2. Ceza Dairesi 2025/9559 E. , 2025/18218 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinde " Temyiz ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinde ise "Temyiz eden hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır, temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, parmak izi mukayesesi sonucunda alınan raporda sanığın irtibatının tespit edilemediğinin dikkate alınması gerektiğine, ikinci olay olan 10.10.2017 tarihli olayla ilgili kamera görüntü kayıtlarının bulunmaması nedeniyle, savunmanın aksi kanıtlanamadığından "şüpheden sanık yararlanır" ilkesine göre sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, hükmün yasal gerekçeyi içermediğine,
TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasını gerektirecek somut bir delil bulunmadığından kararın hukuka aykırı olduğuna, suçlamayı kabul etmemekle beraber değer azlığı ve zorunluluk hali hükümlerinin uygulanması gerektiğine, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden TCK'nın 62. maddesinin ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın temyiz isteminin; kendisinin atılı suçları işlemediğinin dikkate alınması gerektiğine, kamera kayıtlarının kendisine gösterilmemesi ve bilirkişiye bu kayıtlarının gönderildiğine dair bir bilgi bulunmaması nedeniyle kararın hukuka aykırı olduğuna, kendisinin Isparta ilinde hiç bilgisayar çalmadığının dikkate alınması gerektiğine, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, haksız yere cezalandırılması nedeniyle hükmün bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Isparta 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Isparta 4.Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.