8. Ceza Dairesi 2024/14753 E. , 2025/10265 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2015 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1. ve 31/3. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Erzurum Çocuk Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli kararı ile 1 yıl 4 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 26.05.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 11.04.2023 tarihli ve 2022/20313 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/46388 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 25/08/2014 tarihli eylemi nedeniyle şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18/09/2014 tarihli ve 2014/10337 soruşturma, 2014/72 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını müteakip, sanığın erteleme süresi zarfında aynı suçu 15/09/2014 tarihinde yeniden işlediğinden bahisle, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 14/01/2015 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde adı geçen sanığın Erzurum Çocuk Mahkemesinin 21/04/2015 tarihli kararı ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, 15/09/2014 tarihli ikinci suçun kamu davasının ertelenmesi kararının verilmesinden önce işlendiği ve denetim süresinin henüz başlamadığı, dolayısıyla erteleme süresi zarfında işlendiği iddia edilen ikinci suçun ihlâl niteliğinde olmadığı cihetle, yargılamanın asıl konusunu oluşturan ilk suça ilişkin olarak yargılama şartı bulunmadığı gözetilerek, bu aşamada yargılama şartının gerçekleşmesi beklenmek üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca “kamu davasının durmasına ve dava açılmasının ertelenmesi kararının infazının devamına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 25.08.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2014 tarihli ve 2014/10337 Soruşturma, 2014/72 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, erteleme kararının suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmesine rağmen müdafine tebliğe çıkarılmadığı,
B. Suça sürüklenen çocuğun 15.09.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun erteleme kararının ihlali kabul edilerek erteleme kararının kaldırıldığı ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2015 tarih, 2014/10337 Soruşturma, 2015/275 Esas, 2015/28 sayılı iddianamesi ile Erzurum Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı,
C. Erzurum Çocuk Mahkemesinin 21.04.2015 tarih, 2015/103 Esas, 2015/254 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1, 31/3 ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 26.05.2015 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
D. 5237 sayılı Kanun'un 191/2.
maddesinde yer alan "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.
Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir." hükmü kapsamında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, hem şüpheliye hem de itiraz hakkının kullanılabilmesi için şüpheliyi "temsilen" şüpheliye soruşturma aşamasında eşlik eden müdafine tebliğ edilmesi gerektiği, yükümlülük altına girecek kişinin şüpheli olduğu, şüphelinin de itiraz hakkı bulunduğu gibi, şüphelinin kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı içeriğinde yer verilen ihtarların kendisine usûlüne uygun tebliğ edilmesi halinde haberdar olacağı anlaşılmakla,
Dosya kapsamına göre; Suça sürüklenen çocuğun 25.08.2014 tarihli eylemi nedeniyle verilen 18.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmiş ise de, müdafine tebliğ yapılmadığı, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara yaşı küçük şüphelinin ve dolayısıyla şüpheliye soruşturma aşamasında 5271 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafinin de itiraz hakkının bulunduğu, itiraz hakkının kullanılabilmesi için yaşı küçük şüpheliyi "temsilen" zorunlu müdafine de ilgili kararın tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheli ve müdafine usûlüne uygun tebliğ yapılmadığı için erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle yükümlülük ihlâlinin uygulanamayacağı, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceğinden bu hususta kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde karar verildi.