Esas No
E. 2024/615
Karar No
K. 2026/224
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2024/615 - Karar No:2026/224

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

31. HUKUK DAİRESİ

(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)

ESAS NO: 2024/615
KARAR NO: 2026/224

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 14/12/2023

NUMARASI : 2022/552 E-2023/846 K

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 05/03/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 10/03/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili; Taraflar arasında 11.10.2018 tarihinde kaba inşaat (beton+kalıp+demir) işleri taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin haklı neden olmaksızın davalı tarafından tek taraflı fes edilmesi üzerine borçlu şirketin başka bir firmayla anlaşma imzaladığını ve söz konusu malları bu şirketin kullanımına tahsis ettiğini, dava konusu borcu tahsil etmek için davalı aleyhine Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2022/5443 esas sayılı takibe başlandığını, borçlunun haksız itirazı ile takibin durduğunu, davalının ihtarnamesinde sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiğine ilişkin beyanlarının hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, sözleşmenin 25.2 maddesi uyarınca davacının haklı fesih sebebi teşkil eden davranışı bulunmadığını, sözleşmede taşeron firmanın 5 gün eşyalarını toplama hakkı bulunduğunu, davalının usulüne uygun bildirim yapmadığından davacının çalışmaya devam ettiğini, davalının haklı sebep bulunmamasına rağmen şantiye alanındaki malzemelere el koyduğunu, yeni sözleşme kurulan 5k Firmasının kullanımına bırakıldığını, halen bu firma kullanımının devam ettiğini, davacının davalıya borcu bulunmamakla birlikte yapılmış olan usulsüz bildirime dayanılarak malların açıkça gasp edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek takibe itirazın iptalini, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada Davacı vekili; Taraflar arasında 11.10.2018 tarihinde kaba inşaat (beton+kalıp+demir) işleri taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 3. ve 14. maddesinde işin bedeli ve ödeme hususlarının düzenlendiğini, davalının ödeme planına uymadığı gibi çeklerin vadesinden sonra ödenmesinden kaynaklı çek vade farkı alacağını davacıya ödemeyi kabul ettiğini, ancak kabul beyanı sonrasında borcunu ödememek için sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek davacının şantiyede bulunan tüm inşaat malzemelerine el koyduğunu, bu sebeple çek vade farkı alacağı ve davalının el koyduğu statik mast elamanı alacağından kaynaklanan borcu tahsil etmek için davalı aleyhine Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2022/5392 esas ve Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2022/5443 esas dosyaları ile takip başlatıldığını, davalının takibe haksız itirazın ettiğini ve takibin durduğunu, sözleşmenin imzalandığı günden bu yana davacının büyük bir öz verili ile çalışmasına rağmen tahsili gereken çeklerin davalı tarafından zamanın verilmemesi ve ödenmemesi ile çek vade farkı alacağı oluştuğunu, davalının noterden çekildiği iddia edilen fesih ihbarının davacıya tebliğ edilmediği, feshin haklı nedene dayanmadığı gibi davacıya ulaşmadığından davacı açısından hüküm doğurmadığını belirterek takibe itirazın iptalini, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl ve birleşen davada davalı vekili : Davacının var olduğunu iddia ettiği alacağının tamamının zaman aşımına uğradığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin haklı sebeplerle ve tek taraflı olarak feshedildiğini, taraflar arasında 09.10.2018 tarihlinde imzalanan sözleşmenin sabit fiyat başlıklı 4. maddesine göre açıkça işin hangi fiyatla yapılacağı yazılı olup davacının her ne sebeple olursa olsun fiyat farkı isteme talebi bulunmadığının açıkça kararlaştırıldığını, sözleşmenin 4. maddesinde fiyat farkı istenemeyeceği yazılı olmasına karşı davacının fesih tarihine dek sürekli olarak fiyat farkı talebinde bulunduğunu, davacının sözleşmeye aykırı talebinin reddedildiğini, bunun üzerine davacının sözleşmenin esaslı unsurlarından olan işçilik bedellerini ödememeye başladığını, bu durumun imalatın durmasına sebebiyet verdiğini, davacının ödemekten kaçındığı işçi ücretlerinden kaçındığını, davalının ödemek zorunda kaldıklarını ve tutar kadar davacıdan alacaklı olduklarını, proje müdürünün şantiyedeki kontrollerinde davacı imalatlarının fen ve sanat kurallarına uygun olmadığını, aylık iş miktarına karşılık verebilecek sayıya ulaşmadığının tespit edildiğini, davacının sözleşmeye aykırı fiil ve eylemlerin nedeniyle sözleşmenin 25/2 maddesinde düzenlenen haklı sebeplerle sözleşmenin feshedildiğinin Beyoğlu 39. Noterliğinin 24296 yev nolu 05 Kasım 2021 tarihli ihtarname ile davacının sözleşmedeki adresine tebliğ edildiğini, davacının davalıdan çek vade farkı alacağı bulunmadığını, talebin sözleşmenin 14.2 maddesine aykırı olduğunu, sözleşmeye göre davalının 60 veya 90 günlük 2 adet çek verme hakkı bulunduğunu, sözleşmenin 25.2 maddesinde açıkça sözleşmenin haklı nedenlerle feshi halinde taşeronun iş yerindeki tüm malzemelerine el konularak eksik işlerin tamamlatılabileceği ayıplı kusurlu imalatların düzeltilebileceği kısaca davalının fesihten kaynaklanan tüm zararlarının giderileceğinin kararlaştırıldığını, uğranılan zararların tazmini bakımından davalının sözleşmenin haklı nedenlerle feshi başlıklı 25.2 maddesini yürürlüğe koyduğunu ve davacının şantiye sahasındaki malzemelerine haklı nedenle el koyduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Mahkemece;"Tüm dosya kapsamı ile tarafların ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinden bilirkişi incelemesi yapılamasına karar verilmiş, yeminli mali müşavir, inşaat mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler tarafından yapılan incele sonucu düzenlenen rapor ve bu rapora yönelik beyan ve itirazların değerlendirilmesi bakımında alının ek raporda özetle; "Taraflar arasında akdedilen 09.10.2018 tarihli sözleşmeye göre işin başlama tarihinin 11.10.2018, işin bitiş tarihinin 30.12.2018 olduğu, taşeronunu yapacağı iş tanımında beton ve demir için işçilik hizmete vereceği, kalıp için ise malzeme + işçilik olarak imalat yapacağının anlaşıldığı, 2018 tarihli tüm imalat işçilik bedellerinin piyasa raiçlerlerinde seyrettiğinin tespit edildiğini, davalının dava dışı yeni alt yüklenici ile arasında akdedilen 31.07.2022 tarihli 5 buçuk ay süreli (işin bitiş tarihi 15.07.2022) sözleşme incelendiğinde bu sözleşmeninde dava konusu sözleşmedeki imalat tanımları ile aynı olduğu, taşeronun yapacağı iş tanımlarınında aynı olduğunu anlaşıldığı, davalının sözleşmeye fesih beyanının Beyoğlu 39. Noterliğinin 24296 yev nolu 5 Kasım 2021 tarihli ihtarnamesi ile davacının sözleşmede bildirdiği adresine, 09 Kasım 2021 tarihinde tebliğ edildiğine ilişin tebliğ şehrinin mevcut olduğunu, sözleşmenin 2.2 maddesine göre taşeronun yükleniciden bedel, bedel farkı, malzeme, işçilik bedeli ve her türden herhangi bir alt ve nam altında hiç bir talepte bulunamayacağı, sözleşmenin m.3.1(c)'de sözleşmede belirlenen birim fiyatların herhangi bir sebepten dolayı değiştirilmeyeceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin m.3.1.h'de sözleşmede sabitlenmiş olan birim fiyatın dışında taşeronun ilave bedel talep edemeyeceği sözleşmenin 3.1.i maddesinde sözleşmenin imzalanmasından sonra birim fiyatlarda değişiklik yapılamayacağı ve fiyat farkı istenemeyeceğinin kabul edildiği, sözleşmede bedelin toptan götürü usulü ile belirlendiği, sözleşmenin 3.1.k maddesine göre anahtar teslim birim fiyatına göre sözleşme olduğu, bu hususun sözleşmenin sabit fiyat başlıklı 4. maddesinde de uygulandığı, çek vade farkının talep edilebilmesinin tarafların bu hususta anlaşmış olmalarına yada bu hususta bir ticari teamülünde bulunmasına bağlı olduğu, somut uyuşmazlıkta sözleşmede bu yönde bir düzenleme bulunmamakla birlikte bu yönde bir ticari teamülden de bahsedilemeyeceği, sözleşmenin haklı nedenle feshi başlıklı 24.2 maddesine göre iş verenin tamamen kendi yargısı sonucu taşeronun eksikliklerinden dolayı taahhüdünü yerine getirmekte geciktiği veya hiç getirmeyeceği kanısına vardığı takdirde tamamen kendi yargısı ile sözleşmeyi haklı nedenle feshetme hakkında sahip olacağını belirtildiği, sözleşmenin 31. maddesinde işin bitim tarihinin 30.12.2018 olduğu, davalı tarafından feshin 05.11.2021 tarihli ihtarname ile yapıldığı, davalının sözleşmeyi temerrüt nedeniyle feshetmiş olduğu, işin vadesinde bitirilmediği iş sahibinin işin bitim tarihinden 3 sene sonra feshettiği, sözleşmenin m.25, 1.2'ye bakıldığında iş sahibinin, taşeronun nam ve hesabına eksik işleri tamamlatma ve ayıpları düzelttirme hakkına sahip olduğu, iş sahibinin sözleşmenin 21. maddesinde tanınan hakka, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi halinde de sahip olacağı, sözleşmenin 25.2 maddesinde iş veren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi halinde taşeronun iş yerindeki tüm malzeme ekipman ve tesislerine el koyabileceğinin düzenlendiğini ve eserin tamamlanmasında kullanabileceği" ifade edilmiştir.

Asıl dava taraflar arasındaki alt yüklenici sözleşmesi kapsamında davalı tarafından alı konulan malzeme bedelinin tahsili yönünde başlatılan ilamsız takibe itirazın iptali, birleşen dava ise taraflar arasındaki alt yüklenici sözleşmesi kapsamında davalı tarafından alı konulan statik mast eleman alacağı ile çek vade farkı alacağının tahsili yönünde başlatılan ilamsız takibe itirazın iptali talebine ilişkindir.

Davacının taşeron, davalı yüklenicinin iş sahibi olduğu, 09.10.2018 tarihli kaba inşaat (beton+kalıp+demir) işleri taşeron sözleşmesinde işin başlama tarihinin 11.10.2018, işin bitim tarihinin ise 30.11.2018 olarak belirlendiği, bu sözleşme ile davacı taşeronun davalıya beton ve demir için işçilik hizmeti, kalıp için ise malzeme+ işçilik olarak imalat yapmayı üstlendiği, sözleşmenin davalı tarafından Beyoğlu 39. Noterliğinin 24296 yev nolu 05 Kasım 2021 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin 25/2 maddesine dayalı olarak feshedilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Davacı yan, taşeron sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiğini, davalı tarafından el konulan davacıya ait inşaat malzeme ve ekipmanlarının yeni bir taşeron sözleşmesi ile başka bir firmanın kullanımına bırakıldığını, ayrıca sözleşme kapsamında verilen çekler vadesinde ödenmediğinden çek vade farkı alacakları bulunduğunu belirterek 2 ayrı ilamsız takip ile alacak talebinde bulunmuştur.

Toplanan deliller ve yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen kök ve ek rapor içeriği tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında anahtar teslim birim fiyat esasına göre imzalanan sözleşmenin 2.3. ve 15. maddelerin içeriğinde ifade edildiği üzere taşeron tarafından sözleşmede belirlenen birim fiyat dışında ilave bedel, ek ödeme veyahut fiyat farkı talep edilemeyeceği, ödeme aracı çeklere ilişkin vade farkı uygulanmasına yönelik taraflar arasında bir anlaşma hükmü bulunmadığı gibi bu yönde bir ticari teamül oluşmadığının bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği anlaşılmakla davacı taşeronun çek vade farkı alacağı talebinin yerinde olmadığı mahkememizce kabul edilmiştir.

Taraflar arasında düzenlenen 11.10.2018 tarihli sözleşmede işin teslim tarihi 30.12.2018 olarak belirlenmesine karşın davacı tarafından üstlenilen işin zamanında bitirilmemiş olduğu, sözleşmede öngörülen işin teslim tarihinden yaklaşık 3 yıl sonra 05 Kasım 2021 tarihinde davalı tarafından sözleşmenin feshedilmiş olması karşısında sözleşmenin 25.2 maddesi içeriğine göre sözleşmenin herhangi bir hükmünün ihlal edilmesi halinde davalı yönünden haklı nedenle fesih hakkı söz konusu olacağından davacı taşeronun işi teslimde gecikerek sözleşmeye aykırı davrandığı ve bu kapsamda davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiş oluğu kanaatine varılmıştır.

11.10.2018 tarihli sözleşmenin 25.2. maddesi içeriğinde iş veren davalıya davacı taşeronun iş yerindeki tüm malzeme ekipman ve tesislerine el koyarak taşeron nam ve hesabına eksik işleri tamamlatma, ayıplı işlerdeki kusurları düzeltme hakkı verilerek maddenin davamında iş verenin bu malzeme ve/veya ekipmanı satarak alacaklarını ve uğradığı zararları karşılayacağı taşeronun ise sözleşmenin bu şekilde feshinden dolayı iş verenden hiç bir hak ve talepte bulunamayacağı ön görülmüştür.

Davalı tarafından davacı ile aralarındaki sözleşmenin feshinden sonra dava dışı bir başka alt yüklenici ile 31.01.2022 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşme içeriğinde taşeronunun üstlendiği işlerin işbu davaya konu taraflar arasındaki sözleşmede ön görülen işler ile birebir aynı olduğu, davalı tarafından dava dışı taşeron ile akdedilen 31.01.2022 tarihli sözleşmede işin bitim tarihi 15.07.2022 tarihi olup yanlar arasındaki sözleşmenin 25.2 maddesi içeriğine göre davalının davacı ile sözleşmesine haklı nedenle feshinden sonra davalı taşeronun tüm malzeme ve ekipmanlarına el koyarak taşeron nam ve hesabına eksik işleri tamamlattırma hakkı çerçevesinde dava dışı taşeron ile yapılan sözleşme süresi (15.07.2022) bitmeden 15.03.2022 ve 16.03.2022 tarihlerinde asıl ve birleşen davaya esas olan ilamsız takipleri başlatarak alı konulan malzeme bedeli ile statik mast elaman alacağı talebinde bulunması karşısında takip tarihleri itibari ile davacı taşeronun sözleşme kapsamında kullanılan malzeme ve ekipmanların iadesi talebinde bulunamayacağı sonuç ve kanaatine varılarak kanıtlanamayan asıl ve birleşen davanın reddine, asıl ve birleşen davaya esas takibin kötü niyetle yapıldığı kanıtlanamadığından asıl ve birleşen davada davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının sözleşmeyi feshetmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının uzun süreli olan sözleşmeyi ve kendi evrak ve kayıtlarını dosyaya sunmadığını, hukukçu bilirkişi atanmasının hukuka aykırı olduğunu, yaptığı tespitlerin hatalı olduğunu, davalının inşaat alınını sürekli denetlediğini, bu nedenle az sayıda işçi çalıştırılması, kalitesiz malzeme kullanılması ve fen kurallarına aykırı iş yapılmasının mümkün olmadığını, bu hususların tespiti için yerinde keşif yapılmasını istediklerini ancak kabul edilmediğini, müvekkilinin inşaatın süresinin uzatılmasına neden olmadığını, zamanınında ödenmeyen çeklerden dolayı müvekkilinin zarar ettiğini, malzemelerine haksız el konulduğunu, keşif yapılmadığından haklı davanın ispat hakkının elinden alındığını, tarafların vade farkı konusunda anlaştıklarına dair yazışmaların dosyada mevut olduğunu, tanıkların dinlenmediğini, müvekkili şirketin yeni adresinin davalıya bildirildiği halde davalının eksi adrese fesih ihtarı gönderdiğini, fesih ihtarına rağmen müvekkili ile çalışmalarını sürdürdüğünü, delillerin toplanmadığını belirterek mahkeme kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmenin 25.2 maddesinin delil sözleşmesi niteliğinde olduğu ve bu düzenlemenin davacının imalat bedelinin tamamına değil malzemelerine ilişkin olduğu, bu durumda anılan sözleşme maddesinin geçerli olduğu anlaşılmakla asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Alınması gereken (732,00+732,00)1.464,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan(427,60+427,60) 855,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 608,80 TL harcın asıl ve birleşen davada davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına.

3.İstinaf başvurusu nedeniyle asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından asıl ve birleşen davada davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 05/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog