Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/3371 E.  ,  2026/335 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/42 Esas, 2025/698 Karar
HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/102 E., 2022/146 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "... - ..." ve "... " ibareli markalar ile "..." alan adının sahibi olduğunu, 2008 yılından bu yana yiyecek içecek sağlanması hizmetlerinde faaliyet gösterdiğini, davalı hakkında açtıkları dava ile davalının "..." kullanımının müvekkili markalarına tecavüz ettiğini ileri sürüp davalının alan adının karışıklığa sebebiyet vermesinden ötürü alan adından "..." ibaresinin çıkarılmasını talep ettiklerini, davanın derdest olduğunu, dava açılmadan önce aynı mahkemeden tespit talebinde bulunduklarını, alınan bilirkişi raporunda davalı markasının müvekkili markalarına benzer olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın markayı tescil ettirirken kötüniyetle hareket ettiğini, davalının, müvekkiline ait bilinen ve birçok şubesi olan "..." markasına benzer olarak "..." markasını seçmesinin kötüniyetini açıkça gösterdiğini, markalar arasında yüksek derecede benzerlik olması ve aynı alıcı grubuna hitap etmeleri sebebi ile hizmet alıcıları açısından karışıklığa sebebiyet verdiğini, davalının "..." markasının, müvekkiline ait marka serisi gibi algılanacağını, müvekkilinin "..." ibaresini tanınmış marka vasfına ulaştırdığını, yurtiçi ve yurtdışında 20 şubesi bulunduğunu, yaptığı yatırımlar, reklam, tanıtım, promosyon vb. tanıtım vasıtalarıyla işarete bilinir ve güvenilir marka vasfı kazandırdığını ileri sürerek davalıya ait 2018/04842 dosya numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini, davalının bu markayı kullanımının men edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kötüniyetli tescilin söz konusu olmadığını, müvekkilinin markasını kullandığı şekilde ve kullandığı sınıfta tescil ettirdiğini, marka korumasının amacına aykırı bir kullanımının söz konusu olmadığını, 43. sınıfta tescilli davacı markalarının esas unsurunun “...” ibaresinden meydana geldiğini, bu kelimenin tescilli olduğu sınıf için yaratıcı bir niteliği bulunmayıp ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, fantezi ve yaratılmış bir ibare olmaması, tescilli olduğu sınıf yönünden kolayca akla gelebilir niteliği nedeniyle müvekkilinin de aynı sektörde kullanmak üzere ... markasını tescil ettirmesinin kötüniyetli olduğu anlamına gelmeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan en son tarihli bilirkişi raporuna göre markalar arasında iltibas tehlikesi oluşmadığı kanaatine ulaşıldığı, dosya içerisindeki belgelerden ve bilgilerden davacı markalarının tanınmış marka olduğu yönünde dosyaya yeterli bilgi ve belge sunulmadığı gibi bilirkişi heyetince de davacı markasının tanınmış marka olduğuna dair bir tespit yapılamadığı, davacı tarafça davalının davacı markalarını taklit ettiği ileri sürülse de "..." ibaresinin yiyecek, içecek sektörü bakımından tasviri mahiyette ve zayıf bir ibare olması, çok sayıda kişi tarafından farklı şekilde özellikle yiyecek, içecek sektöründe kullanılması, davacı markasının "..." ibaresi eklenmek sureti ile davacı markalarından farklılaşması gözetildiğinde kötüniyetli tescil olduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davaya konu ... numaralı "..." markasının 43. sınıfta "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz akımı (kreş) hizmetleri.", davacının davaya mesnet markalarının ise 43. sınıfta "Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri dahil). Hayvan bakım evleri hizmetleri. Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri." için tescilli olduğu, "yiyecek içecek hizmetlerinde" hükümsüzlük koşullarının bulunmadığı ancak davalı markasının 43. sınıfındaki "Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri." bakımından ayırt edici olduğu, davacı markasının tescil kapsamıyla aynı ve benzer hizmetleri kapsadığından ve işaretler arasında da benzerlik söz konusu olduğundan iltibas doğduğu, bu alt hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlük şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalıya ait ... numaralı “...” markasının 43. sınıfta tescilli olduğu "Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri." yönünden kısmen hükümsüzlüğüne sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davaya konu taraf markaları arasında iltibasa neden olacak derecede benzerlik olduğu ve davalı marka tescilinin kötüniyetle gerçekleştirildiği olduğu iddialarına dayanan marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog