T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili .......'in, 23.01.2023 tarihinde saat 10:00 sularında iş arkadaşı ........ yönetimindeki ....... plakalı araçta yolcu konumunda olup çalıştığı firmanın mobilya montaj işlemlerini yapmak üzere YeniHal yolu, Merter istikametinde gitmekte iken araca arkadan ...... yönetimindeki ....... plakalı aracın çarpması sonucu baş ve boyun bölgesinden yaralanmış olduğunu, olay mahalline ambulans çağrılmış olup müvekkilinin ambulans ile İstanbul Gaziosmanpasa Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılmış olduğunu, müvekkilinin hastanede yaklaşık 3-4 gün tedavi görükten sonra taburcu olduğunu , meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin boyun omurgasında çatlak ve kırıklar meydana gelmiş, yapılan tüm tedavilere rağmen müvekkilinin durumunda bir iyileşme meydana gelmemiş olduğunu, müvekkilinin halen dahi baş dönmesi, kusma ve bayılma şikayetleri devam etmek olup yaşadığı sendromlar nedeniyle işe gidemez ve evden dışarı çıkamaz hale gelmiş olduğunu, müvekkilinin aşırı baş dönmesi ve bulantı sebebiyle ayakta kalamamakta ve dışarıda yürüyememekte olduğunu, evden dışarı çıktığında ise ansızın bayılma nöbeti geçirmekte ve ancak çevredekilerin müdahalesi ile kendine gelebilmekte olduğunu, o nedenle artık gelinen aşamada müvekkilinin sokağa dahi çıkmaktan korkmakta olduğunu, müvekkilinin, kaza tarihinde mobilya taşıma ve montaj işlerinde çalışmakta olup yaşamını bu işten sağladığı para ile sağlamakta iken geçirdiği kaza neticesinde işinden de ayrılmak zorunda kalmış olduğunu, müvekkilinde daimi şekilde omurilik zedelenmesi meydana gelmiş olup müvekkilinin artık geri kalan yaşamı boyunca mobilya taşıma ve montaj işinde çalışması mümkün olmayıp taşıma ve fiziki güç kullanılan işlerde de çalışmasının mümkün olmadığını, kaldı ki, müvekkilinin kaza tarihinden bu yana evden dışarı çıkamadığı için herhangi bir işte de çalışamamakta olduğunu, şuan için müvekkili işsiz kalmış olup herhangi bir gelire sahip olmadığını, müvekkilinin herhangi bir gelire sahip olmamakla birlikte sürekli olarak hastane ve sağlık masrafları ile de karşı karşıya kalmış olup yaşamını idame ettirmekte güçlük çekmekte olduğunu, hayatın müvekkili açısından çekilmez hal almış olup müvekkilinin, yaşanan bu vahim olay neticesinde fiziksel ve psikolojik olarak çok yıpranmış, ayıca müvekkilinin istiharat süresi boyunca evde bakıma muhtaç olmuş ve aile ilişkilerinde sıkıntılar yaşamış olduğunu, yine bir aile bireyi olarak, üzerine düşen görevlerini yerine getirememiş, eşine fazladan iş yükü yüklemek zorunda kalmış olduğunu, davalılardan ........'un ....... plakalı aracın sürücüsü olup meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğunu, söz konusu aracın müvekkilinin yolcusu olduğu araca arkadan çarpmak suretiyle kazanın meydana gelmesine sebebiyet vermiş olduğunu, ........'un, müvekkiline karşı sürücü olarak sorumlu olduğunu, diğer davalı ........ Temizlik firmasının ise ....... plakalı aracın sahibi olup Karayolları Trafik Kanun gereğince müvekkiline karşı sorumlu olup her iki davalının da müvekkiline karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı şirkete ait aracın diğer davalı ........ Sigorta A.Ş. nezdinde 503029154 poliçe, 33974 acenta nolu 12.06.2023 bitiş tarihli Karayolları Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesiyle sigortalı bulunduğunu, taraflarınca 07.07.2023 tarihli dilekçe ile davalı sigortaya müracaat edilerek müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararların tazmin edilmesi talep edilmiş, söz konusu dilekçe davalı sigortaya 12.07.2023 tarihinde ulaşmasına rağmen sigorta şirketi tarafından herhangi bir olumlu veyahut olumsuz bir dönüş sağlanmamış ve müvekkilinin zararlarının giderilmemiş olduğunu, davalı sigorta şirketinin müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararlardan diğer davalılar ile birlikte sigorta limitiyle sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, yaşanan kazadan sonra davalı şahıs ve şirketin, davacıyı sormadığı gibi kazadan kaynaklı ağır kusurları tutanaklarda sabit olduktan sonra dahi hiçbir iletişime geçmemesi, tedavi sürecinin yıpratıcılığı, davacı müvekkilinin olaydan kaynaklı rahatsızlığı, kaza nedeniyle uzun zamandır acı çekmesi, ailesinin mağdur olduğunu görmesi, omur iliğinden kaynaklı baş dönemesi kusma ve bayılma nedeniyle dışarı çıkamaması ve herhangi bir işte çalışamaması, halen dahi şikayetlerinin devam etmesi, üzüntülü ve zor günleri diğer bir yandan yaşanan kazanın bir ömür boyu izini taşıyacak olması gibi hususları az da olsa telafi etmek amacıyla davacı müvekkili için TBK.nın 50, 58 ve TMK.nın 4 maddesindeki hakkaniyet ilkesi gözetilerek, olaydan duyduğu acı, ızdırap, elem ve kızgınlığı kısmen olsun dindirmek ve olayı unutturmak amacına yönelik olarak 300.000,00-TL manevi tazminat isteme zorunluluğu doğmuş olduğunu, mahkememiz vasıtasıyla Çalışma gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun bir Sağlık Kurulu'ndan alınacak raporda ; davacının trafik kazası sonucu ne oranda iş gücü kaybına uğradığının tespitinin yapılabilecek olduğunu, ayrıca müvekkilinin kazadan bu yana hiçbir şekilde çalışamamakta olup sürecin devam etmesi ve buna herhangi bir çözüm üretilememesi nedeniyle ömür boyu çalışmamak durumu sözkonusu olduğunu, taraflarınca arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak tarafların anlaşmaya varamamış olduklarını beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve bedelin belirlenebilir hale gelmesi halinde artırılmak üzere; meydana gelen kaza neticesinde, yaralanıp mağdur olan müvekkili için geçici iş göremezlik tazminatı (250-TL), sürekli iş göremezlik tazminatı (250-TL), bakım ve tedavi giderleri (250-TL) ve kazanç kaybı tazminatı (250-TL) olmak üzere şimdilik toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın kazanın meydana geldiği 23.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte sigortanın sorumluluğunun poliçe ile sınırlı olmak kaydıyla tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, 300.000,00-TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 23.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalılar ........ ve ........ Temizlik Oto Kiralama Taşımacılık...Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ........ Temizlik Oto Kiralama....Ltd. Şti. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin araç işleteni olmadığını, kaza dolayısıyla oluşan zarardan sorumlu olmadığını, 23.01.2023 günü oluşan dava konusu elim kazaya karışan ....... ( eski plaka .....) plakalı aracın müvekkili şirketin mülkiyetinde olduğunu, ancak müvekkili şirketin yalnızca uzun süreli araç kiralama işini yapmış olduğunu, aracın işleteni Esenler Belediyesine uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile kiralanmış olduğunu, Esenler Belediyesinin kendi çevre temizlik işinde araçları kullanırken, sürücüsünün de belediyeye veya kendi şirketi ...... BELEDİYESİ PERSONEL A.Ş. personeli olup, kazaya sebep olan şoförün müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, müvekkili şirketin yalnızca araç maliki olup başkaca hiç bir faaliyete katılmamış olduğunu, bu bağlamda müvekkilinin gerek araç işleteninin sorumluğu gerekse adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında mesul tutulmasının söz konusu olamayacağını, söz konusu aracın müvekkili şirket tarafından Esenler Belediyesi'ne ..... sayılı ihale kayıt numaralı 'Araç - İş Makinası ve Şoför Personel Hizmeti Alımı İşi' hizmet sözleşmesi ile verilmiş olduğunu, sözleşme içeriğinden anlaşıldığı üzere dava konusu aracın Esenler Belediyesi'ne kiralanmış olduğunu, Esenler Belediyesinin işleten sıfatıyla kiraladığı araçta kendi personelini çalıştırmış, aracın işletme sırasında, işletenin sorumluluğunda olduğu bir zaman diliminde kazaya sebep olduğunu, aracın işleteninin Esenler Belediyesi olduğunu, müvekkilinin trafik sicilde aracın maliki görünse bile işleteni olmadığından müvekkili bakımından davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, aracı kendi nam ve hesabına, kendi egemenliği altına alarak işletenin Esenler Belediyesi olduğunun açık şekilde resmi belgelerle ortaya çıkmış olduğunu, bu durumda müvekkili aracın işleteni olmadığından müvekkili bakımından davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, Esenler Belediyesinin ihale dosyası resmi belge niteliğinde olup resmi belgelerle aracın kim tarafından ihale konusu işin ifasında kullanıldığının kolayca ortaya çıkacak olduğunu, Esenler Belediyesi'ne yazı yazılarak aracın işin ifasına kullanılıp kullanılmadığının resmi olarak da tespitini talep ediyor olduklarını, sözleşmenin ifasına yönelik olarak ve tüm hakları sorumlulukları Esenler Belediyesi'ne ait olmak üzere aracın kiralanmış ve dolayısıyla yasa gereği aracın işleteni müvekkili şirket değil Esenler Belediyesi olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu araç üzerinde hiçbir hukuki veya fiili kontrolü bulunmadığını, söz konusu aracın sürücüsünün de aracın işleteni olan Esenler Belediyesi çalışanı olduğunu, müvekkilinin adam çalıştıran sıfatıyla da hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, zira aracın kiralanmış ve Esenler Belediyesi tarafından kendi kamusal hizmetleri kapsamında kullanılırken kazanın meydana gelmiş olduğunu, aynı kazadan hem aracın malikinin hem de işleteninin ayrı ayrı sorumlu tutulamayacağını, işletenin sorumlu olduğunu, durum böyle olunca müvekkili şirketin işleten sıfatının olmadığı, aracı kullanan sürücünün işvereni olmadığı dolayısıyla kazadan dolayı işleten sıfatıyla herhangi bir sorumluluğunun olmadığı ortaya çıkmakta olduğunu, müvekkili ile kiracı arasındaki sözleşme gereği; aracın şoförünün hatalarından kaynaklı hasarlarda kiracının sorumlu olduğunu, aynı zamanda aracın 2 yıl süre ile kiracının fiili tasarrufuna bırakılmış olduğunu, tüm bu açıklamalar doğrultusunda müvekkili şirketin yalnızca kiralayan olduğu, araç işleteni sıfatına sahip olmadığı bu nedenlerle dava konusu kazadan doğan zararlardan sorumlu olmayacağını, asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının tazminat talepleri için hukuki zemin oluşmamış olduğunu, davacının, meydana gelen kaza neticesinde yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakım ve tedavi giderleri ve kazanç kaybı tazminatı talep etmekte olduğunu, davacı bakımından tarafın talep ettiği maddi tazminatın öncelikle tarafların kusuru durumları, destek durum ve ihtiyacına göre belirlenmesi gerektiğini, bu durumda öncelikle kazadaki kusur durumu, zararın ispatlanması ve belirlenmesi gerektiğini, bu sebeple afakî talepleri kabul etmiyor olduklarını, davacının yaşanan bu elim olaydaki üzüntüsünü sebepsiz zenginleşme aracına dönüştürme gayretlerinin hakkın kötüye kullanımının kötü bir örneği olduğunu, müvekkili şirketin meydana gelen kazadan dolayı hiç bir kusur ve sorumluluğu bulunmamakla birlikte manevi tazminat talebinin zenginleşme aracı olmadığına dair hukuk prensipleri gereğince davacıların dava konusu ettikleri manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunun kabul edilmesi gerektiğini beyanla; dava dilekçesindeki beyanlara göre ve mevcut delillerine göre işleten sıfatı olmayan müvekkili yönünden davanın husumetten reddine, tüm maddi tazminat taleplerini kabul etmiyor olduklarını ve müvekkili bakımından davanın reddine, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ Sigorta A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; 23.01.2023 tarihinde sigortalı araç sürücüsü ........’un sevk ve idaresindeki ....... Plaka sayılı aracın “Yeni Hal Yolu, Merter İstikameti”nde seyir halindeyken ........’ın sevk ve idaresindeki ....... Plaka sayılı araç ile çarpışması sonucu işbu davaya konu kazanın meydana gelmiş olduğunu, davacı tarafın söz konusu kazada ....... Plaka sayılı araçta yolcu konumunda bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından gerekli ödemelerin yapılmış olup işbu davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, söz konusu davada, davacı tarafın asli kusuru söz konusu olduğunu, iş bu davaya konu kazada davacı tarafın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78/b maddesini ihlal etmiş olup bu durumun İstanbul Gaziosmanpaşa Eğitim Araştırma Hastanesi’nde uzman doktor tarafından düzenlenen raporun 6. sayfanın sonunda sabit olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere; müvekkili şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun, sigortalının, davacı tarafın zararının meydana gelmesinde kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. ve 85. maddelerine göre trafik sigortalarının, işletenlere düşen sorumlulukları karşılamak üzere yapıldığını, sigortalı aracın sürücüsünün dava konusu bedeni zarara ilişkin olarak kusuru yoksa, işletene düşen bir sorumluluk da bulunmadığını, bu sebeple, dosyada öncelikle kusur ve illiyet bağı tespiti yapılması gerektiğini, kusur ve illiyet bağının tespitinin yapılabilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini talep ediyor olduklarını, hesap raporunda asgari ücretin esas alınması gerektiğini, çalışma gücü̈ kaybına ilişkin maluliyet ve oran %60 olup 5510 sayılı Kanunun 25. maddesinin: “Çalışma gücünün en az %60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûl sayılır." seklinde olup dosya kapsamında bu durumu ispat eder nitelikte herhangi bir evrak mevcut olmayıp çalışma gücü̈ kaybı tazminatının reddi gerektiğini, iş göremezlik talebinin reddi gerektiğini, davacı taraf her ne kadar iş göremezlik tazminatı talep etmiş olsa da gerekli koşulların varlığının ispat edilememiş olduğunu, iş göremezlik taleplerinin, zarar görenin bedeninde iş görmesine engel bir sağlık durumunu meydana gelmesinde istenebilmekte olduğunu, ancak davacı tarafından bu durumu kanıtlar nitelikte herhangi bir belgenin dosyaya sunulmamış olduğunu, hal böyle iken davacı tarafın esasen bir zararının bulunmadığını, kötü̈ niyetli olduğunu, bu sebeple huzurdaki davanın müvekkili şirket bakımından reddi gerektiğini, davacı tarafından geçici bakıcı ve tedavi giderleri talep edilmiş ise de geçici bakıcı ve tedavi giderlerinin teminat dışı olup 6111 sayılı kanun ile bu talepleri karşılama yükümlülüğünün SGK’ ya aktarılmış olduğunu, 01.06.2015 yürürlük ve 04.05.2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Sartları uyarınca iyileşme dönemine ilişkin tazminat talepleri teminat kapsamı dışında olduğundan müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, sağlık giderleri teminatı SOSYAL GÜVENLIK KURUMUNUN sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiş olduğunu, bakıcı gideri nedeniyle doğan zararlardan müvekkili sigorta şirketinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi kapsamında herhangi bir sorumluluğu bulunmamakta olup söz konusu taleplerin Sosyal Güvenlik Kurumuna yöneltilmesi gerektiğini, manevi tazminata ilişkin taleplerin poliçe kapsamı dışında olduğunu, itirazları baki kalmakla birlikte, davacının olayda kusurlu olduğunun tespit edilmesi durumunda kusur indirimi yapılmasını talep ediyor olduklarını, yukarıda izah edilen nedenlerle herhangi bir sorumluluğun kabulü anlamına gelmemek kaydı ile Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortacının, meydana gelebilecek kazalar sonucunda zararları tazmin yükümlülüğünün poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu beyanla; herhalde davanın müvekkili bakımından reddine, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine, kusurun ve hak sahiplerinin tespiti halinde, alanında uzman hazineye kayıtlı aktüer sıfatını haiz bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasına, bakıcı gideri ve kazanç kaybı talebinin reddine, tedavi giderlerinin reddine, kalıcı ve sürekli iş göremezlik talebinin reddine, yargılama giderleri vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının yolcu olarak yer aldığı ..... plaka sayılı araç ile ....... plaka sayılı araç arasında gerçekleşen kazada tarafların kusur durumlarının ne olduğu, davalı ........ Temizlik Oto Kiralama şirketine husumet yöneltilmesinin doğru olup olmadığı, işleten sıfatının bulunup bulunmadığı, dava konusu trafik kazası nedeni ile davacı tarafın geçici ve kalıcı maluliyetinin oluşup oluşmadığı, tedavi ve bakım gideri ve kavanç kaybı zararının bulunup bulunmadığı, varsa ne kadar olduğu, davacı tarafın manevi zararının bulunup bulunmadığı hususlarındadır.
Dosyanın kazanın oluşumuna ilişkin belgeleri ve ceza dosyası ile birlikte ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek tarafların olay nedeniyle kusur durumlarının tespiti ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 03/09/2024 tarih ve ...... sayılı raporunda özetle; 23.01.2023 tarihinde saat 11.24 sıralarında davalı sürücü ........'un sevk ve idaresindeki ....... plaka sayılı minibüs ile ...... Numaralı Otoyol üzerinde Sultangazi istikametinden Bakırköy istikametine seyir halinde iken olay yerine geldiğinde minibüsün ön kısmı ile önünde aynı yöne seyir halinde olan sürücü ........'ın sevk ve idaresindeki ....... plaka sayılı kamyonetin arka kısmına çarpması sonucu dava konusunun ....... plaka sayılı kamyonette yolcu olarak bulunan davacı yolcu .......'in yaralanması olduğu trafik kazasının meydana gelmiş olduğunu, dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağından kaza yerinin meskun içi mahal, yolun bölünmüş yol, zeminin asfalt kaplama, yol yüzeyinin kuru, vaktin gündüz, havanın açık, yolun eğimsiz düz, yol genişliğinin 9 m, yol şerit sayısının 3 olduğu, olay yerinin kavşak olmadığı, yol şerit çizgisinin olduğu, çarpışma noktasının orta şerit üzerinde işaretlendiği, davalı sürücü ........'un 2918 Sayılı KTK'nın 56/1-c maddesini ihlal ettiği şeklinde belirtildiğinin görülmüş olduğunu, kaza tespit tutanağında kaza yerindeki azami hız limitinin 80 km/sa olarak işaretlendiğinin görülmüş olduğunu, 11.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda "yolcu .......’in, Atışalanı Polis Merkezi Amirliği görevlileri tarafından31.01.2023 günü saat 21:12 sıralarında alınan ifadesinde, 23.01.2023 günü saat 10:00 sıralarında arkadaşım ........'ın sevk ve idaresindeki ....... plaka sayılı araçla otogar istikametine doğru ilerliyorduk. Ben ön yolcu mahalindeydim. Sonrasında plaka bilgilerini bilmediğim hatchback bir araç sağ cepten aniden önümüze çıktı. Sonrasında arkadaşım ... araca çarpmamak için fren yaptı. Sonrasında plaka bilgilerini olay sebebiyle öğrendiğim ....... plaka sayılı araç bize hızlı bir şekilde arkadan çarptı. Sonrasında ambulans geldi. Beni G.O.P. eğitim ve araştırmaya götürdüler. Orada tedavi gördüm. Benim bu kazada omuriliğim hasar gördü. Ben bu kazada süratli bir şekilde arkadan bize çarpan ....... plaka sayılı araç sürücüsünden davacı ve şikayetçiyim, diyerek ifade verdiği, sürücü ........'ın, Atışalanı Polis Merkezi Amirliği görevlileri tarafından 23.01.2023 günü saat 12:47 sıralarında alınan ifadesinde, Trafikte çalışmış olduğum ..... Mağazacılık Şirketine kayıtlı olan ....... plaka sayılı ..... marka model kamyonet ile benim sevk ve idaremde Beylikdüzü istikametinden Esenlerde bulunan mağazaya doğru seyir halinde idim, Otogar bağlantı yolu üzerinde seyir halinde iken olay sebebi ile plakasını ...... olarak öğrendiğim araç bana arkadan çarptı. Çarpmanın etkisi ile araçta yolcu olarak bulunan aynı zamanda olduğum firmada benim yanımda çalışan ....... basını vurması ile hafif yaralandı ve tedavisi için Gaziosmanpaşa EAH'ne götürüldü. Ben olaydan dolayı herhangi bir yara bere almadım. Benim .......'in yaralanması ile alakalı herhangi bir kusurum yoktur. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir, diyerek ifade verdiği, sürücü ........’un, Atışalanı Polis Merkezi Amirliği görevlileri tarafından 23.01.2023 günü saat 13:01 sıralarında alınan ifadesinde, 23.01.2023 günü saat 11:00 sıralarında trafikte çalışmış olduğum şirkete ait olan ..... plaka sayılı ...... marka araç ile seyir halinde Esenler Davutpaşa mahallesi istikametine Otogar bağlantı yolu üzerinde seyir halinde idim. Ben orta şeritte seyir halinde idim ..... plaka sayılı araç ise sağ şeritte seyir halinde idi. Sinyal vermeden orta şeride geçti aramızda yaklaşık 15-20 metre mesafe vardı, frene bastım ancak duramadım ve araca arkadan çarptım. Çarpmanın etkisi ile diğer araç içerisinde bulunan yolcu hafif yaralandı. Ambulans ile Gaziosmanpaşa EAH'ne kaldırıldı. Ben olayda herhangi bir yara bere almadım. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir, diyerek ifade verdiği" şeklinde ifadelerinin olduğunun belirtildiğinin görülmüş olduğu, 11.12.2023 tarihli bilirkişi raporunun davalı sürücü ........'un asli kusurlu olduğu, sürücü ........'ın kusursuz olduğu, davacı yolcu .......'in emniyet kemeri takmadığı kanaatine varılarak tali kusurlu olduğu şeklinde tanzim edildiğinin görülmüş olduğu, dosyanın tümüyle incelendiği, trafik kazası tespit tutanağı, davalı ifadesi, sürücü ........'ın ifadesi, bilirkişi raporu içeriği, mevcut diğer veriler ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak kazanın yukarıda "Olay" bölümünde anlatılan şekilde meydana geldiği anlaşılmış, ifadelerden ve tüm dosya kapsamından davacı yolcu .......'in emniyet kemeri takmadığı anlaşılmış olup, müterafik (Birlikte) kusur kavramını belirten; TBK Borçlar Kanunu'nun 52. maddesine göre; 'zarar gören... zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş, yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise; Hakim, tazminatı indirebilir ya da tamamen kaldırabilir' olarak düzenlenmiş olduğu, dava konusu kaza esnasında yolcu .......'in emniyet kemeri takmadan sürücü ........'ın idaresindeki kamyonette yoluluk yaptığı anlaşılmış, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin müterafik kusur ile ilgili farklı tarihli kararlarında belirlenen uygulamaları doğrultusunda (örn.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/7756 Esas ve 2019/3800 Karar sayılı ilamı) yolcu .......'in müterafik kusurun olay üzerindeki etkenliğinin takdirinin mahkememiz bırakıldığı, kazanın oluşumundaki sürücünün kusur durumu gözetilerek kaza irdelenmiş, mevcut verilere göre; davalı sürücü ........'un sevk ve idaresindeki minibüs ile kontrollü ve dikkatli bir şekilde seyretmesi, önünde aynı yöne seyir halinde olan araçları gerekli ve yeterli mesafeden takip etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek önünde aynı yöne seyir halinde olan sürücü ....... idaresindeki kamyonete çarptığı olayda kusurlu olduğu, sürücü ........'ın sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyri sırasında gerisinden gelen davalı sürücü idaresindeki minibüsün çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı SONUÇ OLARAK: olayda; davalı sürücü ........'un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ........'ın kusursuz olduğu bildirilmiştir.
Davacının ATK ....... İhtisas Kurulu’na sevki ile dava konusu olay nedeniyle geçici ve sürekli işgörmezlik durumunun tespiti ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK ...... İhtisas Kurulu 23/10/2024/18918 Karar ve ......5 A.T.Nolu raporda özetle; Gaziosmanpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 23.01.2023 giriş, 25.01.2023 çıkış tarihli epikrizinde; Araç içi trafik kazası sonrasında getirildiği, bilinç açık, koopere ve oryante olduğu, GKS: 15, pupiller izokorik, DIR/IDIR ++/++, fasiyal asimetri olmadığı, glob hareketlerinin olağan ve her yöne serbest olduğu, motor muayenesinde gross parezi izlenmediği, lateralizan bulgu olmadığı, vertebral orta hatta hassasiyet olmadığı, sfinkter kontrolünün olmadığı, DTR’lerin normoaktif olduğu, TDR F/F olduğu, çekilen Kranial BT’de parenkimal ve kemik yapıda patoloji saptanmadığı, çekilen diğer grafilerde herhangi bir kemik patoloji tespit edilmediği, hastanın interne edildiği, kontrollerinde ek patoloji gözlenmeyen ve takiplerinde bulantı, kusma gözlenmeyen hastanın taburcu edildiği, Kurullarının 24.07.2024 tarih ve ..... sayılı müzekkeresinde kişinin muayene olmak üzere Kurullarına çağırıldığı ancak kişinin müracaatının olmadığının anlaşıldığı, gönderilmesi halinde dosyanın yeniden değerlendirilebileceği, dosyada mevcut tıbbi belgelere göre; .......'ın 23.01.2023 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 2 (iki) haftaya kadar uzayabileceği, kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı bildirilmiştir.
Davacı vekilince mahkememize sunulan 06/11/2024 tarihli dilekçe ile müvekkili Hakan Sözmez'in rahatsızlığından dolayı 09/09/2024 tarihli Adli Tıp Muayenesine gidememiş olduğu, ATK ..... İhtisas Kurulu'na yeniden yazı yazılarak müvekkilinin maluliyetinin tespiti talep edilmiş olmakla, davacı vekilinin talebi doğrultusunda dosyamız davacısı ....... (TCN:.....) hakkında yeni bir muayene günü tayin edilmesi ve muayene gününün mahkememize bildirilmesi hususunda ATK ....... İhtisas Kurulu'na müzekkere yazılmış olup, yazımıza istinaden ATK .... İhtisas Kurulu tarafından davacı için yeni bir muayene günü verilmiş olup, ATK .... İhtisas Kurulu 06/01/2025-. Karar ve ....A.T.Nolu raporda özetle; Gaziosmanpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 23.01.2023 giriş, 25.01.2023 çıkış tarihli epikrizinde; Araç içi trafik kazası sonrasında getirildiği, bilinç açık, koopere ve oryante olduğu, GKS: 15, pupiller izokorik, DIR/IDIR ++/++, fasiyal asimetri olmadığı, glob hareketlerinin olağan ve her yöne serbest olduğu, motor muayenesinde gross parezi izlenmediği, lateralizan bulgu olmadığı, vertebral orta hatta hassasiyet olmadığı, sfinkter kontrolünün olmadığı, DTR’lerin normoaktif olduğu, TDR F/F olduğu, çekilen Kranial BT’de parenkimal ve kemik yapıda patoloji saptanmadığı, çekilen pelvis, diz, omuz, sol diz grafilerinde herhangi bir kemik patoloji tespit edilmediği, hastanın interne edildiği, 25.01.2023 tarihli çekilmiş kranial MR tetkikinde frontal sinüs sol yarıda ve yer yer etmoid hücrelerde kalınlaşmalar dışında parenkimal ve osseöz patoloji raporlanmadığı, kontrollerinde ek patoloji gözlenmeyen ve takiplerinde bulantı, kusma gözlenmeyen hastanın taburcu edildiği, Kurullarının 23.10.2024 tarih ve 18918 sayılı kararında; Kurullarının 24.07.2024 tarih ve ...... sayılı müzekkeresinde kişinin muayene olmak üzere Kurullarına çağırıldığı ancak kişinin müracaatının olmadığının anlaşıldığı, gönderilmesi halinde dosyanın yeniden değerlendirilebileceği, dosyada mevcut tıbbi belgelere göre; .... ve ....... oğlu 1988 doğumlu .......'ın 23.01.2023 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 2 (iki) haftaya kadar uzayabileceği, Kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı, Kurullarının 25.12.2024 tarihli muayene kaydında; iş yerinin kamyonetiyle giderken arkadan gelen aracın çarpması sonrası 112 ile GOP Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldüğü, 3 gün hastane yatışının olduğu, boyun omurlarında çatlak olduğunun söylendiği, hastane yatışının olduğunu, ameliyat olmadığını, psikiyatri başvurusunun olmadığını ifade ettiği, her iki hemitoraksın solunuma eşit katıldığı, ral ve ronküsünün olmadığı, batının rahat olduğu, defans ve rebound olmadığı, yüz sınırları içerisinde olayla illiyetli lezyon tarif ve tespit edilmediği, Ortopedi: Servikal vertebra F:50°, E:60°, Sağa F: 40°, Sola F: 40°, Sağa Rot: 80°, Sola Rot: 80°, Torakal vertebra F:60°, E:20°, Sağa F:15°, Sola F:15°, Sağa Rot:15°, Sola Rot:15°, Lomber vertebra F:90°, E:30°, Sağa F:40°, Sola F:40°, Sağa Rot:50°, Sola Rot:50° ölçüldüğü,
SONUÇ OLARAK: .......'in 23.01.2023 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 2 (iki) haftaya kadar uzayabileceği, kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı bildirilmiştir.
Davacının varsa davalıdan talep edebileceği maddi tazminat miktarı ile belgeli-belgesiz tedavi giderlerinin hesaplanması amacıyla, dosyanın bir aktüerya ve bir doktor bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına, bilirkişinin mahkememizce resen belirlenmesine karar verilmiş olup, Tazminat Hesap Uzmanı bilirkişi ..... ve doktor bilirkişi .......
08/06/2025 tarihli raporlarında özetle; tedavi giderlerinin, trafik kazası dolayısıyla yaralanan kişinin bedenen eski haline dönmesi ve hastalığının artmasının engel olması amacıyla tedavi ile ilgili yapılan tüm masraflar olup, sağlık hizmeti giderleri, iyileşme giderleri, iyileşme sürecinde yapılan masraflar, ilerde yapılacak masraflar tedavi giderleri olarak tanımlandığını, davacı kazazedelerin kazadan sonra Gaziosmanpaşa Hastanesinin acil servisine götürüldüğünün, kafa travması şüphesiyle tetkik edildiğinin ve 48 saatlik yatış sonrasında şifayla taburcu edildiğinin görülmüş olduğunu, Adli Tıp Kurumu ..... İhtisas Kurulunun 06.01.2025 tarih ve 149 tarihli raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının % 0 olduğunun, geçici iş göremezlik süresinin (2) hafta olduğunun saptandığının görülmekte olduğunu, dosyada mübrez belge ve davacının tedavi gördüğü hastaneye ödeme yaptığına dair beyanı bulunmadığından ve tedavilerinin gerçekleştiği hastane kamuya ait olduğundan, tedavi bedelinin Genel Sağlık Sigortası kapsamında SGK tarafından karşılandığını, davacı tarafından yapılan herhangi bir BELGELİ TEDAVİ GİDERİNİN BULUNMADIĞINI, bununla birlikte, Hukukumuzda belge sunulamasa da gereken BELGESİZ tedavi giderlerinin Bilirkişi marifetiyle hesaplanmasının yerleşik uygulama olduğunu, bu kapsamda; davacının, iyileşme süresi boyunca boyunluğa ihtiyaç duyacağının tıbbi gerçeklik olduğunu ve dava konusu olay tarihlerinde bu boyunlukların 750,00 -TL’ye temin edilebildiğini, davacının kontrol muayenesini gerçekleştirilen hastaneye kontrolleri için giderken tahminen 1.500,00 -TL YOL GİDERİ’ne katlanmış olabileceğini, bu durumda, davacının 23.01.2023 tarihli trafik kazası sonrası BELGELİ TEDAVİ GİDERİNİN BULUNMADIĞI ve toplam 2.250,00 TL BELGESİZ TEDAVİ GİDERİ harcaması yapmış olduğu kanaatinde olduklarını, 20.12.1988 doğumlu olan davacı .......'in 23.01.2023 kaza tarihi itibariyle (34) yıl (1) ay (3) günlük olup, (34) yaşında kabul edilecek olduğunu, Yargıtay’ın konuya ilişkin yerleşik içtihatlarına göre aktif çalışma devresi sınırı (60) yaş kabul edildiğinden, kaza tarihi itibarıyla (34) yaşında olan davacının aktif çalışma devresinde olduğunu, davacının kaza tarihinde elde ettiği kazançlara SGK Hizmet Cetveli, ücret bordrosu gibi belgeler görülememiş olduğunu, bu nedenle nüfus kayıt örneğine göre net asgari ücretlerin hesaba esas alınacak olduğunu, 23.01.2023-07.02.2023 arasındaki (2) hafta = (0,47) aylık aylık işlemiş aktif devredeki net kazançlar toplamı 0,47 Ay = 3.998,20 TL olduğunu, davacının geçici iş göremez ve işlemiş aktif devredeki net kazançları değişkenlik gösteren ücretlerine göre tespit edilmiş ve başkaca bir artışa tabi tutulmaksızın aynen esas alınmış, ayrıca; Yargıtayın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına göre işlemiş aktif devredeki maddi zararların herhangi bir iskontoya tabi tutulmayacak olduğunu, davacının (0,47) aylık geçici iş göremezlik maddi zararının = 3.998,20 TL olduğunu, somut olayda davalı %100 oranında kusurlu olduğundan %100 kusura isabet eden maddi zarar tutarı davacı yararına maddi tazminat olarak nazara alınacak olduğunu, SGK Esenler SGM’nin 14.08.2023 tarihli müzekkere cevabında davacıya SGK tarafından 3.447,20 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı belirtildiğinden davacıya yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin tamamı hesaplanan geçici iş göremezlik maddi zararından tenzil edilecek olduğunu, davacıya davalılar tarafından tazminat ödemesi yapıldığına dair belge bulunmadığını, hal böyle olunca ödeme tenziline yer olmadığı kanaatine varılmış olduğunu, davacı Sibel Sabır’ın talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının; = 3.998,20 TL x %100 kusur = 3.998,20 TL olduğu kanaatine varılmış olduğunu, ....... plakalı aracın 12.06.2022-12.06.2023 vadeli ZMSS poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olduğunu, kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitleri sakatlık yönünden 1.200.000,00 TL ve tedavi gideri yönünden şahıs başına 1.200.000,00 TL olduğunu, davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 3.998,20 TL ve tedavi gideri maddi zararı 2.250,00 TL olmak üzere tedavi gideri teminatı kapsamında değerlendirilen maddi zararları toplamı 6.248,20 TL olup,
1.200.000,00 TL tutarındaki tedavi gideri teminat limitinin dahilinde olduğu kanaatine varılmış olduğunu, davalı sigorta şirketine dava öncesinde başvurunun hangi tarihte tebliğ edildiğine dair belge görülememiş, bu durumda; dava tarihinin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt başlangıcını teşkil edecek olduğunu, davalı sürücü ve işleten yönünden ise temerrüt başlangıcı 23.01.2023 kaza tarihi olduğunu, sigortalı aracın hususi kullanım amacına haiz olması hasebiyle faiz nev’inin talep ile bağlı kalınarak yasal faiz olduğu kanaatine varılmış olduğunu SONUÇ OLARAK: ATK ... İhtisas Kurulunun raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu belirtildiğinden sürekli iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca davacı yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığını, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 3.998,20 TL olduğunu, davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 2.250,00 TL olduğunu, ATK ..... İhtisas Kurulunun raporunda davacının geçici ve sürekli olarak bakıcıya ihtiyacının olmadığı belirtildiğinden bakıcı gideri maddi zarar şartlarının oluşmadığını; hal böyle olunca davacı yönünden bakıcı gideri maddi zarar hesabına yer olmadığını, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden ise 23.01.2023 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğunu bildirmişlerdir.
Dosyanın daha önce rapor veren bilirkişi heyetine tevdi tevdi edilerek tarafların hukuki nitelikte olmayan itirazlarının ve celp edilen SGK kayıtları irdelenerek ek rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi heyeti 29/09/2025 tarihli ek raporlarında özetle; 20.12.1988 doğumlu olan davacı .......'in 23.01.2023 kaza tarihi itibariyle (34) yıl (1) ay (3) günlük olup, (34) yaşında kabul edilecek olduğunu, Yargıtay’ın konuya ilişkin yerleşik içtihatlarına göre aktif çalışma devresi sınırı (60) yaş kabul edildiğinden, kaza tarihi itibarıyla (34) yaşında olan davacının aktif çalışma devresinde olduğunu, SGK Müzekkere cevap eklerindeki SGK Hizmet Cetveli incelenmiş olup, davacının 2022/2.yarı ve 2023/Ocak dönemindeki aylık brüt ücretinin brüt asgari ücrete eşit olduğu görülmüş olduğunu, bu nedenle net asgari ücretler hesaba esas alınacak olduğunu, 23.01.2023-07.02.2023 arasındaki (2) hafta = (0,47) aylık kazançları (0,47) aylık işlemiş aktif devredeki net kazançlar toplamı 0,47 Ay = 3.998,20 TL olduğunu, davacının geçici iş göremez ve işlemiş aktif devredeki net kazançları değişkenlik gösteren ücretlerine göre tespit edilmiş ve başkaca bir artışa tabi tutulmaksızın aynen esas alınmış olduğunu, ayrıca; Yargıtayın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına göre işlemiş aktif devredeki maddi zararlar herhangi bir iskontoya tabi tutulmayacak olduğunu, davacının (0,47) aylık geçici iş göremezlik maddi zararı = 3.998,20 TL olduğunu, somut olayda davalı %100 oranında kusurlu olduğundan %100 kusura isabet eden maddi zarar tutarının davacı yararına maddi tazminat olarak nazara alınacak olduğunu, SGK Esenler SGM’nin 14.08.2023 tarihli müzekkere cevabında davacıya SGK tarafından 3.447,20 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı belirtildiğinden davacıya yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin tamamının hesaplanan geçici iş göremezlik maddi zararından tenzil edilecek olduğunu, davacıya davalılar tarafından tazminat ödemesi yapıldığına dair belge bulunmadığını, hal böyle olunca ödeme tenziline yer olmadığı kanaatine varılmış olduğunu, davacı Sibel Sabır’ın talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının; = (3.998,20 TL - 3.447,20 TL) x %.100 kusur = 551,00 TL olduğu kanaatine varılmış olduğunu, ....... plakalı aracın 12.06.2022-12.06.2023 vadeli ZMSS poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olduğunu, kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitleri sakatlık yönünden 1.200.000,00 TL ve tedavi gideri yönünden şahıs başına 1.200.000,00 TL olduğunu, davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 551,00 TL ve tedavi gideri maddi zararı 2.250,00 TL olmak üzere tedavi gideri teminatı kapsamında değerlendirilen maddi zararları toplamı 2.801,00 TL olup,
1.200.000,00 TL tutarındaki tedavi gideri teminat limitinin dahilinde olduğu kanaatine varılmış olduğunu, davalı sigorta şirketine dava öncesinde başvurunun hangi tarihte tebliğ edildiğine dair belge görülememiş, bu durumda; dava tarihinin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt başlangıcını teşkil edecek olduğunu, davalı sürücü ve işleten yönünden ise temerrüt başlangıcının 23.01.2023 kaza tarihi olduğunu, sigortalı aracın hususi kullanım amacına haiz olması hasebiyle faiz nev’inin talep ile bağlı kalınarak yasal faiz olduğu kanaatine varılmış olduğunu,
SONUÇ OLARAK: ATK ...... İhtisas Kurulunun raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu belirtildiğinden sürekli iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığını; hal böyle olunca davacı yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığını, SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin tenzili neticesinde davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 551,00 TL olduğunu, davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 2.250,00 TL olduğunu, ATK ...... İhtisas Kurulunun raporunda davacının geçici ve sürekli olarak bakıcıya ihtiyacının olmadığı belirtildiğinden bakıcı gideri maddi zarar şartlarının oluşmadığını; hal böyle olunca davacı yönünden bakıcı gideri maddi zarar hesabına yer olmadığını, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden ise 23.01.2023 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğunu bildirmişlerdir.
Davacı vekili 06/12/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, dava dilekçesinde belirsiz alacak davası olarak açılan işbu dosyada, şimdilik 1.000,00 TL olarak talep etmiş oldukları maddi tazminat miktarının, 29.09.2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu esas alınmak suretiyle HMK m.107 ve m.176 vd. uyarınca dava değerini arttırarak; 551,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.250,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 2.801,00 TL maddi tazminat olarak artırılmasına, bu 2.801,00 TL maddi tazminatın; davalıların tamamı yönünden, 3.01.2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan poliçe limitiyle sınırlı ve müştereken-müteselsilen tahsiline, dava dilekçesinde talep etmiş oldukları 300.000,00 TL manevi tazminat taleplerinin aynen korunmasına, ıslah sebebiyle doğacak harç ve gider farklarının taraflarınca ikmali kaydıyla, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir. “Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
1.Tedavi giderleri.
2.Kazanç kaybı.
3.Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar."
Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır. Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Sigortacının sorumluluğu, izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
Mahkememiz dosyası dava konusu kazadaki kusur durumunun belirlenmesi amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş olup düzenlenen 03/09/2024 tarihli raporda özetle; davalı sürücü ........'un sevk ve idaresindeki minibüs ile kontrollü ve dikkatli bir şekilde seyretmesi, önünde aynı yöne seyir halinde olan araçları gerekli ve yeterli mesafeden takip etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek önünde aynı yöne seyir halinde olan sürücü ..... idaresindeki kamyonete çarptığı olayda kusurlu olduğu, sürücü ........'ın sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyri sırasında gerisinden gelen davalı sürücü idaresindeki minibüsün çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı SONUÇ OLARAK: olayda; davalı sürücü ........'un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ........'ın kusursuz olduğu bildirilmiştir.
Her ne kadar Mahkememiz dosyasında ATK maluliyet raporu düzenlenmiş ise de davacı vekilince mahkememize sunulan 06/11/2024 tarihli dilekçe ile müvekkili Hakan Sözmez'in rahatsızlığından dolayı 09/09/2024 tarihli Adli Tıp Muayenesine gidememiş olduğu ve ATK ...... İhtisas Kurulu'na yeniden yazı yazılarak müvekkilinin maluliyetinin tespiti talep edilmiş olmakla, davacı vekilinin talebi doğrultusunda yeniden rapor talep edilmiş ve dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu ..... İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, düzenlenen ATK ..... İhtisas Kurulu 06/01/2025-149 Karar ve ..... A.T.Nolu raporda .......'in 23.01.2023 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 2 (iki) haftaya kadar uzayabileceği, kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyası düzenlenen kusur ve iş göremezlik raporları ile tarafların gelir durumu ve yaşları nazara alınarak iş göremezlik tazminatı yönünden hesaplama yapılması amacıyla dosya aktüerya ve doktor bilirkişiye tevdi edilmiş tarafın beyan ve itirazları ve SGK ödemeleri uyarınca yapılan hesaplama sonucu düzenlenen ek raporu ile ATK 2. İhtisas Kurulunun raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu belirtildiğinden sürekli iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığını; hal böyle olunca davacı yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığını, SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin tenzili neticesinde davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 551,00 TL olduğunu, davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 2.250,00 TL olduğunu, ATK ..... İhtisas Kurulunun raporunda davacının geçici ve sürekli olarak bakıcıya ihtiyacının olmadığı belirtildiğinden bakıcı gideri maddi zarar şartlarının oluşmadığını; hal böyle olunca davacı yönünden bakıcı gideri maddi zarar hesabına yer olmadığı
Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
Her ne kadar davalı ........ Temizlik vekilince kazaya sebebiyet verdiği belirtilen ....... plaka sayılı aracın Esenler Belediyesine "Araç- İş Makinası ve Şoför Personel Hizmeti Alım İşi" kapsamında verildiği ve işleten sıfatının bulunmadığı savunmasına bulunulmuş ise de Esenler Belediyesine yazılan müzekkere cevabında belediye resmi ya da kiralık araç envanterinde ....... plaklı araç bulunmadığının belirtildiği ve cevap dilekçesi ekinde yer alan sözleşme örneğinde de sözleşmeye konu araç plakasının farklı olduğu anlaşılmakla davalı ........ Temizlik vekilinin bu itirazı yerinde görülmemiştir.
Kusur oranlarına ve Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen iş göremezlik oranlarına, SGK tarafından yapılan ödemelere göre aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar ile davacının gelir durumu ve yaşı nazara alındığında davacı asilin dava konusu trafik kazası nedeniyle talep edebileceği 551,00 TL geçici iş göremezlik, 2.250,00 TL tedavi giderinin mevcut olduğu, sürekli iş göremezlik talebi yönünden şartlarının oluşmadığı görülmektedir. Belirlenen bu maddi tazminat miktarının davacı tarafından talep edilebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir.
Somut olayda davalıların sürücüsü, maliki olduğu araçlar arasında yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin ZMMS kapsamında kusur oranlarıyla sınırlı kalmak üzere sorumlu olduğu, diğer davalıların da araç maliki ve sürücü sıfatıyla sorumlu oldukları sabit olduğundan; sigorta şirketlerinin ZMMS Genel Şartları hükümleri gereğince, araç malikinin ve işletenin kusuru nedeniyle haksız fiil, Karayolları Trafik Kanunu hükümleri kapsamında dava konusu maddi tazminat miktarlarından sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiş, maddi tazminat taleplerinin değer arttırım dilekçesi kapsamında kısmen kabulüne karar verilmiştir
Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.
Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç sürücüsü ile araç malikinin haksız fiil hükümlerine göre davacılara karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri yerinde olduğundan manevi tazminat talebinin miktar yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Anayasa Mahkemesi 25/12/2024 tarihinde E..... numaralı dosyada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesinin (2) numaralı fıkrasının “manevi tazminat davaları” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Yine kararın gerekçesinde ise; "Bu itibarla miktar belirtmek suretiyle manevi tazminat davasını açacak kişinin hâkimin hükmedeceği tazminat tutarını, başka bir ifadeyle davanın sonunda talebinin hangi oranda haklı bulunacağını öngörebilmesinin mümkün olmadığı ve tazminat miktarının hâkimin takdirine göre belirlendiği davalara ilişkin yargılama giderleri bakımından herhangi bir özel düzenlemenin de bulunmadığı gözetildiğinde kuralla mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlamanın “manevi tazminat davaları” yönünden kanunilik şartını sağlamadığı sonucuna ulaşılmıştır." hususlarına yer verilmiştir.
Bu haliyle Mahkememizce davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları nazara alınarak manevi tazminat belirlenmiş, Anayasa Mahkemesi iptal kararında belirtildiği şekilde davanın sonundaki haklılık durumu da nazara alınarak takdiren belirlenen manevi tazminat yönünden davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
A)MADDİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN;
Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1.Sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE,
2.Geçici iş göremezlik talebi ve tedavi gideri taleplerinin KABULÜ İLE 551,00 TL geçici iş göremezlik ve 2.250,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 2.801,00 TL maddi tazminatının davalılar ........ ve ........ Temizlik Oto Kiralama Taşımacılık Servis Ve Yedek Parça Dış Ticaret Limited Şirketi yönünden kaza tarihi olan 23.01.2023 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 03/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) ile davacıya VERİLMESİNE,
3.Alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 1.028,07 TL peşin harç ile peşin harç adı altında yatırılan 615,40 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.643,47 TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir KAYDINA,
4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 2.801,00 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5.Davalılar ........ Temizlik Oto Kiralama Taşımacılık Servis ve Yedek Parça Dış Ticaret Limited Şirketi ile ........ Sigorta A.Ş. kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden bu davalılar yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 250,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalılara VERİLMESİNE, B)MANEVİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN; Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1.40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ........ ve ........ Temizlik Oto Kiralama Taşımacılık Servis Ve Yedek Parça Dış Ticaret Limited Şirketi'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2.Alınması gereken 2.732,40 TL harçtan maddi tazminat hesaplamasında mahsup edildikten sonra bakiye kalan 911,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.820,93 TL eksik harcın davalılar ........ ile ........ Temizlik Oto Kiralama Taşımacılık Servis ve Yedek Parça Dış Ticaret Limited Şirketi'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalılar ........ ile ........ Temizlik Oto Kiralama Taşımacılık Servis ve Yedek Parça Dış Ticaret Limited Şirketi'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4.Reddine karar verilen manevi tazminat miktarı yönünden Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarihli 2024/29 esas sayılı kararı nazara alınarak vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, C)YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDÜN;
1.Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.297,92 TL ile başvuru harcı adı altında yatırılan 615,40 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.913,32 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (davalılar ........ ile ........ Temizlik Oto Kiralama Taşımacılık Servis ve Yedek Parça Dış Ticaret Limited Şirketi'nin tamamından davalı ........
Sigorta A.Ş.'nin 125,13 TL ile sınırlı sorumluluklarına)
2.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 451,84 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak 2.748,16 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, (davalılar ........ ile ........ Temizlik Oto Kiralama Taşımacılık Servis ve Yedek Parça Dış Ticaret Limited Şirketi'nin tamamından davalı ........
Sigorta A.Ş.'nin 29,55 TL ile sınırlı sorumluluklarına)
3.Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, ATK fatura ücreti, tebligat ve posta masrafı 33.277,00 TL yargılama giderinden kabul oranı (%14,12) ret oranı (%85,88) dikkate alınarak hesaplanan 4.698,71-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, (davalılar ........ ile ........ Temizlik Oto Kiralama Taşımacılık Servis ve Yedek Parça Dış Ticaret Limited Şirketi'nin tamamından davalı ........
Sigorta A.Ş.'nin 307,30 TL ile sınırlı sorumluluklarına)
4.Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair davacı vekilinin ve davalı ........ Temizlik vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/02/2026 Katip .... Hakim ....