T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili Banka, 28.09.2021 tarihli Maaş Ödemeleri Protokolü akdettiğini, maaş ödeme protokolü; genel olarak banka ve kuruluşlar arasında akdedilen ve kuruluşun belirli bir süre boyunca belirli bir sayıda personele ait maaş ödemelerinin protokoldeki banka aracılığı ile yapılmasını, bunun karşılığında da banka tarafından kuruluşa promosyon ödemesi yapılmasını öngören bir protokol olduğunu, Huzurdaki davaya konu Maaş Ödeme Protokolü'nün 3.2.maddesi gereğince davalı, protokol süresi boyunca personellerine ait maaş ödemelerinin müvekkili Banka aracılığıyla yapılması koşuluyla kendisine 3.1'inci madde ile kararlaştırılan promosyon bedeli ödeneceğini, protokolde belirlenen personel sayısından daha az miktarda personele maaş ödemesi yapılması veya maaş ödeme hacminin eksilmesi halinde eksilen personel sayısı ve protokolün kalan süresi ile orantılı kısmını müvekkili bankaya iade edeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, Maaş Protokolü süresi içinde Maaş Protokolü'nün uygulanmasını fiilen durdurması halinde kendisine ödenen promosyon bedelini iade yükümlülüğüne ek olarak; kendisine sağlanan avantajlar toplamının iki katını cezai şart olarak ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı tarafından Maaş Protokolü'ne uygun bir şekilde maaş ödemelerinin yapılması halinde kendisine ödenecek olan promosyon bedeli (tüm vergiler dahil) 62.000-TL'lik tutar 11.11.2021 tarihinde müvekkili banka tarafından davalı tarafa ödendiğini, maaş Protokolü gereği müvekkili Bankanın promosyon ödeme yükümlülüğü gerçekleştirilmiş olmasına rağmen davalı, Maaş Protokolü ile belirlenen yükümlülüğüne aykırı davranarak personel maaş ödemelerinin müvekkili Banka aracılığıyla gerçekleştirmeyi Maaş Protokolü süresi içerisinde iken durdurduğunu, ödemeleri müvekkili Banka aracılığı ile gerçekleştirmediğini, Personel maaş ödemelerini müvekkili Banka aracılığıyla yapması koşuluyla davalıya yapılan promosyon bedeli ödemesinin; davalı tarafından bu şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle protokol hükümleri ve yasa gereği müvekkili Bankaya iade edilmesi gerektiğini, davalı tarafın tacir olmasından hareketle indirim talep edilemeyecek olan cezai şart bedeli ile birlikte kıstelyevm olarak hesap edilen promosyon bedeli toplamı alacak kalemlerinden oluşan tutar ....
8.Noterliği'nin...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı taraftan talep edildiğini, ihtarnamenin 05.0.4.2024 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiğini, ödeme gerçekleşmediğini, doğan cezai şart bedelinin davalıdan tahsili amacıyla davalı aleyhine ... Banka Alacakları İcra Dairesi ...E. Sayılı dosyasından ilamsız takip başlatıldığını, davalının 16.08.2024 tarihli haksız itirazı nedeni ile takibin aynı tarihte davalı yönünden durdurulmasına karar verildiğini, taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, davanın kabulüne, ... Banka Alacakları İcra Dairesi ... sayılı dosyasına yapılmış olan itirazın iptaline ve takibin devamına, alacak likit ve yapılan itiraz kötiniyetli olduğundan asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle; işbu dava yetkili mahkemede açılmadığını, dava bir alacak (para borcuna ilişkin) davası niteliğinde olmadığını, bu nedenle de davalı yerleşim yeri mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkili firmanın adresi Kayseri'de bulunması nedeniyle işbu davanın ... Ticaret mahkemesinde açılması gerektiğini, davacı bankanın iddiaları haksız ve kötüniyetli olduğunu, taraflarınca kabul etmediklerini, davacı akdedilen maaş protokolünde kendilerine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmediğini, maaş protokolünde belirtilen personele sağlanan avantajlar sağlanmadığını ve bu yükümlülük de yerine getirilmediğini, davacı taraf ihtarnamenin tebliğ edildiğini iddia etmiş ise de bu iddia gerçeği yansıtmadığını, müvekkiline çıkarılan tebligat iade geldiğini, bu bakımdan davacı tarafından tebliğ edildiği iddiasına mahkemece itibar edilmemesi gerektiğini, müvekkilu ile davacı banka arasında akdedilen maaş protokolünde düzenlenen cezai şart TTK 'da düzenlenen haksız rekabet hükümlerine aykırı olduğunu, davacı banka tarafından dürüstlük kuralına aykırı işlem koşulları kullanıldığını, bu durum haksız rekabet teşkil ettiğini, davacı ile müvekkili arasında akdedilen maaş protokolü 28.09.2021 tarihinde akdedildiğini, bu bakımdan bu protokolden kaynaklanan tüm alacak talepleri zamanaşımına uğradığını, müvekkili aleyhine haksız ve kötüniyetli şekilde takip başlatılmış olması nedeniyle açılan işbu itirazın iptali davasının reddedilmesi gerektiğini, davacı haksız ve kötüniyetli şekilde müvekkilu aleyhine takip başlattığını, müvekkilinin söz konusu takibe itirazı hukuka uygun olduğunu, işbu dava yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeniyle mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkeme olan Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, işbu davanın esastan reddini, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Eldeki dava, itirazın iptali davasıdır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 01/01/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacı banka alacağına ilişkin, davalının takip dosyasına yapmış olduğu itiraz nedeniyle davacı bankanın davalıdan mahkememizce de kabul edilmesi halinde 07.08.2024 takip/talep tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile üzere toplam 163.082.74 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, 163.082.74 TL asıl alacaklara takip tarihinden itibaren yıllık % 51.75 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda ticari avans faizi davalıdan istenebileceğini belirtmiştir.
İstanbul Bam 12.Hukuk Dairesinin ...E.,...
K. Sayılı ilamında "İlk derece mahkemesince cezai şartın fahiş olduğu;
taraflar arasında menfaat dengesi gözetildiğinde davacının ödediği bedelin iki katı tutarında bir cezai şart kararlaştırılmasının protokol ile taraflara yüklenen edimler gözetildiğinde indirime tabi tutulması yerinde bulunmuştur.Her iki tarafın protokolden elde etmeyi umdukları menfaat, yürürlük süresi gözetilerek cezai şarttan 2/3 oranda yapılan indirim hakkaniyete uygundur. Cezai şartın işlevinin tarafların edimini yerine getirmeyi sağlamak olduğunun gözönünde bulundurulması gerekir. Davacı alacaklı banka icra takibinde 178.428,60-TL cezai şart talep etmiş, bilirkişi raporunda ise 169.930,00-TL hesaplanmış, davacı vekili aradaki farkın cezai şarta BSMV eklenmemesi olduğu, eklendiğinde takip talebindeki tutara ulaşıldığını belirtmiştir.Davacı banka cezai şart hesabını BSMV ekleyerek yapmıştır.Protokolde ödenen bedelden KDV tevkifatı yapılacağına ilişkin hüküm var ise de BSMV ye ilişkin bir hüküm yoktur. 6802 sayılı Gider Vergisi Kanunu'nun 30.maddesi gereği BSMV yükümlüsü davacı bankadır. Yükümlüsü olduğu vergiyi borçludan talep edebilmesi için genel kredi sözleşmeleri, bireysel bankacılık hizmet sözleşmelerine bu vergiyi borçludan tahsili sağlanmak üzere hükümler konulmaktadır.Protokolde ise davacı bankanın ödeyeceği BSMV nin davalı tarafça üstlenildiği yolunda hüküm bulunmadığından davacının cezai şarta ilişkin hesaplaması yerinde değildir.Davacının talep edebileceği cezai şart bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere 169.930-TL olup, 178.428,60- 169.930= 8.498,60-TL fazla isteği yerinde değildir.
Öte yandan bilirkişi raporunda talepden daha fazla tutarda işlemiş faiz hesaplanmış,davacı bankanın talebiyle bağlı olduğu belirtilmiştir. Ancak bu hesaplama cezai şarttan tenkis yapılmadan yapılan bir hesaplamadır. Tenkisden sonra kalan cezai şarta faiz hesaplanması gerektiği ,ilk derece mahkemesince bu hesabın resen yapıldığı anlaşılmakla davacı vekilinin işlemiş faiz isteği bakımından bilirkişi hesaplamasına itibar edilmesi isteği de yerinde değildir.Mahkemece yapılan tenkisden sonra kalan cezai şart ve kıstelyevm promosyon toplamı alacak üzerinden faiz hesaplanması doğrudur.
Davalı vekili %31,75 oranda faize hükmedilmesinin bir dayanağı olmadığını ileri sürmüş ise de icra takibi 05.10.2023 tarihinde başlamış olup, TCMB tarafından 28.09.2023 tarihinden itibaren avans faiz oranı %31,75 olarak belirlenmiştir.Faize ilişkin bir anlaşma olmadığı hallerde 3095 sayılı kanunun 2 maddesine göre avans faizi işletilmesi gerektiğinden davalı vekilinin faiz oranına ilişkin istinaf nedeni de yerinde değildir.
Ancak işlemiş faiz bakımından red edilen kısım tenkis edilen cezai şarta ilişkindir. Cezai şartın tenkis edilmesi nedeniyle işlemiş faiz bakımından fazla istem red edildiğinden bu miktarın da tenkis hükümlerine tabi tutulması ,yargılama gideri hesaplanırken karşı yan vekalet ücreti takdir edilirken bu hususun dikkate alınması,tenkis nedeniyle red edilen cezai şart işlemiş faizi bakımından davalı yararına vekalet ücreti hükmedilmemesi gerekirken davalı yararına fazla vekalet ücreti takdir edilmesi doğru bulunmamıştır. Davalının hak ettiği vekalet ücreti cezai şarttan fazla isteme ilişkin olan 8.498,60-TL ile sınırlıdır.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, cezai şart alacağı tazminat kabilinden olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekir ise de kararın bu kısmının istinaf edilmediği, kararın kesinleşen kısımlarının dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, fazla istemin reddine, cezai şartın tenkis edilen kısımları bakımından davalı yararına yargı gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesine karar verilmiştir. " gerekçesi ile ilk derece mahkemesinin fahiş bulunan cezai şartı indirmesini yerinde bulmuş, tenkis edilen kısım için karşı yan vekalet ücreti verilmemesi gerektiği, cezai şartın tazminat kabilinden olması nedeniyle cezai şart için icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiği ve BSMV için protokolde hüküm bulunmadığından davacının bu konuda talepte bulunamayacağı belirtilmiştir.
TBK'nın 182.maddesinde " Taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler. Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse, cezanın ifası istenemez. Ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkânsız hâle gelmesi, asıl borcun geçerliliğini etkilemez. Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir." hükmü düzenlenmiştir.
Davacı ve davalı arasında Maaş Ödemeleri Protokolünün akdedildiği, davacının davalının protokolde belirtilen süre boyunca personeline davacı banka aracılığıyla maaş ödemesini yapmadığını belirterek promosyon bedeli, cezai şartın ve ihtarname masrafının davalıdan tahsili için icra takibi yaptığı, takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, yapılan bilirkişi incelemesi ile maaş ödemelerinin 06/09/2022 tarihinden itibaren davacı banka aracılığıyla ödenmediğinin tespit edildiği, protokolün 5. Maddesine göre davalının protokolün uygulamasını fillen durdurması halinde protokol ile ödenen promosyon bedelini ve sağlanan avantajlar toplamının 2 katı kadar cezai şart ödemeyi kabul ettiği, davalının sözleşmeye aykırı davranıp kalan maaş ödemelerini davacı banka aracılığıyla ödemediği için kıstelyevm yöntemine göre promosyonun bir kısmını iade etmesi ve cezai şart ile ihtarname masrafını ödemesi gerektiği, davalıya ödenen promosyon tutarının 62.000 TL olduğu, cezai şartın sözleşmede 2 kat olarak kararlaştırıldığı, 2 katı cezai şartın fahiş olması nedeniyle TBK'nın 182.maddesine göre ve kalan süre göz önüne alınarak mahkememizce cezai şarttan 1/2 oranında indirim yapılarak 62.000 TL cezai şartta hükmedildiği, davalının en son maaş ödemesini 06/09/2022 tarihinde yaptığı, 21 ay daha banka aracılığıyla ödeme yapması gerektiği, bilirkişinin kalan maaş ödenmemiş kişi sayısını yanlış hesaplaması nedeniyle mahkememizce resen hesaplama yapıldığı, kalan ay 21xaylık 41 kişi=861 kişiye maaş ödenmediği, aylık kişi başı promosyon tutarı olan 42 ile de 861'in çarpımının 42x861=36.162 TL olduğu, davacı bankanın kıstelyevm yöntemine göre bu promosyon bedelini talep edebileceği ve mahkememizce bu tutara hükmedildiği, ayrıca davacının 1.198,74 TL de ihtarname gideri yaptığı gözetilerek 36.162 TL kıstelyevm promosyon bedeli, 62.000 TL indirim yapılmış cezai şart ve 1.198,74 TL ihtarname masrafının toplamı olan 99.360,74 TL üzerinden takibin devamına hükmedilmiş, davacı tarafından cezai şarta BSMV talebinde bulunulsa da sözleşmede bu konuda hüküm bulunmadığından BSMV talep edemeyeceği kanaatine varılmış, promosyon bedeli ve cezai şarta avans faiz işletilmesine, ihtarname giderine yasal faiz işletilmesine karar verilmiş, cezai şartın tazminat kabilinden olması nedeniyle cezai şart için icra inkar tazminatına hükmedilmemiş, diğer alacaklar likit olduğundan onlar için icra inkar tazminatına hükmedilmiş, cezai şartın tenkis edilen kısmı için davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiş, reddedilen tutar yönünden davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın kısmen kabulü ile davalının ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 36.162 TL kıstelyevm promosyon bedeli, 62.000 TL cezai şart, 1.198,74 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 99.360,74 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, -98.192 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %51,75 oranında temerrüt faizi, 1.198,74 TL ihtarname masrafını takip tarihinden itibaren talebi aşmamak kaydı ile yıllık değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına,
2.Kıstelyevm promosyon bedeli ve ihtarname masrafının toplamı olan (37.360,74 TL) üzerinden hesaplanan %20'si oranında 7.472,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,
4.Alınması gereken 6.787,33 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 3.724,81 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5.Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 3.062,52 TL peşin harcın toplamı olan 3.677,92 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 18.929,51 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.Davacı tarafından yapılan 8.120 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 6.820,58 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 3.863,88 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, geriye kalan 736,12 TL.nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
10.Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/02/2026
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.