Esas No
E. 2021/223
Karar No
K. 2026/92
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/223
KARAR NO: 2026/92
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 29/03/2021
KARAR TARİHİ: 17/02/2026

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A /

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..., 09.05.2019 günü ... caddesinde PVC doğrama dükkanına yaya olarak yürürken plakası belli olmayan bir aracın çarpması sonucu ağır yaralandığını, söz konusu kaza müvekkilinin kalıcı olarak maluliyetine sebep olduğunu, müvekkili, ... Hesabına söz konusu kazaya ilişkin başvurarak maluliyet nedeniyle uğramış olduğu geçici ve sürekli iş gücü kaybı nedeniyle tazminat talep ettiğini, ancak sigorta şirketinin herhangi bir ödeme yapmaması üzerine tarafımızca işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, müvekkiline vurarak kaçan arabanın plakası tespit edilemediğinden, ilgili sigorta şirketi de tespit edilemediğini, bu nedenle davalı ... hesabının sorumluluğu doğmakta olduğunu belirterek, şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın (50 TL Sürekli ve 50 TL geçici iş göremezliğe ilişkin) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

S A V U N M A /

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihini kapsar şekilde geçerli trafik sigorta poliçesinin olup olmadığının tespiti gerekmekte olduğunu, müvekkili kurum aleyhine hüküm kurulması halinde, zarar görenin kusuru oranında tazminattan indirim yapılması gerekmekte olduğunu, zarar görenin tam kusurlu olması halinde ise davacının tazminat talep hakkı bulunmamakta olduğunu, davacının tüm tedavileri tamamlandıktan sonra sakatlığın 12 ay boyunca stabil ve kalıcı olması gerekmekte olduğunu, tazminata konu olay haksız fiilden kaynaklanmakta olduğunu, ticari herhangi bir unsur taşımamakta olduğunu, müvekkili kurum haksız fiilin gerçekleşmesinde taraf olmadığını, sorumluluğunun kanundan kaynaklanmakta olduğunu, geçici iş göremezliğe ilişkin talebin teminat dışı olduğu, ... Hesabı aleyhine karar verilmesi halinde ancak dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz oranlarına hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

G E R E K Ç E / Dava; Plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın 09/05/2019 tarihinde davacıya çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanmasından dolayı sürekli ve geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir.

Taraf delilleri toplanmış, davacı tarafça bildirilen tanıklar dinlenmiş, davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin kayıtlar, davacının tedavi evrakları, hasar dosyası, CBS dosyası kayıtları celp edilmiş ,davacının SED raporu alınmış, maluliyete ilişkin Adli Tıp Raporu alınmış, Mahkememizce kusur ve aktüer bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan ... tarihli Adli Tıp Raporunda özetle; SONUÇ: Mevcut belgelere göre; 1.... ve ... oğlu, 13/12/1995 doğumlu, ...’in 09/05/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğunu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğini, başka birisinin sürekli ve geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu bildirilmiştir.

Mahkememizce makine mühendisi ... ve Aktüer bilirkişi ...'tan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 24/03/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; Sonuç: Dosya muhteviyatına sunulmuş olan bilgi belge ve dokümanların incelenmesi neticesinde dava konusu olaya yönelik gerek Savcılık soruşturması, gerek Olay yeri inceleme tutanakları, gerekse Araştırma tutanaklarında davacının iddiası haricinde söz konusu iddialarını destekleyen kamera görüntüsü, tanık, kaza tespit tutanağı vb. bilgi, belge ve doküman bulunmadığından olayın trafik kazası olduğundan bahisle kusur değerlendirmesi yapılabilmesinin mevcut bilgiler ile mümkün olmadığı değerlendirildiğini, elbette Mahkeme tarafından olayın bir trafik kazası olduğu ve 50 cc ‘ nin üzerinde bir motosikletin davacıya çarptığı ve motorlu bisikletin çarpmadığına karar verilmesi durumunda; Davacı ...’in 09/05/2019 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; 9 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının 18.572,93 TL olduğu, SGK tarafından davacıya herhangi bir geçici iş göremezlik zararı ödenmediği, olayın oluş şekli ve davacının kazanın oluşumundaki kusuru yönünden tüm hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğunu, takdir edilecek kusur oranının iş bu zarar tutarına yansıtılması gerektiğini, davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Mahkememizce makine mühendisi Nesimi Soner Dedeoğlu ve Aktüer bilirkişi ...'tan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 31/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Özetle; Davacı ...’ in kolluk kuvvetlerine vermiş olduğu beyanında; Cizre Caddesi üzerindeki PVC doğrama dükkanına doğru yaya olarak gitti esnada görmediği motosiklet ya da elektrikli bisiklet tarzında bir şeyin kendisine çarparak kaçtığını, olayda cadde üzerinde yürüdüğünü ve kendisinin de kusurlu olduğunu, bundan dolayı herhangi bir dava ve şikâyetinin olmadığını belirttiğinin görüldüğü, dosya kapsamı sunulmuş olan belge ve dokümanların incelenmesi neticesinde kök raporda kusur değerlendirmesi yapmanın mümkün olmadığı, ancak akabinde dosya kapsamına kazandırılan tanık ifadelerinde geçen olay mahallinde pazarın kurulu olduğu beyanına itibar edilmesi halinde; ZMMS poliçesi yaptırma zorunluluğu olan bir aracın kendisine çarptığını ispatlar belge ve delil sunulmaması nedeni ile aşağıda hesaplanan tutarın davalı ... Hesabından talep edilemeyeceği hususundaki hukuki takdir elbette Mahkemenin olduğunu, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 kusur oranı ile asli ve tam kusurlu olduğunu, normal şartlarda yaya ...'in kendi beyanına göre KTK Madde 68 hilafında cadde üzerinde bulunduğu belirtilmiş olsa da kusur atfedilmesi gerektiği ancak, tanık beyanlarına göre kaza mahallinde Pazar kurulmuş olduğu ve trafiğe kapalı alan olduğu dikkate alındığında kaza anında yaya ...'in cadde üzerinde bulunduğundan bahisle kusur atfedilemeyeceğini, Mahkeme tarafından olayın bir trafik kazası olduğu ve 50 cc ‘ nin üzerinde bir motosikletin davacıya çarptığı ve motorlu bisikletin çarpmadığına karar verilmesi durumunda; Davacı ...’in 09/05/2019 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; 9 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının 18.572,93 TL olduğunu, SGK tarafından davacıya herhangi bir geçici iş göremezlik zararı ödenmediğini, olayın oluş şekli ve davacının kazanın oluşumundaki kusuru yönünden tüm hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğunu, takdir edilecek kusur oranının iş bu zarar tutarına yansıtılması gerektiğini, davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan tüm deliller, tanık beyanları, alınan maluliyet raporu ve kusur ve aktüer bilirkişi rapor ve ek raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir.

Buna göre; Dava; 09/05/2019 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın yaya olan davacıya çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle, davalı ... Hesabından sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekilince, dava dilekçesi ile, 09/05/2019 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın yaya olan davacıya çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlikten kaynaklı zararının oluştuğu ileri sürülerek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak davalı .... Hesabından sürekli iş göremezliğe ilişkin 50,00 TL, geçici iş göremezliğe ilişkin 50,00 TL olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminat isteminde bulunulmuş, 26/01/2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat talebi 18.572,93 TL'ye artırılmış, harcı tamamlanmıştır.

Davalı vekilince, cevap dilekçesi ile, davadan önce müvekkili ... Hesabının sorumluluğuna gidilmesi halinde, müvekkili şirketin poliçe teminat limiti ve faili meçhul araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacağı, geçici iş göremezliğe ilişkin talebin teminat dışı olduğu, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği savunularak davanın reddi talep edilmiş, talep artırım dilekçesine karşı sunduğu beyan dilekçesi ile de, ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımı süresinin dolduğu, davacı tarafça üzerine düşen ispatın yerine getirilemediği, dava tarihinden ve ıslah tarihinden yasal faiz talep edilebileceği savunularak davanın reddi talep edilmiştir. Öncelikli olarak, dava şartları ve ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır;

Dava konusu olaya ilişkin olarak davacı tarafın davalıya karşı 12.03.2020 tarihinde ...

15.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile görülen tazminat davası açılmış, taraflarca davanın takip edilmediğinden işlemden kaldırılmış ve akabinde 3 aylık yasal sürede yenilenmediğinden açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karar 20.04.2021 tarihinde kesinleşmiştir. Verilen karar içeriği ve kararın kesinleşmiş olması nedeniyle, ...

15.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının, dosyamıza, derdestlik veya kesin hüküm oluşturmayacağı değerlendirilmiştir.

Davalı vekilince, talep artırım dilekçesine karşı vermiş olduğu beyan dilekçesi ile ıslah edilen miktar yönüyle zamanaşımı süresinin dolduğu ileri sürülmüş ise de, davanın açılırken fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak açıldığı, davanın belirsiz alacak davası olduğu, davanın açılması ile tazminat alacağının tamamı yönünden zamanaşımının kesildiği, kaza tarihi, dava tarihi, talep artırım tarihi ve uzamış ceza zamanaşımı süreleri dikkate alındığında, dava tarihi ve talep artırım tarihi itibarıyla, 2918 Sayılı Kanunun 109. Maddesinde düzenlenen 2 ve 10 yıllık sürelerin dolmadığı anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, davalı vekilinin zamanaşımı def'ine itibar edilmemiştir. Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. Maddesinde; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, 54. Maddesinde; Tazminat talep edilebilecek bedensel zarar kalemlerinin, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu, 56. Maddesinde; Hakimin , bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. Maddesinde; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91. Maddesinde; İşletenlerin bu kanunun 85 . Maddesinin 1. Fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, 97. Maddesinde; Zarar görenin ZMMS sigortacısına başvurabileceği;

99.Maddesinde; trafik sigortacısının, hak sahibinin başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde ZMMS kapsamındaki miktarları ödemek zorunda olduğu, 109. Maddesinde de; Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin , zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren iki yılın her durumda kaza tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanunun bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş ise bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde uygulanacağı, düzenlenmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 14/2-a maddesine ve ... Hesabı Yönetmeliğinin 9/1-a maddesine göre, tespit edilemeyen sigortalının neden olduğu bedensel zararlar için ... hesabına başvurulabileceği düzenlenmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere Türk Borçlar Kanunu'nda haksız fiil sorumluluğu 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

Bir haksız fiilden bahsedilebilmesi için, zarara sebep olan fiilin öncelikle hukuka aykırı olması gerekir. Hukuka aykırı fiil maddi ya da manevi bir zarara neden olmalı, zarara sebep olan kişi fiilinden dolayı kusurlu olmalı ve zararla zarara uğratan fiil arasında neden sonuç ilişkisi olarak da ifade edilebilecek bir illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 08.12.2010 tarih, ... Esas-...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Davalı ... Hesabı, kaza nedeniyle davacı tarafın meydana gelen maddi zararından, poliçe teminat limiti ve sigortasız aracın sürücüsünün kusuru oranıyla sorumlu olacaktır.

Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).

Davada ispat külfeti davacı taraflarda olup, dava konusu kazada davalı araç sürücüsünü kusurunu, dava konusu kaza nedeniyle oluşan maddi zararının varlığını ve miktarını ispatlamak zorundadırlar.

Davacı tarafça bu hususlar ispatlandığında ispat külfeti davalı tarafa geçecek, tazminat alacağının ödendiği veya istenebilir olmadığı ispatlanacaktır. Somut olayın değerlendirilmesinde; 09/05/2019 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın yaya olan davacıya çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazasında davacı yaralanmıştır. Dosya kapsamı toplanan deliller ve alınan tanık beyanlarına göre, olay günü kazanın olduğu mahalde pazar kurulu olduğu ve trafiğe kapalı olduğu, davacıya çarpıp kaçan aracın 125 cc'lik motosiklet olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu olaya ilişkin olarak başlatılan ... CBS'nin ... Soruşturma sayılı dosyasında, 21/01/2016 tarihinde şikayet yokluğu nedeniyle faili meçhul şüpheli hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilmiştir.

Celp edilen Hasar Dosyasının incelenmesinde; davadan önce, davacı tarafından dava konusu kazada yaralanmasından dolayı davalı ... Hesabına 11/01/2021 teslim tarihli dilekçe ile başvurulduğu, hasar dosyası açıldığı, hasar dosyası kapsamında davalı ... Hesabı tarafından 19/01/2021 tarihinde davacı tarafın talebinin reddedildiği ve davacı tarafa herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.

Davacının, dava konusu kazada yaralanmasından dolayı gördüğü tedavilere ilişkin tüm kayıt ve belgeler, raporlar, davacının SGK kayıtları celp edilmiş, davacının sürekli maluliyet oranının tespiti noktasında Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmış, alınan 28/06/2024 tarihli Adli Tıp Raporuna göre; 13/12/1995 doğumlu, ...’in 09/05/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli ve geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edilmiştir.

Davacının maluliyet oranın tespitine ilişkin alınan bu raporun dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.

Mahkememizce kusur bilirkişi ...ve aktüer bilirkişi ...'tan alınan rapor ve ek raporlara göre; dava konusu kazanın meydana gelmesinde, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 kusur oranı ile asli ve tam kusurlu olduğu, davacı yaya ...'in kusurunun bulunmadığı, davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu tespit edildiğinden sürekli iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, davacının plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kazanın oluşumunda % 100 kusuruna ve davacının iyileşme süresinin 9 ay olduğu duruma göre, davacının talep edilebileceği geçici iş göremezlik zararının 18.572,93 TL olduğu, bu bedelin 2019 yılı kaza tarihini kapsayan ZMMS poliçe limiti olan 360.000,00 TL içinde bulunduğu tespit edilmiştir.

Bilirkişi heyeti rapor ve ek raporlarının bir bütün olarak dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.

Dosya kapsamında toplanan deliller ile yukarıda açıklanan karar vermeye uygun bulunan raporlara ve yasal düzenlemelere göre; 09/05/2019 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın yaya olan davacıya çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanmasından dolayı, davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu tespit edildiğinden sürekli iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, 9 aylık iyileşme süresi için 18.572,93 TL geçici iş göremezlik tazminatı talep edebileceği, davacının talep edilebileceği 18.572,93 TL geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatı ve teminat limiti içinde kaldığı, bu bedelden davalı ... Hesabının sorumlu olduğu, temerrütün, davacının davalı ... Hesabına başvurusu sonrası davalı .... Hesabı tarafından talebin reddedildiği 19/01/2021 tarihinde oluştuğu, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği, davalı tarafın bu bedelin ödendiği veya istenebilir olmadığına dair bir ispatının olmadığı anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 18.572,93 TL maddi tazminatın 19.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya dair istemin REDDİNE,

2.Alınması gereken 1.268,72-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin ve tamamlama yoluyla yatırılan 376,46-TL'nin mahsubu ile bakiye 892,26-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

Davacı tarafından peşin ve tamamlama yoluyla yatırılan 376,46-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,

3.Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı parası, 735,75 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 3.875,00 TL ATK faturası, 13.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.670,05 TL yargılama masrafının davanın kabul ret oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 17.622,61-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,

4.Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,

5.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 18.572,93-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6.Davalı yan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddolunan dava değeri üzerinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 50,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

7.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin, 1.316,46 TL'sinin davalıdan, 3,54 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

8.Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,

9.Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.17/02/2026

Katip

¸

Hakim

¸

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog