8. Ceza Dairesi 2024/14742 E. , 2025/10274 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2017 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1-6 ve 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2018 tarihli ve 2018/2 Esas, 2018/29 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62... . maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın, 18.04.2018 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.03.2023 tarihli ve 2022/23356 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41934 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın 25/04/2017 tarihli eylemi sebebiyle, Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 22/12/2017 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesinde yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda, adı geçen sanığın evvelce 05/05/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi sebebiyle yapılan soruşturma evresi neticesinde, Mutki Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29/07/2016 tarihli ve 2016/263 soruşturma, 2016/1 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, sanığın erteleme süresi içerisinde inceleme konusu 25/04/2017 tarihli aynı nevi suçu işlediği ve hakkında soruşturma açıldığı gerekçesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakla, sanık hakkında verilen 29/07/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra işlendiği anlaşılan iş bu incelemeye konu mahkûmiyet kararına ilişkin olan 25/04/2017 tarihli eylemin, denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle aynı maddenin 4. fıkrası kapsamında erteleme kararının ihlâli niteliğinde olduğu cihetle, eylemin müstakil bir suç oluşturmayacağı gözetilmeden, sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hükümlü hakkında, 25.04.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2017 tarihli ve 2017/6024 Soruşturma, 2017/1705 Esas, 2017/634 sayılı iddianamesi ile Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2018 tarihli ve 2018/2 Esas, 2018/29 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 18.04.2018 tarihinde kesinleştiği,
B. Sanığın doğrudan dava açılmasına sebep olan 05.05.2016 tarihli eylemi sebebi ile Mutki Cumhuriyet Başsavcılığının 29.07.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, erteleme kararının 03.08.2016 tarihinde usule uygun tebliği ile kesinleştiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine yerine getirmemesi ile Mutki Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2017 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında Mutki Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2021 tarihli ve 2021/65 Esas, 2021/98 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinaf incelemesi ile 20.04.2022 tarihinde kesinleştiği Anlaşılmıştır.
C.Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesinde yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda, adı geçen sanığın 05.05.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi sebebiyle yapılan soruşturma sonucunda, Mutki Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 29.07.2016 tarihli ve 2016/263 Soruşturma, 2016/1 Karar sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanması kararı verildiği, sanığın erteleme süresi içerisinde inceleme konusu 25.04.2017 tarihli suçu ilişkin doğrudan dava açıldığı ve sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakla, sanık hakkında verilen 29.07.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra işlendiği anlaşılan kanun yararına bozma incelemesine konu mahkûmiyet kararına ilişkin 25.04.2017 tarihli eylemin, denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle aynı maddenin 4. fıkrası kapsamında erteleme kararının ihlâli niteliğinde olduğu, eylemin müstakil bir suç oluşturmayacağı gözetilmeden, sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Bitlis 2.
Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2018 tarihli ve 2018/2 Esas, 2018/29 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde karar verildi.