2. Ceza Dairesi 2025/8627 E. , 2025/21097 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I) Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen mahkûmiyet kararına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151.maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 8 yıl asli dava zamanaşımının, ilk mahkûmiyet hükmünün verildiği 21.06.2016 tarihinden incelemeye konu hüküm tarihine kadar geçen zamanda dolduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II) Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen mahkûmiyet kararına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2012 tarihli 2012/900 Esas, 2012/988 Karar sayılı ve 06.12.2012 tarihinde kesinleşen ilâmında iki ayrı suçtan hükümlülük kararı bulunduğu anlaşılmakla; 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gözetilerek, sanık hakkında en ağır cezaya ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerekirken, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2012 tarihli 2012/900 Esas, 2012/988 Karar sayılı ilamındaki hırsızlık suçundan verilmiş erteli 1 yıl 8 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III) Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Suç tarihinin 23.06.2014 olması ve 5237 sayılı Kanun'nun 142/1-b maddesini yürürlükten kaldırıp 142/2-h maddesini yürürlüğe koyan 6545 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinin 28.06.2014 olması karşısında; sanık hakkında aynı Kanun'un 142/1-b maddesi gereğince hüküm kurulması gerekirken, suç tarihi itibarıyla henüz yürürlükte bulunmayan ve daha fazla cezayı içeren 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi gereğince hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
2.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2012 tarihli 2012/900 Esas, 2012/988 Karar sayılı ve 06.12.2012 tarihinde kesinleşen ilâmında iki ayrı suçtan hükümlülük kararı bulunduğu anlaşılmakla; 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gözetilerek, sanık hakkında en ağır cezaya ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerekirken, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.