T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22.
HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1644 - 2026/114 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/06/2023
ESAS-KARAR NO : 2022/453 E - 2023/345 K
DAVANIN KONUSU : Alacak
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı şirket vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, davalı şirketin bayisi olduğunu, bu kapsamda davalı şirketin davacıya akaryakıt satışı yaptığını, ilerleyen süreçte davalı şirketin akaryakıt istasyonunda meydana gelebilecek yanlış yakıt boşlatma sorununu ortadan kaldırmak için "..." denilen bir cihazı davacı şirkete önerdiğini, müvekkili şirketin yakıt tanklarına yanlış yakıt boşaltılmasını önlemek için bu cihazı taktığını, akıllı dolum sisteminin görevinin, tankın yanlış yakıtı almasını önlemek olduğunu, cihazın takılmasından önce davalı şirketin yanlış dolum önleyici bu sistemin güvenilir olduğuna dair müvekkili şirkete garanti verdiğini, ancak söz konusu cihazın işe yaramadığını ve 02/09/2020 tarihinde tanker operatörünün, benzin tankına boşaltacağı benzini motorin tankına boşalttığını, akıllı dolum sisteminin hata için uyarı vermediğini, müvekkil şirketin üç (3) gün sonra otomasyon sistem verilerini kontrol ettiğinde tankta motorinin ve benzinin karışmış olduğunu gördüğünü, durumun davalı şirkete bildirilmesi üzerine davalı şirketin numune örnekleri aldığını ve alınan numunenin laboratuvarda incelenmesi sonucu tanktaki ürünün değerinin standart motorin değerinin dışında olduğunun tespit edildiğini, ürün Analiz Raporu ve EPDK kuralları kapsamında bu tankın içindeki yakıtın bertaraf edilmesi ve tankın tekrar temizlenmesi gerektiğinin müvekkili şirkete bildirildiğini, müvekkili şirketin belirli bir ücret ödemesi yaptığını ve karşılığında EPDK'nın yetkilendirdiği bir şirket tarafından bu karışık yakıtın bertaraf edildiğini, davalı şirketin uğranılan zararı karşılamadığını belirterek, yakıt karışımının lisans sahibi firmalarca imha edilmesi amacıyla ödenen 11.800,00 TL yakıt bertaraf ücretinin tahsiline ve kararın verildiği tarihten itibaren 15.000 lt motorinin ve 2200 lt benzinin güncel pompa fiyatı üzerinden karşılığının yasal faiziyle alınmasına, ayrıca ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 15/08/2022 tarihli dilekçe ile ise, dava dilekçesinin "konu" kısmında yer alan 50.000,00 TL alacağın "netice ve sonuç" kısmında sehven yazılmadığı ifade edilerek, yakıt karışımının lisans sahibi firmalarca imha edilmesi amacıyla ödenen 11.800,00 TL yakıt bertaraf ücretinin tahsiline ve kararın verildiği tarihten itibaren 15.000 lt motorinin ve 2200 lt benzinin güncel pompa fiyatı üzerinden karşılığının yasal faiziyle alınmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL alacağın tahsiline, ayrıca ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, "..."nin güvenilir olduğuna dair bir garantinin davacı yana verilmediğini, davacı şirketin basiretli tacir gibi hareket etmekle yükümlü olduğunu, müvekkil şirketin davacının istasyonuna taktırdığı söz konusu cihazı üretmediğini, ayrıca kalibrasyon ve ayarlarını yapmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan vekili beyan dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin davaya konu midas ünitesinin üreticisi değil satıcısı olduğunu, davaya konu ürünün davacı şirkete 08/08/2017 tarihinde gerekli eğitimler verilmek suretiyle teslim edildiğini, söz konusu üründen birçok kez dolum yapıldığını, davacı şirket tarafından olay tarihine kadar ürünün işleyişiyle ilgili herhangi bir ayıp veya arıza bildiriminde bulunulmadığını, üretimden kaynaklı ayıbın olmadığını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin, davalı şirketin akaryakıt satış bayisi olduğu, davalı şirketin, dava dışı ihbar olunan ... Teçhizat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden "..." aldığı ve "..." sisteminin, satışı gerçekleştiren firma tarafından davacı şirketin istasyonuna kurulum yapıldığı, davacı şirket tarafından cihazın kullanıldığı, davacı şirket ile davalı şirket arasında söz konusu cihaza ilişkin alım satım sözleşmesi bulunmadığı ve davalı şirketin cihazın düzgün çalışması hususunda herhangi bir garanti verdiğine dair belgenin davacı şirketçe dosya içerisine ibraz edilmediği, yine davacı şirketçe, 02/09/2020 tarihinde tanker operatörünün, benzin tankına boşaltacağı benzini motorin tankına boşalttığı, akıllı dolum sisteminin hata için uyarı vermediği, cihazın yanlış yakıtın tanka alımını engelleyen sistemi çalıştırmadığı, yani sistemin gereğini yerine getirmediği ve bu nedenle karışan yakıttan dolayı tankta bulunan bütün benzinin imha edildiği ve zararın ortaya çıktığı hususunda iddiada bulunulmuş ise de; bu yönde yapılan bir tespitin ve alınan raporun bulunmadığı, iddia edilen olay sonrası cihazı satan ve monte eden firma yetkililerinin yaptıkları inceleme ve testler sonucu e-mail ortamında verilen beyanda arızanın bulunmadığının ifade edildiği, "..." cihazının %100 oranında güveniler olmadığı, tank operatörünün ve akaryakıt istasyonu çalışanlarının yeterli özeni göstermedikleri, dolayısıyla davacı şirketin söz konusu zararı nedeniyle davalı şirkete herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği ve sorumluluk yüklenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin yeterli araştırmayı yapmadan eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, karışan yakıtın bulunduğu tanktan alınan numunenin laboratuvar ortamında test edilmesi sonucu, tanka yakıt karıştığının belirlendiğini, ürün analiz raporunun bilirkişi tarafından değerlendirilmediğini, tek bir bilirkişi raporu doğrultusunda dosyanın sonuçlandırıldığını, "..." cihazının davalı şirketin istemi doğrultusunda tanklara takıldığını, müvekkil şirketin bu yönde herhangi bir talebinin bulunmadığını, cihazın %100 oranında çalışmadığına ilişkin tespitin neye göre yapıldığının anlaşılamadığını, yaşanan olayın üzerinden iki (2) sene geçtiğini ve karışık yakıtın bertaraf edildiğini, bu nedenle delil tespiti işleminin gerçekleştirilemediğini, mahkemece davalı şirket ile ihbar olunan şirket arasında e-mail yazışmalarının olduğunun ifade edildiğini, ancak müvekkil şirkete bir yazışma bilgisinden veya yapılan bir incelemeden söz edilmediğini, davacı şirket ile ihbar olunan şirket arasında bir ticari ilişkinin olmadığını, davalı şirket ile ihbar olunan şirket arasında mevcut cihaz alım sözleşmesinin müvekkil şirketi bağlamayacağını, konusunda yetkili, deneyimli ve teknik bilgiye sahip bilirkişiden rapor alınmasında zorunluluk bulunduğunu, davalı şirketin oluşan zarardan sorumlu olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının, kullanılan "..." cihazı nedeniyle zararının bulunup bulunmadığı, bu kapsamda alacak talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, bayilik sözleşmesi kapsamında davalı tarafından verilen "..." cihazının ayıplı olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, bir mali müşavir, bir nitelikli hesap bilirkişisi ve bir petrol ve doğalgaz mühendisi bilirkişisinden inceleme yapılmak suretiyle alınan raporda özetle; akıllı dolum sistemlerinin petrol piyasasının çeşitli aşamalarında kullanılabildiği, mevzuat gereğince akıllı dolum sistemlerinin kullanımı yönünde bir zorunluluk bulunmadığı, bu ve benzeri sistemlerin yüzde yüz (%100) doğruluk oranıyla çalışan sistemler olmadığı, görevlilerin dalgınlıkları ya da ihmalleri halinde ilave bir emniyet sağlayabilmek için geliştirilen sistemler olduğu, cihazların yanılabilmesinin her zaman mümkün olması nedeniyle istasyondaki sorumlu görevlilerinin özeninin önemli ve gerekli bulunduğu, sistemin ayıplı olduğuna ve uğranılan zarara ilişkin önceden alınan bir raporun olmadığı, mevcut durumda, cihazın kendisinin mi ayıplı olduğu, tanka montajda mı hata bulunduğu, yine cihazda imalat hatası mı olduğu, yoksa kullanıcı hatası nedeniyle mi cihazın işlevini yerine getirmediği hususunun tespit ettirilmediği, otomasyon sistemlerinin, tanklardaki akaryakıt miktarlarını ölçen sistemler olduğu, bu sistemlerin tankın içerisindeki akaryakıtın muhteviyatına yönelik bir bilgi sunmadığı, dolayısıyla sadece otomasyon verilerine bakılarak motorin tankına eklenen yakıtın benzin olduğunun kesin olarak söylenmesinin mümkün bulunmadığı, görüş olarak bildirilmiştir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre, davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1.Davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın istinaf eden davacı şirketten alınarak Hazineye irat kaydına,
3.İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5.HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6.Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 11/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Katip
(e-imzalıdır)
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."