Karar No
K. 2026/381
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO:2026/181

KARAR NO: 2026/381

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ:06/07/2023

NUMARASI:2022/178 E. - 2023/160 K.

DAVANIN KONUSU:Haksız Rekabetin Tespiti, Maddi-Manevi Tazminat

BİRLEŞEN BAKIRKÖY 2.FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'NİN

2023/105 ESAS SAYILI DOSYASI

DAVANIN KONUSU:Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/03/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA;Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili firmanın 1924 yılında Almanya'da kurulmuş olup, Türkiye ve Dünya'da spor ayakkabılar, spor ürünleri, parfümleri ve moda aksesuarları alanında iştigal etmekte olduğunu, sektöründe hem yurt içinde hem de yurt dışında tanınmış ve köklü bir kuruluş olduğunu, müvekkilinin 2014 yılı Eylül ayında dünyanın birçok yerinde "..." olarak adlandırdığı dava konusu ayakkabı modeli için büyük yatırımlara imza attığını, halihazırda bu modelin dünyaca bilinir hale geldiğini, fiyat olarak da çok yüksekten satışa sunulduğunu, ancak hal böyle iken, davalının müvekkiline ait ve müvekkili tarafından dünya genelinde meşhur hale getirdiği ... markalı "..." modeli olarak bilinen ayakkabının ayırt edilemeyecek derecede benzerini ürettiğini, piyasaya sürdüğünü, kendisine ait lüks mağazalarda ve internette satışa sunduğunu, söz konusu eylemlerin neticesinde müvekkilinin haklarının ihlal edildiğini iddia ederek, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile, dava konusu ayakkabı ile müvekkili tarafından satışa sunulan ayakkabının birbirlerinden farklı olduğunu, tüketici nezdinden karıştırılmaya sebep olmayacağını, müvekkili şirketin söz konusu ayakkabıların üreticisi veya tasarımcısı olmadığını, söz konusu ayakkabının yurt dışında yerleşik bir şirketten seçtiği bir koleksiyondan olduğunu, bu bağlamda ayakkabıların benzerlik taşıdığı düşünülse dahi müvekkili şirkete sorumluluk yüklenemeyeceğini, müvekkilinin söz konusu ayakkabı sebebiyle haksız kazanç elde ettiği iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, söz konusu ayakkabının planlanan satış hedefini yakalayamadığını, bunun karşısında "..." marka ayakkabının stoklarının da tükendiği göz önüne alındığında davacının davasını ispat edemediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA; Birleşen Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/105 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkil ... kendisine ait ... numaralı tescilli tasarıma davalıya ait dava konusu ayakkabının tecavüz teşkil etmesi sebebi ile mahkememizin 2022/178E. sayılı dosyası ile tecavüzü tespiti ve önlenmesi amaçlı tazminat davası açıldığını, 2022/178 E. sayılı dosyada istinaf öncesi alınan 10.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda ikili maddi tazminat değerlendirilmesi yapılarak müvekkilin uğramış olabileceği maddi tazminat miktarlarının belirlendiğini, konusu, tarafları ve talebi birebir aynı olan iki dava arasında irtibat olduğunu ileri sürerek, 226.064,58 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsilini ve işbu dosyanın halen derdest olan mahkememizin 2022/178 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.İlk derece mahkemesince ; Asıl davaya yönelik, Davacının davasının KABULÜNE, davacı tarafça ... ismini verdiği ve bilahare TPMK nezdinde ... tescil numarası ile tescil ettirdiği ayakkabı modelinin aynısını davalının piyasaya arz edip satmak suretiyle haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının bu eyleminin önlenmesine, haksız rekabet teşkil eden davalı ürünlerinin toplatılmasına, davalının internet sitesinden ürün görsellerinin kaldırılmasına,

2.Maddi tazminat yönünden davacının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yine 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Birleşen davaya yönelik Davacının davasının dava şartı (arabulucu) yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı asıl dava yönünden davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, davalı vekili Dairemize sunmuş olduğu 11/02/2026 tarihli feragat dilekçesi ile istinaf başvurusundan feragat ettiğini beyan etmiştir.

Yapılan incelemede, davalı vekilinin vekaletnamesinde kanun yollarından feragat yetkisi bulunduğu anlaşılmakla, 6100 Sayılı HMK'nın 349. maddesi gereğince davalı tarafın istinaf talebinin feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;,

1.Davalı vekilinin istinaf aşamasında istinaftan feragat etmesi sebebiyle istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 349/2. maddesi gereğince REDDİNE,

2.Peşin alınan 732,00 istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde istinaf talebinde bulunan davalı tarafa iadesine,

3.İstinaf talebinde bulunan davalı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/03/2026

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog