10. Hukuk Dairesi 2025/10465 E. , 2025/15945 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalının TC Sağlık Bakanlığına bağlı ... Devlet Hastanesinde doktor olarak görev yapmakta iken 09.10.2010 tarihinde 65 yaşını doldurması nedeniyle emekli olmuş ve Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli aylığı almaya başlamış oluğunu, davanın Kurumdan emekli aylığı almakta iken tekrar doktor olarak göreve başlaması nedeniyle 15.10.2011 tarihinden itibaren Kurumdan almakta olduğu emekli aylıklarının kesilmiş olduğunu, davalının yersiz almış olduğu 15.10.20 11... .08.2013 tarihleri arasındak aylıkları tutarının 44.713.29 ile bu tutara işletilen 3.423.34 TL faiz ile birlikte toplam 48.136.63 TL borç tahakkuk edilmiş olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalının tekrar göreve başlaması nedeniyle Kurumdan davalıya olduğu 15.10.20 11... .08.2013 tarihleri arasında yersiz ödenen toplam 44.713.29 TL nin ödeme tarihlerinden itibaren, 7.00 TL posta giderinin gönderinin posta kabul tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, yargılama masrafları ve vekalet ücretin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin aile hekimi olduğu için kamu personeli çalışanı olmadığını, bu nedenle idarenin hizmet satın aldığı hizmet birimi olduğunu, yasanı/ müvekkilinin aleyhine yorumlanmakta ve genişletilmekte olduğunu, aile hekimlerinin bu yasa kapsamında çalışmadıkları halde bu yasa kapsamına dahil edildiğini, bu uygulamanın doğru olmadığını, idare mahkemesi dosyasının görevsizlik kararı üzerine yeni dava açtıklarını bu iki dava dosyasının da birleştirilmesini talep ettiklerini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.12.2015 tarihli ve 2014/23 E., 2015/541 K. sayılı kararıyla, davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 10.10.2018 tarihli ve 2016/2714 E., 2018/7850 K. sayılı ilamında, "...Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmede, aile hekimleri, özellikle 5335 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 4. fıkrasında sayılan istisnalardan da olmadıklarından emekli (yaşlılık) aylığı alıyorken anılan Kanun'un 30. maddesi kapsamında çalışamazlar ve buna göre davalının aylığının kesilerek çalışma dönemindeki aylıkların yersiz ödeme olarak değerlendirilmesi gerekirken Mahkemece yanılgılı değerlendirme yapılmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 25.09.2019 tarih ve 2019/149 E. 2019/312 K. sayılı kararı ile Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 10.10.2018 tarih ve 2016/27 14... /7850 Karar sayılı bozma ilamına karşı direnilerek açılan davanın reddine, Mahkememizin 09.12.20 15... / 23... /541 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun görülmekle kararda direnilmesine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekilinin temyiz istemi üzerine; Dairemiz 30.09.2020 tarihli 2020/915 E. 2020/5188 Karar sayılı kararı ile " direnme Dairemizce yerinde görülmediğinden ve bu durumda kararın inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olduğundan dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine" karar verilmiştir.
2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.12.2022 tarihli 2020/10-558 Esas, 2022/1713 Karar sayılı kararı ile "İlk Derece Mahkemesince verilen 09.12.2015 tarihli ve 2014/23 E., 2015/541 K. sayılı karar sonrası Mahkemece hüküm kısmında vekâlet ücretinin sehven yazılmadığı gerekçesiyle 06.01.2016 tarihinde tashih kararı verilmiş olmakla gerekçeli kararın davacı Kurum vekiline 07.01.2016; davalı vekiline 06.01.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 08.01.2016 tarihinde UYAP üzerinden elektronik imza ile gönderdiği dilekçe ile temyiz yoluna başvurduğu, 14.01.2016 tarihinde harcı yatırdığı ancak Özel Dairece davalı vekilinin 08.01.2016 tarihli temyiz başvurusu hakkında inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu hâlde ortada usulüne uygun olarak tamamlanmış bir temyiz incelemesi bulunduğundan söz edilemeyeceğinden davalı vekilinin 08.01.2016 tarihli temyiz başvurusunun incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekmektedir." şeklinde karar verilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yukarıda belirtilen Dairemizin 10.10.2018 tarihli ve 2016/2714 E., 2018/7850 K. sayılı bozma kararı ile bu karara karşı verilen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi sıfatıyla) 25.09.2019 tarihli ve 2019/149 E., 2019/312 K. sayılı direnme kararının ortadan kaldırılmasına dair kararı üzerine, Dairemizce yeniden inceleme yapılarak; Dairemizin 05.04.2023 tarih ve 2023/2178 E. 2023/3782 K. sayılı kararıyla; '' aile hekimleri, özellikle 5335 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 4 üncü fıkrasında sayılan istisnalardan da olmadıklarından emekli (yaşlılık) aylığı alıyorken anılan Kanun'un 30. maddesi kapsamında çalışamazlar ve buna göre davalının aylığının kesilerek çalışma dönemindeki aylıkların yersiz ödeme olarak değerlendirilmesi gerekirken Mahkemece yanılgılı değerlendirme yapılmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir. Kabule göre de davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması isabetsizdir.'' gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, karar verilmiştir. Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 44.720,29 TL'nin temerrüt tarihi olan 25.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı SGK vekili, İlk Derece Mahkemesinin temerrüt tarihi olarak ödeme tarihlerinin değil de 25.10.2013 tarihinin belirlemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.
Davalı vekili, müvekkilinin aile hekimi olarak çalıştığını, herhangi bir sosyal güvenlik Kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı aldığı halde, Sağlık Bakanlığı kadrosuna hekim olarak atanan kişilerin dahi aylıkları kesilmeden çalışabileceğini, ister daha önce çalışmaya devam etmiş, isterse yaşlılık aylığı almaya başlamış olan sigortalı ile aile hekimliği sözleşmesi imzalanmış olmasında sosyal güvenlik ilişkisinin aynen devam edeceğini, Yargıtay Genel Kurulu ve Yargıtay 21. Hukuk Dairesi kararları ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 2019/200 Esas, 2019/820 Karar sayılı ve 31.05.2019 tarihli kararında da belirtildiği üzere; sözleşme imzalanan hekim, oluşturulan kadroya atanan ve kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar statüsünde olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yersiz ödenen aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. Maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.