Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/3682 E.  ,  2026/329 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/555 Esas, 2025/725 Karar
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/351 E., 2023/43 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2021/067224 başvuru numarası ile "..." ibareli markanın 30. sınıfta tescili isteğine yönelik müvekkilinin itirazının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, davalının 1960 yılından beri sektörde faaliyette bulunan müvekkilinin "..." ibareli markasının yalnızca ilk harfini değiştirmek suretiyle davaya konu "..." markasını oluşturduğunu, aralarındaki görsel ve işitsel benzerliğin yanı sıra kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerin birebir aynı olması dolayısı ile markaların birbiri ile ilişkilendirilmesi ve karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, bu şekilde markaların birbiri ile karıştırılmasının davalının haksız kazanç elde etmesine ve müvekkili tarafından uzun yıllar boyunca markanın tanıtımı için yapılan reklam, tanıtım vs harcamalarının boşa gitmesine sebebiyet vereceğini ileri sürerek 2022-M-10750 sayılı YİDK kararının iptali ile davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı şirket vekili, YİDK kararına karşı süresi içinde dava açılmadığını, dava konusu "..." markası ile davacının itiraza mesnet "..." markası arasında harflerin dizilişi, hece yapısı, görünüş, vurgu, kelimenin anlamı ve kulakta bıraktıkları intiba vs. farklılıklar nedeniyle görsel, işitsel ve kavramsal yönden benzerlikten söz edilmeyeceğini, ortalama tüketicilerin markaları ilişkilendirmesi ya da karıştırmasının imkan dahilinde olmadığını, müvekkilinin 25.02.2016 tarihli başvurusunun kabulüyle "... ..." markasının tescil edilerek koruma altına alındığını, 2016 yılından beri kullandığı bu marka sebebiyle kazanılmış hakkının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şekli unsur içermeyen markalar arasında görsel benzerliğin bulunmadığı, farklı harflerle başlayan markaların kalan kısmı aynı olmakla birlikte baştaki harflerin ses bakımından markaları işitsel olarak tamamen farklılaştırdığı, fantezi kelimelerden oluşan markalar arasında anlamsal bir benzerlikten de söz edilemeyeceği, dava konusu markada yer alan 30. sınıftaki bir kısım emtia yönünden benzerlik bulunuyor ise de, işaretler arasında benzerlik bulunmamasının iltibas tehlikesini ortadan kaldırdığı, ortalama tüketicinin markalar arasındaki farklılığı algılayabilecek düzeyde bulunduğu, taraf markalarının benzerlik içermediği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında iltibas tehlikesinin mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının da oluşmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, taraf markalarının her ikisinin de fantezi kelimeler olup bilinen bir anlama sahip olmadığı, ayrıca markaların şekil unsurundan yoksun olup ibarelerin başlangıcında yer alan "F" ve "J" harflerinin, ibarelerin kalan kısmı aynı ise de markaları tamamen birbirinden ayrıştırdığı ve davalının kötüniyetinin somut delillerle ortaya konulamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog