10. Hukuk Dairesi 2025/7461 E. , 2025/15941 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının iş kazası tarihi olan 13.01.2012 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri almaya hak kazandığının tespitine ve sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesi özetle; müvekkili ile diğer davalı ... arasında bir sözleşme bulunmadığını, davacının müvekkiline ait bir iş yerinde çalışmadığını, bu nedenle müvekkilinin işveren sıfatı bulunmadığından husumete itiraz ettiklerini, müvekkilinin olay tarihinde kazanın gerçekleştiği yerin mülk sahibi olduğunu, mülkün bulunduğu lojistik merkezinin müteahhidinin ... Yapı A.Ş. olması sebebiyle binadaki ayıpların giderilmesinin ... Yapı'dan istendiğini, bunun üzerine de ... Yapı A.Ş. yapıdaki ayıpların giderilmesi amacıyla davalı ...'a işi tevdi ettiğini, ... Yapı ile diğer davalı arasında anahtar teslim eser sözleşmesi yapıldığını, müvekkili ile ... Yapı A.Ş. ve diğer davalı şirket arasında bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmadığını, bu sebeple husumet yönünden davanın reddi gerektiğini belirterek; davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi özetle; dava açılmadan önce Kuruma başvuru yapılmasının zorunlu olduğunu, bu davanın Kuruma başvuru yapılmadan açıldığını, Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davanın kabulü halinde aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek; davanın reddini talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili, cevap dilekçesi sunmamış ve yargılamada davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili, davalı ... vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 13.01.2012 tarihli iş kazası sonucu oluşan meslekte kazanma güç kaybı oranının %15,2 olduğunun tespitine karar verilmesi yerinde ise de davacı kazalı işçinin geçici iş göremezlik dönemi (14.01.2012-11.07.2012) bitmeden kaza tarihi itibariyle sürekli iş göremez duruma giremeyeceği anlaşılmakla, davacıya 5510 sayılı Kanun'un 19/6-b bendi gereğince 12.07.2012 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken kaza tarihinden itibaren davacıya gelir bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi hukuka aykırı olması gerekçesi ile kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacının 13.01.2012 tarihli iş kazası sonucu oluşan meslekte kazanma güç kaybı oranının %15,2 olduğunun ve 5510 sayılı Kanun'un 19/6-b bendi gereğince davacıya 12.07.2012 tarihinden itibaren bu oran üzerinden sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava açılmasına sebebiyet vermeyen, bu belirlemelere bir dahli olması mümkün olmayan müvekkiline yargılama gideri ve vekalet ücreti yüklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, esas alınan ATK raporunda davacı asilin bizzat muayene edilmediğini, itiraza uğramış geçmiş belgeler üzerinden rapor hazırlandığını, Adli Tıp Kurumu bir son merci olmadığını, üniversitelerin ilgili kürsülerinden rapor alma imkanı da var iken itiraz sonrası, itiraza uğrayan raporu hazırlayanlarca değerlendirme yapılmasının savunma haklarını kısıtladığını, masrafın asile değil vekile yüklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; ölüm olayına ilişkin Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulunun 20.06.2008 tarihli raporundaki bulgulardan olayın meslek hastalığı olmadığı, ölümle yapılan iş arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının idari işlemleri tüketmeden dava açtığını, Kurumun işleminin kanun ve ilgili mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı ... vekilince ve davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.