Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

9. Hukuk Dairesi         2025/8042 E.  ,  2025/9938 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/818 E., 2025/1786 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 5. İş Mahkemesi

SAYISI: 2024/26 E., 2025/2 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.08.1995-27.07.2019 tarihleri arasında davalı bünyesinde çalıştığını, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin, prim ve ikramiyelerinin ödenmediğini belirtmiş, İlk Derece Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli celsesinde verilen ara karar ile iş sözleşmesinin feshinin ne şekilde gerçekleştiğine ilişkin beyanda bulunması için davacı vekiline süre verilmesi üzerine davacı vekili tarafından verilen 08.10.2021 tarihli beyan dilekçesinde iş sözleşmesinin müvekkili tarafından alacaklarının ödenmemesi nedeniyle haklı olarak feshedildiği ifade edilerek kıdem ve ihbar tazminatları, prim/ikramiye ücreti, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş sözleşmesinin müvekkili Şirket tarafından davacının hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve işyeri kurallarına uymama gibi doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışları nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamayacağını, davacının ödenmeyen alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin iddiasının dosya kapsamı ve beyanlarına başvurulan tanık anlatımlarıyla ispatlandığı, karşılığı ücretin ödendiğinin ise davalı işveren tarafından ispatlanamadığının anlaşılmasına göre davacının söz konusu alacaklara hak kazandığı, davacının ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunduğu tespit edilmekle iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğinin kabul edildiği, buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, iş sözleşmesini haklı nedenle fesheden işçinin ihbar tazminatına hak kazanamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre ve özellikle tanık beyanları ile dosya kapsamıyla ispatlanan mesai düzeninde hüküm altına alınan fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının ödendiğinin ispatlanmaması, davacının çalışma süresine göre hak ettiği yıllık ücretli izinlerinin tümünün kullandırıldığının kesin delillerle ispatlanmaması, davalı işverene husumet yöneltilmesinde hata olmaması, davacının iş sözleşmesini feshinin haklı nedene dayanması, fesih iradesi işçiden geldiğinden ihbar tazminatı hakkının bulunmaması karşısında İlk Derece Mahkemesi kararında hukuka aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, incelenen hizmet cetveli ve ticaret sicili kayıtlarına göre davacının ilk işe giriş tarihinin 15.08.1995 olduğu, bu tarihteki işvereni ... davalı Şirketin yetkilisi ve eski müdürü olduğu, davacının bu işyerinden çıkışının verilmesinin akabinde davalı Şirket bünyesinde işe girdiği ve 27.07.2019 tarihine kadar çalıştığının anlaşıldığı, davacının devir tarihinde iş sözleşmesinin feshedilip alacakların ibra edildiğine dair davalının bir iddiasının bulunmadığının anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesince de hizmet süresinin 23... ay 22 gün olarak kabul edildiği hâlde daha düşük hizmet süresi üzerinden kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasının hatalı olduğu, davaların durduğu 95 günlük bu süre ile arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığı 29 günlük süre ve 5 yıllık zamanaşımı süresi fesih tarihine eklendiğinde zamanaşımı süresinin 01.12.2024 tarihi itibarıyla dolacağı, ıslah dilekçesinin verilme ve harcının yatırılma tarihi itibarıyla zamanaşımı süresi dolmadığı hâlde salgın ve arabuluculuk görüşmesinde duran süreler dikkate alınmadan zamanaşımı süresinin değerlendirilmesinin hatalı olduğu, bu hâlde davacı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf itirazlarının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1.Davacının hizmet süresinin tespitinde hata yapıldığını,

2.İş sözleşmesinin müvekkili Şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğinin ispatlanmasına karşın kıdem tazminatının hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu,

3.Davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bulunmadığını, tanık beyanlarına itibar edilerek hesaplama yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını,

4.Davacının tüm çalışma hayatı boyunca sadece 10 gün yıllık ücretli izin kullanmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

5.İddianın genişletilmesi yasağına riayet edilmediğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş sözleşmesini fesheden tarafın belirlenmesi, feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması hususlarına ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin sona ermesi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin önemi bulunmamaktadır. Yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.

Diğer yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 31. maddesinde hâkimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup madde uyarınca, hâkim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.

Somut uyuşmazlıkta davacı vekili; 08.10.2021 tarihli beyan dilekçesinde müvekkilinin çalıştığı tüm süre boyunca hiç yıllık ücretli izin kullanmadığını, yalnızca bir kez oğlunun düğünü için 10 gün yıllık ücretli izin kullandığını, zaman zaman mazeret izinleri kullanmış olup hiçbirinin yıllık ücretli izin kapsamında olmadığını ifade etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dosyaya yıllık izin defteri sunulmadığı belirtilerek ve davacı vekilinin 08.10.2021 tarihli beyan dilekçesi dikkate alınarak davacının toplam hizmet süresince 23 yılı aşan dönemde sadece 10 gün yıllık ücretli izin kullandığı kabulü ile bakiye yıllık ücretli izin alacağı hüküm altına alınmıştır.

Davacının 23 yılı aşan çalışma süresi boyunca sadece 10 gün yıllık ücretli izin kullanması hayatın olağan akışına uygun olmadığından 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesi uyarınca hâkimin davayı aydınlatma yükümlülüğü çerçevesinde Mahkemece, davacı asılın çalışma süresi boyunca yıllık ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün kullandığı konusunda beyanı alınmalı, bundan sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmelidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog