Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. .... BAM ... HUKUK DAİRESİ

T.C.

...

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

... HUKUK DAİRESİ K A R A R

DOSYA NO : .../...

KARAR NO: .../...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: .../...
KARAR NO: .../...
KARAR TARİHİ: ....
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ: ...
DAVACI: ... -
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
B.A.M. KARAR TARİHİ: ....
KARAR YAZIM TARİHİ: ....

Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında .... İlçesi ...... İnşaatının çatı kaplaması ve cephe kaplaması ( ...... ile kaplama yapılması) ve cephe kaplaması (...... gizli vidalı cephe paneli ile kaplama yapılması) işinin yapılması hususunda ......tarihinde sözleşme imzalandığını, işin eksiksiz yerine getirildiğini, bakiye cari hesap ekstresinin 161.882,00.-TL olup takibe itiraz edildiğini, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı cevap dilekçesinde, işin halen tamamlanmadığını, faturaların iade edildiğini, cari hesaba göre davalı şirketin alacaklı olduğunu, kur farkı ödeneceğine dair anlaşma bulunmadığını, çelik malzeme nedeniyle fiyat tadili yapılacağı hususunda anlaşma bulunduğunu ispat etmesi gerektiğini, iş bedelinin Türk lirası karşılığının yaklaşık 125.000,00.-TL olduğunu, alacağın dayanağının bulunmadığını, 63.233,00.-TL ödendiğinin davacı tarafından kabul edildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, 117.166,04.-TL alacak yönünden itirazın iptaline dair verilen karara davalının istinaf istemi üzerine Dairemizin ..... tarih ....../.......-...... sayılı kararı ile hükme esas alınması gereken delillerin toplanması gerektiği gerekçesiyle kaldırılarak mahkemesine iadesine karar verilmiş, kaldırma kararından sonra bilirkişi raporu alındığı, mahkemece, 127.917,70.-TL alacak yönünden davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatının reddine karar verildikten sonra tarafların istinaf istemi üzerine Dairemizin ...... tarih ..../...-.... sayılı kararı ile “ sözleşmede müphem olan çelik karkas malzemenin kim tarafından temin edildiği taraf delillerine göre belirlendikten sonra yapılan işte ayıp bulunup bulunmadığı, varsa ayıpların açık ya da gizli olup olmadıkları alınacak teknik bilirkişi raporunda açıklattırılmalı, varsa ayıpların giderilip giderilmeyeceği de tespit ettirildikten sonra taraf defter ve kayıtlarındaki alacak borç ilişkisinin dayanakları da irdelenerek belirlenen sözleşme bedelinden ayıp ve nesafet miktarları indirildikten sonra varsa davacının talep edebileceği alacak miktarına, kazanılmış haklarda dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi” gerekçesiyle kaldırılmıştır.

Dosyanın iadesinden sonra mahkemece, bilirkişi raporuna uygun olarak davanın yeterince ispat edildiği, işin ne kadarlık kısmının tamamlandığı konusunu net olarak bilmelerinin beklenemeyeceği, piyasa rayiç bedelinin ihtilaflı olduğu göz önünde bulundurularak icra inkar tazminatının reddine, itirazın 117.166,04.-TL'lik kısmı (davalı lehine oluşan usuli müktesep hak dikkate alınarak) yönünden itirazın iptaline takibin devamına karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişi raporlarının hemen hemen aynı nitelikte olup, kaldırma kararındaki eksikliklerin giderildiğini, 47.201,00.-TL'lik faturaya yapılan itirazın yerinde olmadığını, bu faturanın mükerrer düzenlenmediğini, dava konusu faturalara itiraz edilmediğini, ticari deftere borç olarak kaydedilmesi nedeniyle davanın ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, 31/12/2014 tarihli 47.201,00.-TL bedelli faturanın sözleşme konusu işle ilgisi olmadığı tespiti yapıldığını, faturanın davalı tarafından ödendiğini, mükerrer tahsilat yapılmak istendiğini, davacının tek taraflı düzenlediği faturalar esas alınarak hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, çelik karkas malzemenin davalı tarafından temin edildiğini, malzeme bedelinin sözleşmeye dahil olduğunu, imalatın eksiksiz olarak teslim edilmediğini, ayıplı olduğunu, ayıp hasar bedellerinin eksik ve hatalı hesaplandığını, tespit dosyasındaki hesaplama dikkate alındığında ayıplı imalat bedelinin hatalı hesaplandığını, ayıp bedelinin tam olarak belirlenmesi gerektiğini, su sızıntısı ve hasarın devam ettiğini, hasar oranı %17 olarak belirlenmişse de bu oran dikkate alınarak ayıp indirimine gidilmediğini, ayrıca davalının gelir kaybına yol açıldığını belirterek kararın kaldırılarak davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatına karar verilmesi istemidir.

Taraflar arasında ... İlçesi ....... İnşaatının çatı kaplaması ve cephe kaplaması ( ............... hadveli çatı paneli ile kaplama yapılması) ve cephe kaplaması (........... gizli vidalı cephe paneli ile kaplama yapılması) işinin yerine getirilmesi hususunda 28/08/2014 tarihinde sözleşme imzalandığı, .... ... İcra Müdürlüğü’nün .../... esas sayılı dosyasında .......tarihli 161.881,00.-TL asıl alacak için ilamsız takip başlatıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Dava dilekçesinde, dava konusunun 19/03/2015 tarih ...... numaralı faturalar olduğu beyan edilmiştir. 19/03/2015 tarih .... sıra nolu faturanın konusu; çatı paneli, cephe paneli, ışıklık bedeli toplamı olan KDV dahil 124.533,39.-TL, .... sıra nolu fatura çelik konstrüksiyon, aksesuar ve izolasyon bedeli toplamı KDV dahil 44.006,92.-TL, ...... sıra nolu fatura kur farkı ( ....), kur farkı (Oktel+Kayapa Fabrika) bedeli toplamı KDV dahil 19.654,48.-TL olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece, davacı lehine 124.252,24.-TL + 44.006,92.-TL + 1.966,66.-TL (kur farkı faturası) nedeniyle toplam 170.225,82.-TL alacak bulunduğu, buna karşılık davacı tarafından kabul edilen 64.893,00.-TL ödeme + 8.621,12.-TL (hurda faturası) + 17.995,00.-TL ( ayıplı imalat giderim bedeli) toplamı 91.509,12.-TL'nin mahsubundan sonra davacının 125.917,70.-TL alacaklı olduğu kabul edilerek kazanılmış hak dikkate alınmak suretiyle 117.166,04.-TL alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir.

Davacı vekili icra inkar tazminatına karar verilmesini istinafa getirmiştir. Dava konusu alacak yargılama sonucu belirlendiğinden likit olmayıp icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan davacının istinaf nedeni yerinde değildir.

Davalı vekili tarafından çelik karkas malzemenin davalı tarafından temin edildiği istinafa getirilmiş ise de, davacının dosyaya çelik cephe karkası fiyat teklifini ibraz ettiği, bilirkişi raporlarıyla malzemenin kullanıldığının tespit edildiği, davalının malzemeyi kendisinin temin ettiğine ilişkin delil ibraz etmediğinden istinaf nedeni yerinde olmadığı gibi hükme esas alınan bilirkişi raporundaki ayıp bedellerinin önceki raporlarla sonuç bakımından uyumlu bulunduğundan bu istinaf nedeni de yerinde değildir.

Tarafların diğer istinaf nedenlerine göre, mali müşavir bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 31/12/2014 tarihi itibariyle tarafların defterlerindeki kapanış kayıtları birbiriyle 1,17.-TL farkla uyumlu olduğu, davacı tarafça 31/12/2014 tarihinde kesilen 47.201,00.-TL tutarındaki satış faturası sonucu davalının bu tarih itibariyle davacı taraftan 26.312,79.-TL alacaklı olduğu, takip konusu faturaların toplam bedelinden, davalının alacağı mahsup edildikten sonra bakiye 161.882,00.-TL'nin takibe konulduğu, davacının icra takibindeki alacak talebini hem Makpaş Ambalaj projesindeki kapsamındaki alacaklarına hem de cari hesaplara dayandırdığı, 47.201,00.-TL tutarındaki satış faturasını her iki tarafın kayıtlarında yer aldığından ayrıca davalı tarafından düzenlenen davacı kayıtlarında yer alan 8.621,22.-TL tutarında hurda satış faturası ödemelere dahil edilerek davacının 125.917,70.-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının talebini gerek faturalara gerekse cari hesaba dayandırdığı dikkate alınarak tarafların defterlerinin incelenmesi sonucunda cari hesaba göre davacının alacağında yapılan ödemelerin mahsubu ile ulaşılan sonuç usul ve yasaya uygun bulunduğundan diğer istinaf nedenleri de yerinde değildir.

HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle taraf vekillerinin istinaf talebi yerinde görülmediğinden başvurunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

...... ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... tarih ve.../....-..../.... sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2.İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından karar verilmesine yer olmadığına,

3.İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından yatırılması gerekli 8.003,61.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.941,60.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 6.062,01.-TL harcın ilk derece mahkemesince davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,

4.Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

5.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6.İstinaf yargılama giderlerinin, gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile 04/05/2023 tarihinde karar verildi. ...

Başkan

...

...

Üye

...

...

Üye

...

...

Katip

...

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog