T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı şirketin ilaç kutusu, kartvizit ve broşür alımı konusunda anlaşma sağladığını, bu anlaşmaya dayanarak davacı şirketin 2022 - 2023 yılları arasında davalı şirkete değişik zamanlarda ilaç kutusu, kartvizit ve broşür teslimi gerçekleştirdiğini, davalı şirketin faturaya dayalı bu alacaklarımızı eksik ödediğini, bu kalan borca ilişkin Bakırköy .... İcra Dairesinin ... numaralı dosyası ile takip başlatılmış olup davalı şirket takibe haksız ve mesnetsiz şekilde borca itiraz etmiş olduğunu, alacağın tahsil edebilmek için öncelikle Bakırköy Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapılmış olup arabuluculuk görüşmelerinde olumlu bir sonuç alınamamış olduğunu, bu nedenle huzurda bulunan davayı açma zaruriyeti hasıl olduğunu, davacı şirket ile davalı şirketin ticari defterleri incelendiğinde açıkça ortaya çıkacağı üzere davalı şirketin bakiye 40.720,22 TL borcu bulunduğunu belirterek; Bakırköy .... İcra Dairesinin ... numaralı dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilmesini, karşı tarafın itirazı haksız olması nedeniyle icra inkar tazminatına karar verilmesini, yargılama giderlerimin ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı şirket arasında gerçekleşen ticari ilişkiler neticesinde davacı şirketçe çeşitli tarihlerde faturalar tanzim edilmiş olup davalı şirket tarafından söz konusu faturalar uyarınca ödemeler gerçekleştirildiğini, davacı şirket tarafından davalı şirkete, sekiz (8) adet fatura tanzim edildiğini, bu faturaların bedelleri, 29.10.2022 tarihli fatura kapsamında 100.458,12 Türk lirası, 15.12.2022 tarihli fatura kapsamında 53.100,00 Türk lirası 06.09.2023 tarihli fatura kapsamında 195.000.00 Türk lirası, 28.08.2023 tarihli fatura kapsamında 55.512,00 Türk lirası, 10.05.2023 tarihli fatura kapsamında 159.300,00 Türk lirası, 17.02.2023 tarihli fatura kapsamında 48.439,00 Türk lirası, 10.05.2023 tarihli fatura kapsamında 33.051,80 Türk lirası ve 02.03.2023 tarihli fatura kapsamında 73.160,00 Türk lirası olmak üzere toplamda 718.020,18 (beş yüz altmış dört bin dört yüz altmış iki lira seksen kuruş) Türk lirası olduğunu, buna karşılık davalı şirketin, davacıya on üç (13) tane çek keşide etmiş olup toplamda 740.000,00 Türk lirası ödeme gerçekleştirdiğini, görüldüğü üzere davalı şirket tarafından verilen hizmet karşılığı doğan tüm hizmet bedelleri ödenmiş olup hatta yapılan fazla ödemeler karşılığında davalı şirketin davacıdan alacağı bulunmasına rağmen davalı şirket kötü niyetli bir şekilde davalı şirketin aleyhinde icra takibi başlattığını, buna ek olarak davalı şirketin sehven vermiş olduğu 100.000,00 Türk lirası bedelli ve davalı şirket yetkilisinin imzası olmayan bir çek muhatap tarafından ödenmeyince davalı şirket söz konusu çek bedelini de nakit olarak ödedini, söz konusu ödemenin yapıldığını gösteren 12.03.2024 tarihli Tediye Makbuzu da düzenlenmiş olup makbuzun mevcut olduğunu, bahse konu yanlış imzalı çek ile ilgili olarak ise davacı şirketin yetkilisinin davalı şirkete çeki iade edeceğine dair konuşma kayıtları da işbu çek asla iade edilmediğini ve ayrı bir takibe konu edilmiş olduğunu, sadece bu husus dahi davacı tarafın kötü niyetini ve haksız kazanç elde etme saiki içerisinde olduğunu gözler önüne serdiğini, davacı şirket yetkilisinin, “...” uygulaması üzerinden “Sa bana adres yazar mısın çekini kargolayacağım” şeklinde bir mesaj atmış olup kendisine adres bilgileri gönderilse de söz konusu çek iade edilmek yerine başka bir icra takibine konu edildiğini, alacağı olan bir kişinin bu şekilde bir mesaj atmayacağının kabulü gerektiğini, zira davacı tarafa eksik ödeme bir yana fazladan ödeme yapıldığını, buna ek olarak davalının yaptığı haricen ödemeler mevcut olduğunu, davacı şirketin tanzim edilmiş faturalar uyarınca ödemelerini tahsil ettiği, tacir olarak bu hususu bilmesi gerektiği ve işbu davaya konu takip ile birlikte iade etmesi gereken çeki başka bir takibe koyarak davalı şirketten haksız kazanç elde etme saiki içerisinde olduğundan dosya tutarının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, zira alacağı olan bir kişinin, mesaj atarak çeki iade edeceğini bildirmeyeceğinin kabulü gerektiğini, söz konusu çekin bedelinin ödendiği 12.03.2024 tarihli Tediye Makbuzu ile sabit olduğunu, davacı şirket tarafından düzenlenen fatura bedellerinin üstünde bir ödeme yapıldığı halde işbu davaya konu icra takibi yoluna gidilmesi davacının kötü niyetle ve haksız kazanç saikiyle hareket ettiğini gözler önüne serdiğini belirterek; haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava; fatura alacağından kaynaklı başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
Taraflar arasındaki davanın mahkememizde yapılan açık duruşmasında; 12/11/2025 tarihli duruşmaya davacı tarafın katılmaması nedeni ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş; ve aradan üç ayı aşkın bir zaman geçmiş olmasına rağmen yenilenmeyip takipsiz bırakılmış olması nedeniyle; H.M.K.'nun 150/5. Md. uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davanın HMK.'nun 150/5 maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin yatan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3.Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 40.720,22-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine,
7.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarfların yokluğunda karar verildi. 13/02/2026 Katip ... ¸¸ Hakim ... ¸¸