Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

8. Hukuk Dairesi         2024/2947 E.  ,  2025/6727 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1143 E., 2023/1243 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2016/24 E., 2021/82 K.

Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 266 parsel sayılı 2.128,3 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir.

Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 266 parsel sayılı taşınmazın imar - ihya edilmediği gibi davalılar yararına iktisap koşullarının da gerçekleşmediğini ileri sürerek, taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 584,68 m²lik kısmının ... bölgesinin eski köy içi mevkiinde kaldığı, her ne kadar alınan bilirkişi raporlarından taşınmaz içerisinde tarımsal faaliyetin yapılmamış olduğu sabit ise de arz içesinde yaklaşık 25-30 yıl evvel yapılmış bir yapının yer aldığı, alınan jeodezi ek bilirkişi raporunda bu yapının 1992 tarihli hava fotoğrafında yer almadığı görülmüşse de 2002 tarihli hava fotoğrafında yapının arz içerisinde bulunduğu, bu bakımdan keşif sırasında alınan mahalli ve tespit bilirkişi beyanlarının alınan ek jeodezi bilirkişi raporu ile örtüştüğü, yine alınan ziraat bilirkişi raporunda; taşınmazın ev ve arsa olarak uzun yıllardır kullanıldığı ve buna bağlı olarak kısmen taş temizliği yapıldığı bu nedenle avlu içerisinde imar-ihyanın bulunduğu ve davalıların dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmını tespit tarihinden geriye en az 20 yıl süreyle sahiplenme iradesi ile malik sıfatıyla zilyetliklerini sürdürmüş oldukları, davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebine dayanılarak taşınmaz edinimi şartlarının oluştuğu; taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 1.543,68 m²lik kısmı yönünden ise, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın 7. sınıf toprak yapısına haiz olduğu, yargıtay içtihatlarında 7. sınıf toprak yapısına haiz taşınmazların imar-ihya edilmiş olmasının kabul edilemeyeceği ve zilyetlikle kazanılmayacağının açıkça içtihada bağlanmış olduğu, arz içerisinde imar - ihya ve tarımsal faaliyetin yapılmadığı, bu kısmın köy boşluğu içerisinde kaldığı ..." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 266 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişileri tarafından düzenlenen dosya arasında mevcut 24.05.2016 tarihli rapor ve ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 1.543,62 m²lik kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile son parsel numarası verilerek hali arazi vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, geriye kalan aynı krokide (A) harfi ile gösterilen 584,68 m²lik kısmın tutanaktaki vasfı ile tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... istinaf incelemesinin taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmına yönelik yapıldığı, taşınmazın orman niteliğinde olmadığı, taşınmazın köy/mahalle sınırları içinde olup uzun yıllardır hayvancılık yapan davalılar tarafından hayvan barınma ve işletilmesinde kullanıldığı, taş temizleme ve sahiplenme faaliyetine konu olduğu, üzerinde 21-30 yıl önce inşaa edilmiş bir bölmesi ahır bir bölmesi ev olarak kullanılan kargir yapı bulunduğu ve taşınmazın arsa olarak kullanıldığı, yerel bilirkişi beyanlarının bilirkişi raporlarıyla uyumlu olup varılan sonucu desteklediği, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu, İlk Derece Mahkemesince varılan sonucun isabetli olduğu ..." gerekçesiyle istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve işbu karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, taşınmazın 24.05.2016 tarihli rapor ve ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 584,68 m²lik kısmının imar - ihya edildiği ve zilyetlik şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de kabul dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince mahallinde yapılan keşif sonrasında dosyaya ibraz edilen 23.05.2018 tarihli zirai bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın ev ve arsa olarak hayvancılık amacı ile kullanıldığı, kısmen taş temizliğinin yapıldığı, arsanın avlu mahiyetinde günlük işlerde kullanıldığı, geçmişte ve halen tarımsal amaçlı kullanılmadığı belirtilmiş, keşifte yapılan gözlemde de taşınmazın komşuları ile sınırlarının ayrılmadığı tespit edilmiş olup, ek jeodezi bilirkişi raporunda ise 1992 tarihli hava fotoğrafına göre üzerinde herhangi bir yapının bulunmadığı, 2002 tarihli hava fotoğrafında üzerinde bir yapının bulunduğu ifade edilmiştir.

Buna göre; dava konusu taşınmaz bölümünün İlk Derece Mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere tarımsal faaliyete konu edilmediği, sadece ev yapmak ve hayvancılık amaçlı arsa olarak kullanıldığı anlaşılmakta olup İlk Derece Mahkemesince, öncesi itibariyle imar - ihyaya muhtaç olan yerlerin ev bahçesi, avlusu, arsası gibi amaçlarla kullanımının ekonomik amaca uygun zilyetlik sayılamayacağı ve bu durum karşısında dava konusu taşınmaz bölümünde davalı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğundan söz edilemeyeceği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, teknik bulgulara aykırı düşen soyut gerekçelerle davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA; İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.1

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog