Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVALI: 1-
DAVALI: 2-
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH:

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

BEYANLAR:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; 24/09/2024 tarihinde Konya ili Selçuklu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, müvekkiline ait ... plakalı aracın, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın tali yoldan anayola çıkarken dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle gerçekleşen kazada davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu, müvekkil sürücüye kusur atfedilemeyeceği, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihinde ... poliçe numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı bulunduğu, müvekkile ait 2021 model ... marka araçta ciddi hasar meydana geldiği, ekspertiz raporuna göre hasar bedelinin en az 54.000,00 TL olduğu, aracın tramer kaydına girmesi sebebiyle ikinci el piyasa değerinde düşüş yaşandığı ve değer kaybı oluştuğu, ayrıca aracın tamir süresince kullanılamaması nedeniyle mahrumiyet zararının doğduğu, davalı sigorta şirketine 02/01/2025 tarihinde başvuru yapılmasına rağmen yasal sürede ödeme yapılmadığı, 18/01/2025 tarihinde başlatılan zorunlu arabuluculuk sürecinin 29/01/2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığı, bu nedenlerle HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL araçtan mahrum kalma tazminatı olmak üzere toplam 110,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren değer kaybı yönünden avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden teminat limiti ile sınırlı olmak üzere), araçtan mahrum kalma bedeli yönünden ise yasal faiziyle davalı sürücüden tahsiline, yargılama sırasında bilirkişi incelemesiyle alacakların tespit edilerek artırılmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği belirtilmiştir.

Davacı Vekili Bedel Arttırım Dilekçesinde Özetle; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında 12.09.2025 tarihli celsede verilen 2 numaralı ara karar gereği bedel artırım dilekçesi sunduklarını, dosyada bulunan 14.06.2025 tebliğ tarihli bilirkişi raporunun objektiflikten uzak, eksik, teknik ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek rapordaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) kaza raporunda davalı sürücünün %100 kusurlu, müvekkil sürücünün kusursuz kabul edildiğini ve sigorta şirketinin de bu rapora göre ödeme yaptığını, buna rağmen bilirkişi raporunda müvekkile %75 kusur yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, rapordaki kusur ve değer kaybı tespitlerinin eksik incelemeye dayandığını, aracın daha önce ağır hasarlı olmasının dava konusu kazadan kaynaklı yeni değer kaybını ortadan kaldırmayacağını, kaza nedeniyle aracın ikinci el piyasa rayicinin düştüğünü, Anayasa Mahkemesinin 29.12.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı uyarınca değer kaybının Genel Şartlara göre değil, kaza öncesi ve sonrası piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre hesaplanması gerektiğini, araç mahrumiyet bedeli yönünden bilirkişinin 15 günlük onarım süresi ve günlük 900,00 TL kira bedelini hangi kritere göre belirlediğinin anlaşılamadığını, ekspertiz raporunda onarım süresinin 20 gün olarak belirtildiğini, bu nedenle raporun hükme esas alınamayacağını, ancak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi raporuna göre bedel artırımında bulunduklarını, daha önce 100,00 TL olarak talep edilen araç mahrumiyet tazminatını 3.275,00 TL artırarak toplam 3.375,00 TL’ye çıkardıklarını, değer kaybı tazminatına ilişkin tüm haklarını saklı tuttuklarını, sonuç olarak 3.375,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ettiklerini belirtmiştir.

Davalı Sigorta Şirketi Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle Şu Hususları Belirtmiştir; dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde müvekkil ... ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, araç başına teminat limitinin 200.000,00 TL ile sınırlı bulunduğu, davacıya 15.11.2024 tarihinde 45.000,00 TL hasar tazminatı ödendiği ve bakiye teminat limitinin 155.000,00 TL olduğu, öncelikle davacının aynı zarar nedeniyle başka bir ödeme alıp almadığının tespit edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Usule ilişkin olarak; dava konusu alacağın ekspertiz raporu ve onarım faturaları ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu nedenle HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, belirsiz alacak davası şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddi gerektiği ileri sürülmüştür. Ayrıca 2918 sayılı KTK m.97 ve m.99 ile ZMMS Genel Şartları uyarınca sigorta şirketine usulüne uygun ve eksiksiz bir başvuru yapılmadığı, Genel Şartlar Ek-6’da belirtilen belgelerin tamamının müvekkil şirkete sunulmadığı, bu nedenle özel dava şartının yerine getirilmediği ve davanın bu sebeple de usulden reddinin gerektiği savunulmuştur. Esasa ilişkin olarak; kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsüne atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, kusur bulunmadığından sigorta şirketinin sorumluluğunun doğmayacağı, kusur durumunun netleştirilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden kusur raporu alınması gerektiği belirtilmiştir. Değer kaybı talebi yönünden; dava konusu aracın pert (çekme belgeli) işlem gördüğü, 2918 sayılı KTK m.92 ve ZMMS Genel Şartları uyarınca pert işlemine tabi araçlar bakımından değer kaybı tazminatı talep edilemeyeceği, bu nedenle değer kaybı talebinin reddi gerektiği, ayrıca aracın daha önce aynı bölgelerden hasar gördüğü, geçmişte aynı parçaları hasarlanmış araçlarda ikinci kez değer kaybı oluşmayacağı savunulmuştur. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, değer kaybı hesabının yalnızca ZMMS Genel Şartları Ek-1’de yer alan tabloya göre yapılması gerektiği ifade edilmiştir. Faiz yönünden; müvekkil şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrüdün oluşmadığı, bu nedenle faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiği, olayın ticari dava niteliğinde olmadığı ve sigortalı aracın hususi nitelikte olduğu gerekçesiyle avans faizi talebinin reddi, ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

Sonuç olarak; belirsiz alacak davası şartlarının bulunmaması ve özel dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın usulden reddi, esasa girilmesi halinde kusur bulunmaması ve değer kaybı talebinin teminat dışı olması sebebiyle davanın reddi, kabulü halinde ise yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesi talep edilmiştir. Davalı asil ...'in cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:

Bilirkişi (... – ...) 18.05.2025 tarihli raporunda özetle; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın 2918 sayılı KTK’nın 57/1-c maddesini ihlal ederek kavşakta geçiş önceliğine uymadığı, bu nedenle kazanın oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...’in ise KTK 52/1-a-b maddelerine aykırı şekilde hızını yol ve trafik şartlarına uygun ayarlamaması nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu, kazaya %25 kusurla sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihinde ... ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... poliçe numaralı ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu ve poliçe teminat limitinin araç başına 200.000,00 TL olduğu, dava konusu aracın daha önce ağır hasarlı (çekme belgeli/pert) işlem görmüş olması nedeniyle yeni bir değer kaybı oluşmadığı, aracın makul onarım süresinin 15 gün olduğu, toplam araç mahrumiyet bedelinin 13.500,00 TL olarak hesaplandığı, davacının %75 kusur oranı dikkate alındığında kusur tenzili sonrası ödenmesi gereken araç mahrumiyet tazminatının 3.375,00 TL olduğu, değer kaybı tazminatı yönünden talep edilebilir bir tutar bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Tarafların iddia ve savunmaları beraber değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusunun haksız fiile dayalı maddi tazminata ilişkin olduğu görülmüştür. Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 49: "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" TBK madde 50: "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" Karayolları Trafik Kanunu (KTK) madde 86/1: "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur", KTK madde 85: “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” KTK madde 88: “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.

Yine TBK madde 61 “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır” hükmüyle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır. Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacı kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir

Ayrıca davalı sigorta şirketi yönünden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.

Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; davacının mülkiyetine fakat dava dışı sürücü ...'ın kontrolünde olan ... plakalı araç ile davalı ...'in kontrolündeki ... plakalı araç arasında trafik kazası gerçekleştiği, davacının davalı sigorta şirketine ZMSS şartlarına göre başvurduğu fakat kısmen ödemenin yapıldığı, davacının değer kaybı ve mahrum kalma bedelini talep ettiği, kusur bilirkişi tarafından verilen raporun; dava dışı sürücü ...'ın KTK madde 84/1-h gereği kavşaklarda şerit değiştirme kurallarına uymadığı bu sebeple yüzde yetmiş beş (%75) oranında, davalı sürücünün ise KTK madde 52/1-a veb gereğince kavşaklara yanaşırken trafik durum ve şartlarına uygun hareket etmemsi nedeniyle yüzde yirmi beş (%25) oranında kusurlu olduklarının belirlendiği, davacının sahip olduğu araç yönünden hasar bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmenin; değer kaybının oluşmadığı fakat 3.375,00 TL mahrum kalma bedelinin belirlendiği, ilgili kusur ve hasar raporlarının hukuka ve kanuna uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğunun değerlendirildiği, meydana gelen haksız fiil sebebiyle davalı sürücünün zarar veren diğer davalı sigorta şirketinin ise ZMSS kapsamında müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirlenmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Arabuluculuk Ücreti Yönünden Yapılan Değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 5/A; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.

Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu madde 97'de yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.

Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle KTK madde 97 ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-18; "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.

Yukarıda belirtildiği üzere davacının dava şartı olarak ilgili KTK gereğince sigorta şirketine yazılı olarak başvurmasının yeterli olduğu, ayrıca arabuluculuk sürecine gitmesinin gerek olmadığı değerlendirmekle arabuluculuk yönünden yapılan yargılama giderinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM: (Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);

DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;

1.) 10,00 TL DEĞER KAYBI YÖNÜNDEN TALEBİN REDDİNE,

2.) 3.375,00 TL MAHRUM KALMA TAZMİNATININ davalı ...'ten kaza tarihi olan 24/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,

3.) Kabul miktarı üzerinden hesaplanan toplam; 615,40 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 672,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 57,00 TL'nin talep halinde davacıya iadesine,

4.) Davacı tarafça yatırılan peşin harç olarak alınan : 615,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.) Davacı tarafça ödenen 615,40 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 613,58 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

6.) Davacı tarafça yapılan 9.647,50 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 9.619,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

7.) Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

8.) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).

9.) Karardan sonra yapılacak masrafların % 99,70 oranında (kabul oranı) davalıya; % 0,30 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine,

10.) Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

11.) Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 3.375,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,

12.) Davalı Sigorta Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Sigorta Şirketine verilmesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/11/2025

Katip Hakim

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog