10. Hukuk Dairesi 2025/12444 E. , 2025/15923 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline vefat eden babasından dolayı ölüm aylığı bağlandığını, ancak boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığından bahisle aylığının kesildiğini, bu işleme karşı açtığı davada verilen red kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, müvekkilinin 28.11.2016 tarihli dilekçesi ile vefat eden teyzesinin aynı köyde olan evinde yaşamaya başladığını, eski eşi ile fiili birlikteliği olmadığını belirterek yeniden başvuru tarihi itibarıyla aylık bağlanması için yaptığı başvurunun araştırma yapılmaksızın daha önce yapılan tahkikat sebebiyle reddedildiğini, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıkların faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın kabulü ile davacıya 01.03.2017 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması ve mahrum kaldığı ölüm aylıklarının ilk üç aylık kısmına ilişkin faiz başlangıcı yönünden 01.06.2017 tarihi başlangıç kabul edilerek her bir aylık için aylığa hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairece; Mahkemece yapılan yargılama sonucu davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşamadığı gerekçesiyle Kurum işleminin iptali ile davacıya ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ve ödenmeyen aylıkların faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Zira sadece soyut ifadeler içeren zabıta araştırması ve muhtarlık yazısı ile iki davacı tanığının beyanı ile sonuca gidilmiş, davacı ve eski eşinin adreslerinde gerekli araştırmalar yapılmamıştır. Bu itibarla davacı ve eski eşinin ikamet adresleri olan ... Mah. ... Sk. No:95 ve ... Mah. ... Sk. No:130 numaralı adreslerde zabıta araştırması yapılmalı, ihtilaf konusu dönemde ikamet eden komşular, mahalle muhtarı ve azalar tespit edilerek beyanları alınmalı, beyanlar arasında çelişki olması hâlinde çelişkiler giderilmeli, davacı ve eski eşine ait medula kayıtları celbedilerek incelenmeli, davacının ikamet adresi olan ... Mah. ... Sk. No:95 numaralı adresteki evin kira olup olmadığı, su ve elektrik abonelerinin kimin üzerine olduğu araştırılmalı, bu suretle toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesi doğru olmamıştır gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Bölge Adliye Mahkemesince; davanın kabulüyle, davacı ...'ya, babası ... ... üzerinden 01.03.2017 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması ve mahrum kaldığı ölüm aylıklarının ilk üç aylık kısmına ilişkin faiz başlangıcı yönünden 01.06.2017 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için aylığa hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, aksi yönde Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davacı ile eski eşinin fiilen birlikte yaşamaya devam ettiklerini, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini ileri sürerek resen gözetilecek nedenlerle de kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.