7. Hukuk Dairesi 2025/1514 E. , 2025/5409 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Hazine adına tapuya kayıtlı bulunan Antalya ili, ... ilçesi, ... Köyü, 107 parsel sayılı taşınmazın Mera Komisyonun 05.08.2011 tarihli 2011/29 sayılı Kararı ile kışlak kapsamına alındığını, bu taşınmazın mera ya da kışlak niteliğinde olmadığını, taşınmazın üstünde müvekkiline ait havuz ile çardak ve muz bahçesinin bulunduğunu, düzenlenen ecrimisil tutanaklarında taşınmazın 2.134 m²'sinin kadimden beri müvekkilinin ataları ve müvekkili tarafından kullanıldığının görüleceğini, müvekkili tarafından tanzim olunan 08.05.2019 tarihli dilekçe ile dava konusu bölümün kendisine kiralaması veya satılması amacıyla Hazineye müracaat edildiğini, bu başvuru sonrasında Mera Komisyonunun taşınmazı hukuka aykırı bir şekilde kışlağa çevirdiğini ileri sürerek dava konusu taşınmaz hakkında verilen tahsis kararının iptali ile taşınmazda müvekkilinin zilyetliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın vasfı itibariyle Devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerden olduğunu, bu nedenle zilyetlikle iktisaba elverişli nitelikte olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 6360 sayılı ve 5216 sayılı Kanun hükümleri gereğince müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğinden müvekkili hakkında açılan davanın öncelikle nedenden reddine karar verilmesi gerektiğini, eldeki davanın süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın imar-ihya suretiyle kazanımı şartlarının gerçekleşmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
3.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının eldeki davayı yasal sürede açmadığını, dava konusu taşınmazın Devletin tasarrufunda olan ve üzerinde özel mülkiyet kurulmamış bir taşınmaz niteliğinde olduğunu, davacının bu taşınmazda haksız işgalci olması nedeniyle işgal ettiği süreler için ceza ödediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.01.2022 tarihli ve 2020/30 Esas, 2022/43 Karar sayılı kararı ile; "...Hazinenin mülkiyetinde bulunan arazilerden etüd sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak yararlanılabileceği saptanan yerlerin mera kaynakları içerisine alınabileceği konusunda yasal düzenlemelerin mevcut olduğu, bu şekilde bulunan tapulu yerlerinin mera kaynakları kapsamına alınması üzerine dava açma yetkisinin mülkiyet hakkı sahibi Hazineye ait bulunduğu, mera komisyon kararlarının iptali davalarında köy/mahalle namına dava açamayacağı gibi, kişisel bir hakka ya da zilyetliğe dayanarak da eldeki davanın açılamayacağı...uyuşmazlık konusu taşınmazın orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden de olmadığı, taşınmazın kesinleşen tesis kadastrosu ile ham toprak vasfı ile Maliye Hazinesi adına tescil edildiği, davacı tarafından ibraz edilen ecrimisil ödeme dekontlarının davacının mülkiyeti Hazine adına kayıtlı taşınmazı haksız olarak işgal ettiğini ve bunun karşılığını ödediğini gösterdiği, davacı tarafından dayanılan ödeme belgelerinin davacı adına zilyetlik şartlarını sağlamayacağı...." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.07.2024 tarihli ve 2022/2264 Esas, 2024/1488 Karar sayılı kararı ile; "...istinaf bavurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçesinde dayandığı nedenleri tekrarla;
1.Müvekkilin mülkiyete yönelik hak kaybının mera komisyonunun hukuka aykırı kararıyla ve keyfi bir şekilde gerçekleştirildiğini,
2.4706 sayılı Kanun'un 4. maddesinin d bendinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında, köy ve mezraların yerleşme alanı içinde bulunan ve yüz ölçümü beş bin metre kareye kadar olan Hazineye ait taşınmaz malların kullanıcılarına, rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabileceği hükmüne yer verildiğini,
3.Mahkemenin esasa ilişkin gerekçesinin yerinde olmadığını, taşınmazın hiçbir zaman mera ya da kışlak olarak köyün ortak kullanımında bulunmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, mera komisyon kararının iptali ve zilyetliğin tespiti istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçelesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.