T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ;fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, işbu dava dilekçesinin kayıt ve kabulünü, borçlunun itirazın iptali ile icra takibinin devamını, borçlunun %20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının dosyaya sunmuş olduğu ödeme dekontu ile kendi yapmış olduğu ödemeyi belgelemiş olduğunu, yapmış olduğu ödemenin tarihinin 19.08.2024 olduğunu, kendisi davalı firmadan ürün sipariş ettiğini ve istemiş olduğu ürünlerin bedelini peşin olarak ödediğini, bunu müteakip termin süresi ve ürün cinsi konusunda yapılan görüşmelerde anlaşmazlık ortaya çıktığını, bu sebeple de 28/08/2024 tarihinde davalı firma davacıya tüm ödediği bedeli iade ettiğini bu nedenle başlatılan takibe haklı itirazda bulunduğunu beyan etmiş olup iş bu davanın reddini talep etmiştir.
Dava, asıl alacağın ferilerine ilişkin davalı tarafın itirazının iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalının takipten sonra davadan önce asıl borcu ödemesi sebebiyle alacağın ferilerine ilişkin Büyükçekmece İcra Dairesinin ...... esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.05.2018 tarih ve ..... E.- .... K; 12.11.2003 gün ve .... E., .... K.; 19.10.2011 tarih ve.... E., ...... K.; 30.03.2005 gün, ....... E., ..... K. sayılı ilamlarında da ifade edildiği üzere; icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra fakat dava tarihinden önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır. Davalı borçlunun bahse konu icra takibinde mevcut itirazına ilişkin feriler yönünden takibe devam edebilmesi için itirazın iptaline ilişkin dava açmasında hukuki yararının bulunduğu kabul edilmelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2020/(19)...... K sayılı ilamında"23. Dava dilekçesi incelendiğinde, icra takibine yapılan itirazdan sonra asıl alacağın haricen ödendiğinin davacı tarafından da kabul edildiği anlaşılmakta olup, icra takibinde gösterilen asıl alacak miktarının haricen ödendiği ihtilafsız olduğu hâlde, ödenen asıl alacak miktarı da harca esas değer olarak gösterilerek eldeki itirazın iptali davası açılmıştır.
24.Az yukarıda da açıklandığı üzere itirazın iptali davasında, icra takibinden sonra, ancak itirazın iptali davası açılmadan önce yapılan ve ihtilafsız olan ödemeler yönünden davacı alacaklının itirazın iptalini talep etmesinde hukukî yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle itirazın iptali davası açılmadan önce ödenen asıl alacak miktarı yönünden davacının dava açmasında hukukî yararı bulunmadığından, asıl alacak miktarı yönünden itirazın iptali isteminin reddi gerekir.
25.Ne var ki, icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı dava tarihinden önce ödenmiş olmakla birlikte davalı tarafça asıl alacak miktarı haricen ödenmiş olup, davanın dayanağı takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından, icra takibinde istenen alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden davacının dava açmakta hukukî yararı bulunmaktadır. Ancak bu talepler hakkında mahkemece hesap yapılmayarak bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulması gerekirken, bilirkişi raporu alınarak ödenen miktarın BK’nın 84. maddesi uyarınca öncelikle asıl alacağın fer’îlerinden düşülmek suretiyle kalan kısım yönünden itirazın iptaline karar verilmesi yerinde değildir." demek suretiyle yapılan ödemelere ilişkin itirazın iptaline yönelik karar verilmesi halinde yapılan ödemelerin icra dairesince dosya hesabında dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır.
Somut olayda; davacı alacaklı tarafından taraflar arasındaki alım satım ilişkisinden kaynaklı satış bedelinin davalıya ödendiği ancak ilgili emtiaların teslim edilmemesi nedeniyle ödenen bedelin icra takibi yolu ile 27/08/2024 tarihinde talep edildiği, davalı borçlunun aynı tarihte borca ve yetkiye itiraz ettiği, 28/08/2024 tarihinde asıl alacak bedelinin haricen davacıya ödendiği, akabinde dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderildiği ve davalı borçlunun yeniden borca itiraz ettiği anlaşılmıştır. Davalının itirazı ile icra takibi tamamen durmuş olmakla, icra giderleri, vekalet ücreti ve faiz vs. hususlar yönünden duran takibin devamı için itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar olduğu, somut olayda da asıl alacak miktarının takibe itirazdan sonra ödendiğinin anlaşıldığı, TBK m. 101 kapsamında yapılan ödemelerin düşülmesi gerektiği, davacı tarafından her ne kadar işlemiş faizin talep edildiği görülmüş ise de TBK m.117 kapsamında faiz talep edilebilmesi için davalının temerrüde düşürülmesinin gerektiği, dosyada mübrez belgeler incelendiğinde takipten önce davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir bilginin bulunmadığı bu haliyle işlemiş faizin talep edilmesinin mümkün bulunmadığı görülmekle birlikte dosyada mevcut 07/11/2025 tarihli bilirkişi raporu kapsamında faiz hesabı hariç olmak üzere hesaplamaların yapıldığı, alacağa ilişkin borcun devam ettiği, paylaşılan içtihat doğrultusunda yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Açılan Davanın KISMEN KABUL Kısmen reddi İLE,
Davalının, Büyükçekmece İcra Dairesinin ...... esas Sayılı dosyası üzerinden başlatılan 253.328,15 TL asıl alacağa yönelik olarak takip tarihinden ödeme tarihi olan 28/08/2024 tarihinde kadar işleyecek faizi ile 253.328,15asıl alacağa isabet eden takip masrafları ve icra vekalet ücreti ile işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının İPTALİNE davalı tarafından takipten sonra 28/08/2024 tarihinde yapılan 253.328,15 TL ödemenin 6098 sayılı TBK m. 101 gereğince icra dairesince kapak hesabında infaz aşamasında gözetilmesine, itirazın iptaline karar verilen kısım ve ödeme tarihine kadar işlemiş faiz ile feriler yönünden TAKİBİN DEVAMINA Davacının koşulları oluşmayan ve icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE
2.492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.827,32.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 1.305,40.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 1.521,92.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ile 1.305,40.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti 270,00 TL posta ücreti olmak üzere toplam 6.270,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 41.389,49.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7.Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
8.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/02/2026 Katip .....
(e-imzalıdır)
Hakim ......
(e-imzalıdır)