T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait İstanbul ili Eyüp ilçesi sınırları içerisinde bulunan ve... Ltd Şti uhdesinde yeralan ... sayılı IV. Grup(kömür-Kil) maden ruhsal sahası kapsamında; ruhsat sahası içerisinde müvekkil şirketin bilgisi ve iradesi dışında ... ile ...aŞ tarafından kömür ve kil rezervleri üzerine kaçak hafriyat dökümü yapıldığı tespit edildiğini, söz konusu hukuka aykırı döküm işlemi İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile açık ve net şekilde ortaya konulduğunu, bu nedenle müvekkilinin mülkiyet ve ruhsat haklarının ihlali sonucu uğranılan zararların giderilmesi amacıyla iş bu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, sonuç olarak açıklanan nedenlerle kaçak hafriyat dökümü nedeniyle meydana gelen çevresel zararların, çevre mevzuatı ve bilimsel esaslar çerçevesinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilerek; toprağın eski hâline getirilmesi, rehabilitasyon, temizleme ve iyileştirme giderleri kapsamında oluşan çevresel zarar bedelinin tespit edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, eğer söz konusu rehabilatasyon temizleme ve iyileştirme mahkemeniz kanaatince mümkün değil ise; izinsiz döküm faaliyetleri sonucu müvekkilin ruhsat sahasının fiilen işgal edilmesi ve hukuka aykırı el atma suretiyle müvekkilin kullanım ve tasarruf hakkından yoksun bırakılması nedeniyle, işgal edilen alan, işgal süresi ve emsal kullanım bedelleri esas alınarak hesaplanacak ecrimisil bedelinin şimdilik 100 TL olmak üzere, fiilin başlangıcından itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların, müvekkilin ruhsat sahasında bulunan alanlara...izinleri dışında ve hukuka aykırı şekilde gerçekleştirdikleri kaçak hafriyat döküm faaliyetleri nedeniyle, kömür ve kil rezervlerinin örtülerek kullanılamaz hâle gelmesi suretiyle meydana gelen zararın yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenecek bedel üzerinden şimdilik 100 TL olmak üzere; fiilin mütemadi niteliği gözetilerek zararın doğduğu ve devam ettiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hukuka aykırı döküm ve depolama faaliyetleri sebebiyle müvekkilin madencilik faaliyetlerini sürdürememesi, üretim yapamaması ve işletme hakkını kullanamaması sonucu uğradığı mahrum kalınan kârın, işletme kapasitesi, ruhsat süresi, maddi zararın, rezerv miktarı, piyasa değeri ve işletme koşulları dikkate ve emsal gelirler dikkate alınarak yapılacak bilirkişi incelemesi ile belirlenecek tutar üzerinden şimdilik 100 TL olmak üzere; zarar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ruhsat sahasında bulunan ekonomik değeri haiz kömür ve kil rezervleri örtülmüş, madenin işletilmesi fiilen imkânsız hâle gelmiş ve çevresel zarar meydana gelmiştir. Bu nedenle, maden işletmecisinin eski hâle getirme yükümlülüğü kapsamında sınırlı ve mevzuata uygun dolgu yapabilme imkânını kaybetmiştir. Emsal döküm gelirleri dikkate alınarak yapılacak bilirkişi incelemesi ile belirlenecek tutar üzerinden şimdilik 100 TL olmak üzere; zarar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, haksız işgal tazminatı talebine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca, "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Yukarıda anılan kanuni düzenlemeler gereği eldeki dava, arabulucu dava şartına tabi haksız işgal tazminatı talebine ilişkin dava olup, dava açılmadan önce arabulucu başvurusu yapılması dava şartıdır ve dava açılış sırasında anlaşmaya varılamadığına dair tutanağın aslı veya onaylı suretinin dava dilekçesine eklenmesi gerekir.
Bu kapsamda davacı vekiline 12/02/2026 tarihli ara karar ile Türk Ticaret Kanunu' nun 5/A maddesi ile, 6325 sayılı kanunun 18/A maddesi gereği dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğuna dair son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretinin sunulması için bir haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verileceğinin ihtaratlı kesin süre verildiği, kesin süreye uymamanın yaptırımının açıkça belirtildiği, ara kararın davacı vekiline 21/02/2026 tarihinde tebliğ edildiği, verilen kesin süre içinde ara karar gereğini yerine getirmediği,
HMK'nın 94. Maddesi uyarınca kanunun belirlediği sürelerin kesin olduğu ve kesin süre içinde yapılması gereken işlemi süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağı ve davalı lehine usulü kazanılmış hak doğacağı, TTK 'nın 5/A maddesinde düzenlenen hususun HMK'nın 114/2 Maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde özel dava şartı olduğu ve eldeki davada bu dava şartının bulunmadığı, eksikliğinde kesin süre içinde giderilmediği anlaşılmakla davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. KARAR : Gerekçede açıklandığı üzere;
1.Davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2.Alınması gereken 732,00 TL karar harcının peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile 116,60-TL bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5.Davalı ...Sultan Selim Köprüsü Ve ... Yatırım Ve İşletme Anonim Şirketi kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi gereğince hesap ve takdir olunan 400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp bu davalıya verilmesine,
6.Bakiye gider avansının karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine, Dair, miktarı itibariyle kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi.04/03/2026
Katip.
E-İMZA
Hakim .
E-İMZA
Bu belge 5070 sayılı Yasa uyarınca güvenli E-İMZA ile imzalanmıştır.