7. Hukuk Dairesi 2025/1884 E. , 2025/5408 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... Köyü, 1 76... ve 24 parseller ile 2 37... parselde kayıtlı bulunan taşınmazlarda 1/8 hissenin müvekkilinin babası ... oğlu ... ...'a ait olduğunu, ...Kadastro Mahkemesi'nin 1958/296 Esas ve 1959/241 Karar sayılı kararı ile bu taşınmazlardaki muris hisselerinin davalılar murisi ... ... adına tescil edildiğini, kadastro davasında müvekkilinin murisinin taraf olmadığını, kararın infazı aşamasında hissenin müvekkili murisi adına kaydedilmesine karşın beyanlar hanesine hatalı tescil şerhinin tesis edildiğini, müvekkili tarafından muris hisselerinin mirasçı sıfatıyla adına intikali talebinde bulunulmasına karşın bu talebin Tapu Müdürlüğünce Y...Kadastro Mahkemesi'nin kararı nedeniyle reddedildiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazlarda müvekkilinin murisine ait hisseler üzerindeki şerhin terkini ile taşınmazlardaki 1/8 hissenin mevcut tapu kütüğündeki kayıt gibi muris ... oğlu ... ...'a ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; idarenin eylem ve işlemlerinden zarar görenlerin idareye karşı açacağı davaların idari yargıda görüleceğini, davacının idareye yapmış olduğu başvurunun reddine karşı idari yargıda dava açması gerektiğini, ...Kadastro Mahkemesi'nin kararının idare açısından kesin olduğunu, davacının söz konusu kararla hak sahibi olduğu kişi veya kişilere karşı taleplerini ileri sürmeleri gerektiğini, bu nedenle müvekkili idareye karşı açılan davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, ...Kadastro Mahkemesi'nin 1958/296 Esas, 1959/241 Karar sayılı kararını uygularken hatalı bir uygulama yapıldığını, kararın hüküm kısmında “... oğlu ...'ın hissesini 30 sene evvel davacı ... ...'a satarak teslim ettiğini, şahitlerin beyanları ve köy ihtiyar heyeti huzurunda tanzim edilen satış senediyle anlaşıldığı" gerekçesiyle "... oğlu ... hissesinin tamamen davacı ... ... hissesine ilavesine” karar verildiğini, buna rağmen kararın infazı sırasında hissesinin davacının murisi uhdesinde bırakıldığının anlaşılması nedeniyle tapu kaydına dava konusu şerhin işlendiğini, tapu kaydının aleniliği ve tarafların haklarının kaybolmaması için tapu müdürlüğünün tarafların muvafakatini almadan düzeltme işlemi yapmadığını, tapu kaydına şerh koymakla yetindiğini belirtrek davanın reddini savunmuştur.
2.Bir kısım dâhili davalılar yargılama aşamasındaki beyanlarında; davaya konu hissenin babaları ... ...'a ait olduğunu, bu tarlaların kendi zilyetliklerinde bulunduğunu, açılan davayı kabul etmediklerini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2024 tarihli ve 2022/8 Esas, 2022/560 Karar sayılı kararı ile "...davaya konu taşınmazların ... oğlu ... ...'a ait olan 1/8 hissesinin ... Kadastro Mahkemesince dâhili davalılar murisi ... ... adına tespit edildiği ve bu hükmün kesinleştiği, kesinleşen hükmün tapu kaydına hatalı infaz edildiği, daha sonra bu hatanın farkedilerek hatalı infaz şerhinin düşüldüğünün anlaşıldığı ...." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.11.2024 tarihli ve 2023/1500 Esas, 2024/1191 Karar sayılı kararı ile "...İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı... Kadastro Hakimliğinin 22.05.1959 günlü ve 58/2 96... /41 Karar sayılı kesinleşmiş kararında taraf teşkilinin sağlanmadığı ve davacı murisi ... oğlu ...'ın taraf olmadığı iddiasının...ilgili Kadastro Hakimliği dosyasında temyiz kanun yolu başvurusunda ileri sürelebileceği..." gerekçesiyle "...istinaf bavurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçesinde dayandığı nedenleri tekrarla;
1.Müvekkili adına sunulan hukuki görüşte yer alan niteleme ve değerlendirmelerin Mahkemece dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu,
2.Müvekkilin miras bırakanı ... ...'ın Kadastro Mahkemesinde görülen davada davalı ya da müdahil olmadığını, bu nedenle bu hükme yönelik temyiz kanun yoluna başvurma yetkisinin bulunmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu kaydındaki hatalı infaz şerhinin terkini ve tespit istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçelesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.