4. Ceza Dairesi 2024/144 E. , 2026/2266 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, çarşı ve mahalle bekçisi olan katılanların tanık ile ortak çalıştığını düşündüğüne, tanık anlatımlarının savunmasını doğruladığına, iki mağdurun şikayetten vazgeçtiklerine, soyut beyan ile mahkumiyet kararı verildiğine, hakaret kastının bulunmadığına, katılan ve mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna yöneliktir.
III. GEREKÇE 5237 sayılı
Kanun'un 131. maddesi uyarınca, aynı Kanun'un 125/3-a maddesinde düzenlenen kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunun takibinin şikayete bağlı olmadığı anlaşılmış, sanığın ikrar niteliğindeki savunmaları, olay tutanağı, katılan ve mağdur beyanları ile tüm dosya kapsamı doğrultusunda sanığın atılı suçu işlediğine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmakla temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Mağdur sayısı dikkate alındığında hükümde 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin uygulanması sırasında artırım oranında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış, Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, tekerrür hükümlerinin uygulanması sırasında tekerrüre esas alınan ilamın esas numarasının hatalı gösterilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi gereği, hüküm fıkrasının tekerrüre esas alınan ilama ilişkin kısmından "2016/533" ibaresinin çıkartılıp yerine "2016/553" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Antalya 33. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,02.02.2026 tarihinde karar verildi.