusunda, davalı idareye bağlı Karayolları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Büyükşehir Belediyeleri ve Belediyelerin de katılımı sağlanarak yapılan mevzuat çalışmaları sonucunda hazırlanan dava konusu Yönetmeliğin, 7269 sayılı Kanuna, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 474. maddesi ile 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 211. maddesine dayanılarak çıkarıldığı, ulaşım tesislerinden olan yeni yapılacak/mevcut olan karayolu ve demiryolu köprülerinin depreme dayanıklılığının artırılmasına, depremden kaynaklı zararın oluşmaması amacına hizmet edecek olan ve ilk kez yürürlüğe konulan Yönetmeliği ve ekinde belirtilen Esaslar, yukarıda belirtilen görev tanımı içinde bulunmakta olup, davalı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının, Yönetmeliği çıkarmaya ve yürütmeye yetkili olduğu sonucuna varıldığı, Anayasa'nın 124. maddesi uyarınca, idarelerin normlar hiyerarşisine uygun bir şekilde düzenleyici işlem yapma ve bu kapsamda kanun ve cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere yönetmelik çıkarma yetkisinin bulunduğunun açık olduğu, İdarelerin, sahip oldukları düzenleme yetkisi kapsamında, mevzuatla kendilerine verilen görevleri yerine getirmek amacıyla düzenleyici işlemler yapabilecekleri hususunda kuşku bulunmadığı,

Bilindiği gibi kanunda yönetmelik ile düzenlenmesi öngörülen konuların alt düzenleyici işlem ile düzenlenmesi mümkün değilse de; bunlar ile az ya da çok ilgisi bulunan ancak kanunda doğrudan yönetmelik ile düzenlenmesi öngörülmeyen konuların idarelerin sahip oldukları alt düzenleyici işlem yapma yetkisi kapsamında tesis edeceği tebliğ, genelge, vb. işlemler ile düzenlenmesinin mümkün olduğu, 7269 sayılı Kanun'un 3. maddesinde, bu Kanun'a göre afet bölgesi olarak ilan edilen yerlerde yeniden yapılacak, değiştirilecek, büyütülecek veya esaslı tamir görecek resmi ve özel bütün yapıların tabi olacağı teknik şartların yönetmelikle düzenleneceğinin hükme bağlandığı, Türkiye Köprü Deprem Yönetmeliği'nin 1. maddesinde ise, bu Yönetmeliğin amacının yeniden yapılacak karayolu ve demiryolu köprülerinin deprem etkisi altında tasarımı ile mevcut köprülerin deprem etkisi altındaki performanslarının değerlendirilmesi ve güçlendirme tasarımı için gerekli kuralları ve minimum koşulları belirlemek olduğunun ifade edildiği, dolayısıyla söz konusu Yönetmeliğin yukarıda anılan Kanun maddesinde öngörülen düzenleme ve belirlemelerin yapılması amacıyla çıkartıldığının anlaşıldığı,

Yukarıda açıklandığı üzere; Kanun'da, afet bölgesi olarak ilan edilen yerlerde yeniden yapılacak, değiştirilecek, büyütülecek veya esaslı tamir görecek resmi ve özel bütün yapıların tabi olacağı teknik şartlar ve dolayısıyla bu teknik şartlara riayet edilip edilmediğinin denetimi amacıyla yapılacak ve Yönetmelik'te "tasarım gözetimi ve kontrolü hizmeti" olarak adlandırılan faaliyetin ne şekilde yürütüleceği hususunun yönetmelik ile düzenlenmesinin zorunlu tutulduğu, ancak tasarım gözetimi ve kontrolü hizmetini yerine getireceklerin eğitim koşulları, mesleki yeterlilik ve deneyim konuları ve bunların belgelendirilmesi ile hizmetin yürütülmesine ilişkin hususların yönetmelik ile düzenlenmesi yönünde bir zorunluluğa yer verilmediği,

Bu durumda, tasarım gözetimi ve kontrolü hizmetini yerine getireceklerin eğitim koşulları, mesleki yeterlilik ve deneyim konuları ve bunların belgelendirilmesi ile hizmetin yürütülmesine ilişkin hususların yönetmelikle düzenlenmesini gerektiren, Kanun'dan kaynaklı bir zorunluluk bulunmadığı anlaşılmış olup anılan hususların Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından alt düzenleyici işlemlerle belirlenmesini öngören dava konusu Yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, dava konusu düzenlemenin, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlikten uzak, idarenin keyfi davranmasının önünü açaçak nitelikte olduğu, hukuk devleti ilkesine ve normlar hiyerarşisine aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Dördüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b)Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş;

50.maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Danıştay Dördüncü Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/05/2023 tarih ve E:2022/3239, K:2023/1196 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Dördüncü Dairesinin temyize konu 14/02/2024 tarih ve E:2024/293, K:2024/963 sayılı kararının ONANMASINA,

3.Kesin olarak, 12/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA DANISTAYKARAR
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog