T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin her nevi kimyevi maddeler ve plastik ürünlerin imalatı ithalatı ihracatı ve pazarlaması işleriyle iştigal ettiğini, davalı tarafın müvekkili şirketten ayakkabı sektöründe taban imalatında kullanılan termo granül emtiası satın aldığını, müvekkili şirketin davalı firmaya bir takım mal sattığını, bunun karşılığında müvekkilinin alacakları doğduğunu, ancak davalı müvekkilinin faturaya konu, cari hesaptan kaynaklı alacaklarını ödemediğini, müvekkilinden hem cari hesaptan hem de kambiyo senedinden kaynaklı alacakları bulunduğunu, davalı cari hesaptan olan alacağını ödemediği gibi, çekten kaynaklı borçlarını da ödemediğini, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine çeklerin davalıya iade edildiğini, müvekkilinin cari hesap alacağı karşı tarafla yapılan 08.03.2019 tarihli hesap mutabakatı karşılığında 153.048,22-TL olduğunu, müvekkilinin 05.03.2019 vade ve 05.04.2019 tarihli 75.000,00'er toplamda 150.000,00-TL bedelli çeklerden, bunların karşılıksız kalmasıyla alacağı 303.048,22-TL olduğunu, karşılıksız çıkan çeklerin tutanakla iade edildiğini, sonrasında davalı tarafından 40.000,00-TL İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile ödenmiş olmakla kalan bakiye olan 263.048,22-TL müvekkiline ödenmediğini, bunun üzerine müvekkilinin, davalıdan olan alacağının tahsili için Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itirazda bulunduğunu, davalının itirazları soyut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı tarafından icra takibine yapılan itiraz üzerine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında arabulucuya müracaat edildiğini, arabuluculuk faaliyeti yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, davacı tarafından icra dosyasına her ne kadar yetki itirazında bulunulmuş ise de, müvekkilinin alacağının para alacağı olduğunu ve Türk Borçlar Kanunu 89.maddesi uyarınca müvekkilinin bağlı bulunduğu icra müdürlükleri yani Bakırköy İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu alacağı fatura, ticari defter ve her türlü delille sabit olduğunu, bu sebeple itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi için iş bu huzurda görülen davayı açma zarureti hâsıl olduğunu, müvekkili şirketin alacağı sabit ve likit olduğundan, davalı tarafın itirazı kötü niyetli ve sırf zaman kazanmaya yönelik olduğunu, bu sebeple davalının dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep ettiğini, davanın kabulü ile itirazın iptaline, 263.018,22-TL alacak üzerinden de takibin ticari avans faiziyle birlikte devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle takip durmuş olduğundan alacağın %20'sinden az olmayacak şekilde davalının icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafın davaya konu etmiş olduğu icra dosyası yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, bu hususa açıkça itiraz edildiğini, yetki hususu neticelendirilmeden huzurdaki davanın açıldığını, davalı müvekkilinin adresi Küçükçekmece İcra Müdürlüğü olduğu halde yetki hususu neticelendirilmeden huzurdaki davanın açılmış olduğunu, yetki hususu neticelendirilmeden huzurdaki davanın görülmemesi gerektiğini, davanın bu yönüyle reddini talep ettiğini, davalı taraf her ne kadar 263.048,22-TL alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de bu iddiası asılsız olduğunu, davalı müvekkilinin iş yerinde yangın çıkmış olup kayıtların bulunmadığını, davacı yanın sunduğu belgelerden dahi davalı müvekkilinin borcunun bulunmadığının açıkça anlaşıldığını, davacı yanın sunmuş olduğu mutabakat belgesinde açıkça "cari hesabın 31/12/2018 tarihi itibaren 153.048,22-TL" olduğu hususu yer aldığını, bu durumun her iki tarafın kabulünde olduğunu, taraflar arasında uzun zaman öncesine dayalı ticari ilişki bulunduğunu, davalı müvekkilinin davacı tarafın mutabakat davetine karşılık olarak ... bank ... Şubesi'ne ait, keşidecisi ... Ayakkabı San. Tic. Ltd. Şti. olan, .... çek seri nolu, 05/04/2019 vadeli 75.000,00-TL bedelli ve ... bank ... Şubesi'ne ait, keşidecisi .... Ayakkabı San. Tic. Ltd. Şti. olan, .... çek seri nolu, 75.000,00-TL bedelli iki adet çeki davacı yana verdiğini, yine aynı şekilde davalı müvekkilinin davacı ile sürekli çalışma yaptığı için kendisine ait ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait, .... çek seri numaralı, 31/07/2019 keşide tarihli, 40.000,00-TL bedelli bir adet çeki verdiğini, davacı müvekkilinin müşterisi ... Ayakkabı San. Tic. Ltd.Şti'ye ait ... bank ... Şubesi'ne ait, ... çek seri nolu, 05/03/2019 vadeli 75.000,00-TL bedelli çekin karşılıksız çıktığı zaman davacı tarafın, davalı müvekkilini aradığını ve çekin karşılıksız çıktığını belirtiğini, davalı müvekkilinin bahse konu .... bank ... Şubesi'ne ait, .... çek seri nolu, 05/03/2019 vadeli 75.000,00-TL bedelli çek ile vadesi gelmemiş olan müşterisine ait diğer ... bank ... Şubesi'ne ait, keşidecisi ..... Ayakkabı San. Tic. Ltd. Şti. olan, .... çek seri nolu, 75.000,00-TL bedelli çeki ..... ile davacı şirkete ödemiş olduğunu, çek bedellerinin nakit olarak tahsil eden davacının, dava dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu 07/03/2019 tarihli "müşteri çek kapama bordro dökümü" başlıklı belge ile çek asıllarını ... 'a teslim ettiğinin anlaşılacağını ve davalı müvekkilinin bahse konu çeklerin bedellerini ödemiş olduğunu ve çek asıllarını teslim aldığını, davacı taraf her ne kadar 153.048,22-TL cari 150.000,00-TL çek alacağı olduğunu iddia etmiş ise de 150.000,00-TL'lik çek tarafların mutabık kaldığı hesaba karşılık verilmiş olduğunu, 150.000,00-TL'lik çekten dolayı davalı müvekkilinin ayrı bir borcu bulunmadığını, taraflara ait defterler incelendiği zaman 150.000,00-TL'lik ayrı bir borç doğuran mal ve ürünün satımının yapılmadığını, faturasının bulunmadığının anlaşılacağını, davacı yanın dava dilekçesi ile birlikte sunmuş olduğu muavin defter kaydında dahi davacı taraf bahse konu 75.000,00-TL'lik iki çekin karşısına "niye borç" diye yazdığını, bu durumun davacı yanın iddialarının gerçek dışı olduğunu, iddialarına kendilerinin dahi inanmadığını açıkça gösterdiğini, bahse konu çeklerin cari hesaba karşılık verildiğini, davalı müvekkilinin müşterisine ait .... bank .... Şubesi'ne ait, ... çek seri nolu, 05/03/2019 vadeli 75.000,00-TL bedelli çekin karşılıksız çıkmasına bağlı olarak vadesi gelmemiş olan ... bank ... Şubesi'ne ait, keşidecisi ... Ayakkabı San. Tic. Ltd. Şti. olan, .... çek seri nolu, 75.000,00-TL bedelli ekin bedelini de ödeyerek çek asıllarını teslim aldığını, davacı taraf her ne kadar bahse konu çeklerden dolayı ayrıca alacağı olduğunu iddia etmiş ise de bedeli ödenmemiş olan çeklerin davalı müvekkile (oğlu ...'a) teslim edilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, icra dosyasındaki yetki itirazının karara bağlanmasını, davacının davasının reddi gerektiğini, kötü niyetle başlatılan takip nedeniyle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali davası olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının cari hesaba dayanan alacağının olup olmadığı, var ise miktarı, davalı savunmasına göre de ödeme olup olmadığı, ödeme olması halinde miktarı hususlarındadır. Mahkememizden verilen 16/12/2021 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 18/09/2025 tarih ve ... Esas .... Karar sayılı kaldırma ilamı üzerine mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının gönderildiği, incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusuna karşı 263469,82-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından süresinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 18/09/2025 tarih ve .... Esas ... Karar sayılı kaldırm ilamı hep bilikte değerlendirilmesinde ; Dava, ticari satıma ilişkin açık hesaba ve çeke dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkin olup taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve mutabakata göre 31.12.2018 tarihi itibariyle davalının davalıya 153.048,22 TL borcu bulunduğu, davalının davacıya ... bank ... Şubesine ait ... seri nolu, 75.000,00 TL bedelli, 05/03/2019 tarihli ve .... seri nolu, 75.000,00 TL bedelli, 05/04/2019 tarihli iki adet çek verdiği, daha sonra davacının bu çek asıllarını davalıya iade ettiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı uyuşmazlığın, davalının .... bank ... Şubesine ait .... seri nolu, 75.000,00 TL bedelli, 05/03/2019 tarihli ve ... seri nolu, 75.000,00 TL bedelli, 05/04/2019 tarihli iki adet çeki mutabakat belgesinde yazılı bulunan 153.048,22 TL borcuna karşılık davacıya verip vermediği, davacının açık hesap alacağı yani mutabakat belgesindeki alacağı dışında, söz konusu çekler sebebiyle ayrıca davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarındadır.
Çek bir ödeme aracı olup, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolundaki karine karşısında, bu karinenin aksini yani çekin borcun ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini iddia eden tarafın bunu kesin delillerle ispatlaması gerekmektedir (Yargıtay 11. HD'nin 14/03/2023 tarihli ve 2023/1034 E., 2023/1558 K. sayılı kararı).
Somut olayda, verildiği tarafların kabulünde olan iki adet 75.000,00 'er TL'lik çeklerin davalı tarafından davacıya açık hesap mutabakat borcuna karşılık verildiği iddia edilmekte olup davacı ise çeklerin açık hesap mutabakat borcuna karşılık verilmediğini iddia etmektedir.
Davacı taraf yemin deliline dayanmış olup davalı ...'un 05/02/2026 tarihli duruşmada alınan beyanında;'Ben davacı tarafa ödememi yaptım, çeklerimi iade aldım, ... BANK .... Şubesi ... seri no’lu 75.000,00TL bedelli 05.03.2019 vadeli çek ile ... BANK ... Şubesi ... seri no’lu 75.000,00TL bedelli 05.04.2019 vadeli çekin karşılıksız çıkmasından ve davacıdan geri alınmasından sonra iş bu çeklerin bedellerini elden ve nakit olarak davacıya ödediğime, davacının iş bu çek bedellerini haksız yere cari hesabına kaydettiğine, davacıya hiç borcum bulunmadığına, namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum,'' şeklinde yemin etmiş olup bu kapsamda ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun '' (HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. '' hükmü dikkate alındığında davacı tarafça davaya konu iddiasının ispat edilemediği anlaşılmakla davanın sübut bulmadığından reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, -Davacı tarafından fazla yatırılan 2.442,86 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3.Davalı tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4.Davaya konu uyuşmazlık nedeni ile arabuluculuk faaliyetleri aşamasında suçüstünden karşılanan 1.320,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE gelir KAYDINA,
5.Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6.Taraflarca yatırılıp kullanılmayan gider avansı var ise karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin ve davalı ...'un yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)