2. Ceza Dairesi 2025/5928 E. , 2025/21445 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanık ...'ın adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2009 tarihli ve 2006/2 Esas, 2009/1 Karar sayılı 28.09.2015 tarihinde kesinleşen uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3. maddesi uyarınca hükmedilen 4 yıl 2 ay hapis ve 320.00 TL adli para cezasına ilişkin ilâmın tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2012 tarihli ve 2011/442 Esas, 2012/499 Karar sayılı 26.06.2012 tarihinde kesinleşen 5237 sayılı Kanun'un 116/1. maddesi uyarınca hükmedilen 5 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması,
2.Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 18.05.2021 tarihli bozma ilâmı öncesi kurulan hükümde sanıkların sonuç ceza olarak 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, bozma ilâmından önceki hükümlerin yalnız sanıklar ve müdafileri tarafından temyiz edildiği ve aleyhe temyiz de bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında bozma sonrası hükmedilen 5 yıl hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu olan 2 yıl hapis cezası üzerinden infaz edilmelerine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin kısım çıkarılarak yerine, “Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2009 tarihli 2006/2 Esas, 2009/1 Karar sayılı 28/09/2015 tarihinde kesinleşen uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3. maddesi uyarınca hükmedilen 4 yıl 2 ay hapis ve 320.00 TL adli para cezasına ilişkin ilamın tekerrüre esas alınmasına, ancak aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek sürenin Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2012 tarihli 2011/442 Esas, 2012/499 Karar sayılı 26.06.2012 tarihinde kesinleşen 5237 sayılı Kanun'un 116/1. maddesinden hükmedilen 5 ay hapis cezasına ilişkin ilâmına göre belirlenmesine” ve hüküm fıkralarından kazanılmış hakka ilişkin kısımlar çıkarılarak yerine "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, hükmolunan 5 yıl hapis cezasının 2 yıl hapis cezası üzerinden İNFAZINA" karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.