Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

10. Hukuk Dairesi         2025/4287 E.  ,  2025/15970 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/1185 E., 2024/2791 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/50 E., 2023/208 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı Şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Şirketin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Şirket vekili tarafından temyiz edilmek ve de davacı vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 25.11.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacı adına Av. ... ile davalı ... ...San. ve Tic. Ltd. Şti. adına Av. ... ve Av. ..., davalı ... adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; iş kazası nedeniyle müvekkilinin sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davalıların kusurlu olduklarını ileri sürerek 1.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Aşamalarda henüz hesap raporu alınmadan önce davacı vekili kendileri tarafından alınan uzman görüşü doğrultusunda maddi tazminat istemlerini sadece davalı Şirket yönünden 30.01.2022 tarihli talep artırım dilekçeleri ile kendilerini bu tutarla bağlamaksızın "şimdilik bu tutara arttırıyoruz, ilerde yeniden hesap raporu alınınca talep arttırma hakkımızı saklı tutuyoruz" diyerek 357.824,20 TL’ye çıkarmış, takip eden celsede dosyanın hesaba gönderilmesini talep etmiştir.

Mahkemece alınan ve hükme dayanak kılınan 23.10.2023 tarihli hesap raporunun düzenlenmesinden sonra davacı vekili maddi tazminat istemlerini yine sadece davalı şirket yönünden 1.233.494,92 TL’ye arttırmıştır. II. CEVAP Davalılar özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; iş kazasının meydana gelişinde davacının %25, davalı işveren şirketin %75 oranında kusurlu oldukları, davalı ...'nın kusursuz olduğu, iş kazası nedeniyle davacının %21,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı kabulünden hareketle davalı gerçek kişi ... yönünden kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine, davalı işveren şirket yönünden ise hesap raporunun asgari ücret ihtimaline itibar edilmek suretiyle davacı lehine 586.699,63 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işveren şirketin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf isteminin ücret yönünden kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, hesap raporunun TÜİK emsal ücreti üzerinden düzenlenen ihtimaline itibar edilmek suretiyle davalı gerçek kişi ... yönünden kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine, davalı işveren şirket yönünden ise davacı lehine 709.516,13 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ücretin hatalı belirlendiğini, davalı şantiye şefi ...’a kusur atfedilmemesinin ve bu davalının kusurunun işveren kusuru içerisinde değerlendirilerek iki tarafın kusurunun bir bütün olarak ele alınmasının kabulünün mümkün olmadığını, zira işveren ile şantiye şefinin birbirlerinden ayrı ve bağımsız taraf sıfatın haiz olduklarını, bu nedenle tarafların kusurlarının birlikte ve bütün halinde değerlendirilmesinin hukuka, yasaya ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın, ıslah ve talep artırımının zamanaşımına uğradığını, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının kaza sırasında davalının sigortalı çalışanı olmadığını, ayrıca ileri sürülen maluliyetin davacının davalının iş yerinde geçirdiği kazadan değil, daha sonra uygulanan yanlış teşhis ve tedaviden kaynaklandığını, maluliyet oranı ile kusur oranının gerçeğe aykırı şekilde hatalı tespit edildiğini, müvekkilinin dava konusu olayda teknolojik olarak alınması gereken tüm önlemleri aldığı ve gerekli teçhizatı sağlayarak üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, davacının SGK kayıtları incelendiğinde sözde iş kazasının gerçekleştiği tarihte davacının müvekkilinin çalışanı olmadığının açıkça görüldüğünü, raporda davacının usta seviyesinde kalifiye ve tecrübeli bir çalışan olarak nitelendirildiğini, buna rağmen davacının müvekkili tarafından sağlanan kişisel koruyucu donanımları kullanmamasının kendi kusurundan kaynaklandığını, davalı müvekkilin kusurunun bulunmadığını, bu yönleriyle kusur ve maluliyet tespitine esas alınan raporun kendi içinde çelişkili olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

a)Davacı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacı vekilinin 1.233.494,92 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli kararı ile davacı lehine 709.516,13 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen reddine karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

b)Taraf vekillerinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamından, Mahkemece bir adet hesap raporu alındığı, İlk Derece Mahkemesince 23.10.2023 tarihli raporun asgari ücret ihtimaline, Bölge Adliye Mahkemesince TÜİK ihtimaline itibar edildiği, dava dilekçesinde ücret iddiası bulunmadığı, davacının ücretinin Kuruma asgari ücret olarak bildirildiği, dosya içeriğinde davacının olay tarihindeki ücretini tespit etmeye yarar davacı imzasını taşıyan bordro veya bankadan yapılmış ücret ödemesi bulunmadığı, Mahkemece emsal ücret araştırması yapılmadığı, kalıpçı ustasının TÜİK emsal ücretinin hesap raporunu düzenleyen bilirkişi tarafından temin edildiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık maddi zararın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtayın yerleşmiş görüşlerindendir. Somut olayda, emsal ücret araştırması yapılmaksızın sonuca gidilmiş olması yerinde görülmemiştir.

Kabul ve uygulamaya göre de aşamalarda davacı tarafça peşin ve başvuru harcı olarak toplam 51.622,94 TL harç yatırıldığına dair dosya kapsamında makbuz veya sayman mutemedi alındısı bulunmamasına karşın Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilirken karar ve ilam harcı noktasında “Alınması gereken 51.882,54 TL karar harcından, İlk Derece Mahkemesi tarafından peşin alınan toplam 51.622,94 TL peşin ve başvuru harcı mahsup edildiğinde 1.144,09‬ TL eksik harcın davalı ... ...San. Tic. Ltd.Şti’nden alınarak hazineye gelir kaydına,” karar verilmesi hatalı olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş; sigortalının yaptığı iş, yaşı, kıdemi belirtilmek suretiyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığından ve meslek odasından bilinen devrede sigortalının alabileceği ücretleri sormak, elde edilecek sonuçları dosyadaki diğer verilerle birlikte değerlendirip davacının gerçek ücretini tereddütsüz olarak belirlemek, sonrasında kazalının maddi zararını yeniden hesaplatmak, usuli kazanılmış hakları gözeterek, yatırılmamış harçların karar ve ilam harcı hesabında mahsup edilemeyeceğini de dikkate alıp sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1.Davacı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının MİKTARDAN REDDİNE,

2.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Davacı avukatı yararına takdir edilen 40.000 TL duruşma avukatlık parasının davalı ... ...San. Tic. Ltd. Şti.'ye yükletilmesine, davalı ... ...San. Tic. Ltd. Şti. yararına takdir edilen 40.000 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog