10. Hukuk Dairesi 2025/7762 E. , 2025/15947 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı ... 26.05.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybına uğradığını, kuruma başvuru yaparak iş göremezlik geliri bağlanması için talepte bulunduğunu, talebinin değerlendirilerek kurumca sigortalıya 435.067,80 TL peşin sermaye değeri, 437.649,07 TL tedavi giderleri ve 3.498,14 TL geçici iş göremezlik ödemesi olmak üzere toplam 876.215,01 TL masraf yapıldığını, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı müfettişi tarafından düzenlenen 10/10/2018 tarih ve ... sayılı incele raporu ile kurum sigortalısı ... 26/05/2016 tarihinde maruz kaldığı kaza olayının iş yerinde bulunduğu sırada ve iş veren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana geldiğinden 5510 sayılı Kanun'un 13. Maddesinin birinci fıkrası (a) ve (b) bentleri hükmü gereğince iş kazası olduğunun tespit edildiğini, işverenin % 40 oranında kusurlu olduğunu, işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almadığını belirterek iş kazası nedeniyle kurum sigortalısı işçiye ödenen 876.215,01 TL'nin % 40 oranına karşılık gelen 350.486,00 TL'sinin gelirler yönünden onay, masraflar yönünden ödeme ve sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Yargılamaya konu dava dosyasına sunulan ve müvekkil şirketin meydana gelen olay ve kaza ile ilgili olarak sunulan raporları kabul etmediklerini, söz konusu kazanın müvekkil şirketin her türlü önlemi almış olmasına rağmen tamamen davacının kendi kusuru nedeni ile meydana gelmiş bir kaza olduğunu, ayrıca davaya |karşı zamanaşımı itirazında da bulunduklarını, davaya konu işçi'nin (...) olay günü olaya konu olan inşaatın 2. katında çalışırken iskele kurumu sırasında tamamen kendi kusuru ile (15 yıllık bir usta olmasına karşın) tecrübeli bir ustanın yapmaması gereken bir şekilde yükünü dengesiz alarak dengesini kaybettiğini ve düşmüş sonuçta iş bu olayın meydana geldiğini, kazada yaralanan işçiye kaza öncesinde her türlü güvenlik önlemi ile ilgili bilgilendirmeler ve eğitimlerin verildiğini, kullanması için yelek, baret ve emniyet kemeri gibi yardımcı aletlerin teslim edildiğini, kullanması konusunda uyarıldığını, ...'nin olay anında kendisine teslim edilen ve kullanması konusunda devamlı uyarıldığı emniyet kemerini kullanmadığı için bu üzücü kazanın meydana geldiğini, ayrıca işyerinde devamlı surette bir iş güvenliği uzmanının görev yaptığını, işçileri de kazalar konusunda devamlı uyardığını ve kontrol ettiğini, davada ispat yükü davacı tarafta olup geçerli hukuki deliller ile ispat yapmak zorunda olduğunu, kazaya konu kusur raporunun gerçekleri yansıtmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin15.10.2021 tarihli 2019/7 29... /678 Karar sayılı kararıyla davanın kabulü ile 348.054,24 tl psd, 350.119,26 tl hastane masrafı, 2.798,51 tl geçici iş göremezlik ödemesi olmak üzere toplam 700.972,01 tl'nin psd'nin onay, hastane masrafının sarf, geçici iş göremezlik ödemesinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.04.2022 tarih ve 2022/403 E., 2022/1032 K. sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece; Mahkemece, davalı şirketin %80, kazalının %20 kusurlu olduğunu bildiren kusur raporu esas alınarak karar verilmiş ise de, davalı tarafça kazalının tecrübeli usta olduğuna ilişkin savunması üzerinde durularak, bu hususa yönelik davalı taraftan delilleri sorulup sigortalının ne kadar zamandır çalışmakta olduğu, aldığı eğitimler ve sertifikalarıın varlığı ile kimlerden ne şekilde aldığı ve davalı işverenin de eğitimlerin işyeri uygulaması haline getirilip getirilmediği hususları üzerinde yöntemince araştırma yapılarak, işyeri hakkında risk değerlendirme raporu alınıp alınmadığı belirlenip varsa celp edilip incelenerek, olayın oluş şekline göre, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6331 sayılı Kanun kapsamında değerlendirme içeren, mevzuata uygun, soyut ifadelere dayanmayan, olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden usule uygun yeni bir kusur raporu alınmalı, oluşması halinde çelişki de giderilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Öte yandan, sigortalının Kurumca belirlenen %100 sürekli iş göremezlik oranına ilişkin 10.10.2020 tarihli kontrol kaydı sonucunun da araştırılmaksızın hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur, gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 348.054,24 TL peşin sermaye değerli sürekli iş göremezlik ödemesi, 350.119,26 TL hastane masrafı, 2.798,51 TL geçici iş göremezlik ödemesi olmak üzere toplam 700.972,01 TL'nin sürekli iş göremezlik ödemesinin onay, hastane masrafının sarf, geçici iş göremezlik ödemesinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazalının tecrübesi, verilen eğitimlere ilişkin tüm belgelerin Mahkemeye sunulmasına karşın, bilirkişi raporunda hiçbiri dikkate alınmadan farazi ve soyut bir değerlendirmeyle aynı oranda kusur tespiti yapılarak hatalı bir karar verildiğini, dava dışı işçinin çalışma esnasında iskele kurulumu yaparken, meslekte 15 yıllık tecrübe sahibi bir usta olarak, ağırlığını denge kurmaksızın tek bir tarafa yüklenmek suretiyle dengesini kaybetmesine neden olmuş ve bunun sonucunda da düşerek kazaya sebebiyet verdiğini, davacının olayın gerçekleşmesinde ağır kusur ve ihmalinin bulunduğu açıktır. davacının olayın gerçekleşmesinde ağır kusur ve ihmalinin bulunduğunu, Yerel mahkemenin gerekçelendirme olmaksızın ve somut delillere dayanmaksızın davalı işverene %80 oranında kusur atfı yaparak hakkaniyete, usule ve ilgili kanun hükümlerine aykırı olarak karar verildiğini belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, davacı Kurum tarafından 26.05.2016 tarihinde sigortalı ...'nin geçirdiği iş kazası nedeniyle sigortalıya ödenen sürekli iş göremezlik geliri, geçici iş göremezlik ödeneği ve hastane masrafının davalı işverenden rücuan tahsili istemine ilişkindir.
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.