2. Ceza Dairesi 2024/11123 E. , 2025/18212 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1412 sayılı Kanun'un 326/2. maddesinde, "Sanık veya müdahil ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir." biçimindeki savunma hakkının kısıtlanamayacağı ilkesine dayanan yasanın emredici kuralına uyulması gerekirken, sanığın bulunmadığı oturumda aleyhe bozma kararına karşı diyecekleri saptanmadan bozma ilâmına uyulmasına karar verildikten sonra yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında, bozma ilâmı sonrasında yapılan kovuşturma neticesinde yeni hüküm kurulurken sanığın eylemlerine uyan maddeler uygulandıktan sonra sonuç ceza belirlenip, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek hükmolunan cezasının önceki hükümde verilen 4.680,00 TL para hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, kazanılmış hak müessesesine yanlış anlam yüklemek hatalı uygulama yapmak suretiyle sanık hakkında TCK’nın 32/2 maddesi uygulanarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı, Tebliğname'ye uygun olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.