Karar No
K. 2026/214
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2023/1252 Esas

KARAR NO: 2026/214 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI:2022/106 Esas - 2023/266 Karar

TARİH:11/04/2023

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 05/02/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil .... Şti. İle davalı şirket .... A.Ş. Arasında yıllardır süregelen ticaret ilişkisinin olduğunu, Ticari ilişkiden doğan hak ve borçlar, müvekkil şirketin cari hesabında mevcut olduğunu, İstanbul 2. İcra Müdürlüğü ... sayılı icra dosyası ile, davalı aleyhinde cari hesap borcundan kaynaklı icra takibi başlatıldığını, Ödeme emri davalıya 15.02.2021 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı 20.02.2021 tarihli itiraz dilekçesiyle takibin 21.681,51 TL' lik kısmına ve bu kısıma ilişkin ferilere itiraz edildiğini,

Davalı tarafça yapılan itiraz haksız ve dayanaksız olup, yargılama aşamasında yapılacak ticari defter incelemeleri neticesinde müvekkil şirketin alacaklı olduğu ortaya çıkacağını,Ticari işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar için zorunlu dava şartı olan arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını,

Davalı tarafın icra takibine yapmış olduğu haksız, kötü niyetli ve hukuka aykırı olan itirazının iptaline, Takibin devamına, İşbu itiraz kötü niyetli olarak yapıldığından takip konusu alacağın yüzde 20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 11/04/2023 tarih ve 2022/106 Esas - 2023/266 Karar sayılı kararında; "İddia ve savunma, tarafların sunduğu deliller, mahkememizce celp edilen BA/BS formları, tarafların ibraz ettiği ticari defter ve kayıtlar, dosya kapsamında alınan 15/12/2022 tarihli birlirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirilmekle; taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, davacının ;İstanbul 2.İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinde 50.233,35TL alacak için takip başlattığı, davalının takibe konu alacağın 28.551,84TL'lik kısmını kabul ettiği, 21.681,51TL'lik kısma ise itiraz ettiği, 21.681,51TL'lik alacak miktarı için duran takibi canlandırmak amacıyla davacının işbu itirazın iptali davasını ikmal ettiği anlaşılmıştır. Davacı yanın mahkememize ibraz ettiği ticari defter ve kayıtları ile davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği, davalının takibe yaptığı kısmi itiraza ilişkin herhangi bir ödeme belgesi ibraz etmediği, bu halde kısmi itirazında haklılığını ispatlayamadığı anlaşılmış takip talebinden sonra davalının davacıya ödemeler yapmaya devam ettiği, 8.250,00TL'lik ödeme gerçekleştirildiği anlaşılmış, bu meblağın itiraza konu 21.681,51TL'den mahsubu ile davacının takibe yapılan itiraz üzerine duran kısım yönünden 14.061,93TL alacaklı olduğu anlaşılmış, takibin itiraz üzerine duran kısmının bu tutar üzerinden devamına karar verilmiş; davacının takipten sonra yapılan ödemeleri mahsup etmeden itirazın tümünün iptali amacıyla işbu davayı açtığı anlaşıldığından icra inkar tazminatına hükmolunmamış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;İstanbul 2.İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında yürütülen takibe yapılan itirazın 14.061,93TL yönünden İPTALİNE, takibe yapılan itiraz üzerine duran kısım yönünden takibin 14.061,93 TL üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,2-Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece takipten sonra yapılan ödemenin mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafından, davalı aleyhinde cari hesap borcundan kaynaklı icra takibi başlatıldığını; ödeme emrinin davalıya 15.02.2021 tarihinde tebliğ edildiğini ve davalı 20.02.2021 tarihli itiraz dilekçesiyle takibin 21.681,51 TL' lik kısmına ve bu kısıma ilişkin ferilere itiraz ettiğini, davacının takibe konu alacağın 28.551,84-TL'lik kısmını kabul ettiğini, bu nedenle takip tarihinden sonra davacıya yapılan yapılan 8.250,00-TL'lik ödemenin itiraz edilen kısma mahsuben yapıldığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu,Müvekkili şirket lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu, mahkemece davacının takipten sonra yapılan ödemeleri mahsup etmeden itirazın tümünün iptali amacıyla dava açıldığı gerekçesiyle icra inkar tazminatı taleplerini tümüyle reddettiğini, mahsup işleminin yapılmasının hukuka uygun olması varsayımında dahi yerel mahkemenin, kabul edilen kısım bakımından icra inkar tazminatına hükmetmesi gerektiğini; yerel mahkeme kararının bu yönüyle kaldırılması gerektiğini,Davalı vekili lehine ilam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı taraf söz konusu itirazın iptali davasının ikame edilmesine sebebiyet verdiği gibi ayrıca yerel mahkeme tarafından mahsup işlemi sonrasında davanın kısmi kabulüne karar vererek davalı vekili lehine 7.619,58-TL ilam vekalet ücretine hükmetmesinin hatalı olduğunu; yerel mahkeme kararının bu yönüyle kaldırılması gerektiğini, İleri sürerek, Yukarıda açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/106 E. 2023/266 K. sayılı ve 11.04.2023 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin bilirkişi raporuna yaptıkları itirazları dikkate almadan eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, her ne kadar davacı 2019 yılından itibaren oluşan cari hesap ekstrelerini ibraz etmişse de müvekkili şirketle olan ticari ilişkisinin 2013 yılına kadar dayandığını, davacının müvekkili şirketle süre gelen ticari ilişkinin başladığı tarihten itibaren hesap ekstreleri incelendiğinde taraflarınca ödenen ve iade edilen bir kısım faturaların davacının hesap ekstresine yansıtılmadığının tespit edildiğini, bununla birlikte dava konusu icra takibine 2019-2020 yılına ait cari hesap ekstreleri dayanak gösterilmişse de icra dosyasında alacaklı görünen davacı tarafın müvekkili şirket uhdesinde doğmuş bir alacağı bulunmadığını; davacının defter kayıtlarında müvekkili şirketin borçlu görünmesinin nedeninin önceki yıllarda yapılan bir takım ödemelere ilişkin faturaların davacının kayıtlarına hiç işlenmemiş olmasından kaynaklandığını, her iki tarafın defterlerinin, ticari ilişkinin başladığı tarihten itibaren detaylı olarak incelenmesi gerekirken davacının 2019 yılı itibari ile sunduğu cari hesap ekstreleri ile sınırlı kalınmasının, bu duruma itirazlarının dikkate alınmaması eksik inceleme yapılması ile sonuçlandığını, müvekkili şirket kayıtlarına göre taraflarınca itiraz edilen itilaflı 21.681,51 TL'ye ilişkin borcun hangi tarihlerde ödendiğini, fatura ve yevmiye numaraları ile birlikte gösterir tablonun ek olarak bilirkişi raporuna beyan dilekçeleri ekinde sunulduğunu ancak yerel mahkeme bu iddialarını da dikkate almadığını ve itirazlarını görmezden geldiğini, yerel mahkemenin gerekçeli kararında itirazılarına ilişkin bir açıklamaya da yer verilmediğini, Lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin eksik ve hatalı hesaplandığını, yerel mahkeme tarafından verilen davanın kısmen kabulü kararı sebebiyle lehlerine hükmedilen 7.616,58-TL vekalet ücretinin eksik olarak hesaplandığını; vekalet ücretinin yeniden hesaplanarak hakkaniyetli şekilde takdir edilmesini mahkemeden talep ettiklerini, İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve re’sen nazara alınacak sebepler ile istinaf incelemesi neticelenene kadar tehir-i icra taleplerinin kabulüne Usul ve yasaya aykırı olan İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/106 E. 2023/266 K. 11.04.2023 tarihli kararına karşı ileri sürdükleri istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki ticari satış ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki kısmi itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne, inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava konusu takip dosyası kapsamından, davacının davalı aleyhine 50.233,35-TL bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, davalının takibe süresinde kısmi itirazda bulunduğu ve takip konusu alacağın 21.681,51-TL' lik kısmına itiraz ettiği, davacının kısmi itirazın iptali istemi ile 21.681,51-TL üzerinden eldeki itirazın iptali davasını ikame ettiği, mahkemece davanın 14.061,93-TL asıl alacak yönünden kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan ve 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2023 yılı için HMK'nun 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 17.800,00-TL olmuştur. Dava değeri 21.681,51-TL, kabul edilen kısım 14.061,93-TL, reddedilen kısım ise 7.619,58-TL'dir.

Davacı tarafından reddedilen, davalı tarafından ise kabul edilen miktar istinaf konusu edilmiştir. Buna göre ilk derece mahkemesi kararı verildiği tarih itibariyle hem kabul, hem de reddedilen tutar yönünden kesin niteliktedir. Yerel mahkemece miktar itibariyle kesin nitelikteki karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin de sonuca bir etkisi bulunmamaktadır.Sonuç itibariyle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince ayrı ayrı usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Tarafların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 341 ve 352/1 maddeleri gereğince ayrı ayrı USULDEN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,

3.Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4.Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 240,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 491,10-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

5.İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,

6.Artan gider avansı varsa talep halinde iadesine,

7.Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/02/2025 tarihinde HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog