Esas No
E. 2024/442
Karar No
K. 2025/609
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/442 Esas
KARAR NO: 2025/609
DAVA: Kooperatif Yönetim Kurulu Kararlarının Batıl Olduğunun Tespiti İstemli
DAVA TARİHİ: 27/05/2024
KARAR TARİHİ: 25/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Yönetim Kurulu Kararlarının Batıl Olduğunun Tespiti İstemli davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacılar vekili, dava dilekçesinde; müvekkillerinin, davalı kooperatifin üyesi olup, kooperatifte eşit işlem ilkesine, usul ve yasaya aykırı yapılan pay devirlerinin, yeni üyelik kayıtlarının dayanağı olarak, davalı kooperatifin 25.10.1996 tarihli yönetim kurulu kararı ve...arar numaralı 10.04.2023 tarihli yönetim kurulu kararlarının gösterildiğini, buna göre 25.10.1996 tarihli yönetim kurulu kararının,... aile üyelerinin üyeliklerinin kabulüne ilişkin olduğunu, bu kararla... ailesinin üyelik başvurularının kabul edilmesine rağmen üyelik başvurularının kaç adet paya ilişkin olduğuna dair herhangi bir açıklamaya yer verilmediğini, dosyaya sunulan bilimsel mütaalada... aile üyelerinin 1996 tarihinde 1 adet paya sahip olduklarının tespit edildiğini, aksi yöndeki 1 adetten fazla pay iddiasının hukuksal dayanaktan yoksun olduğunu,... karar sayılı ve 10.04.2023 tarihli yönetim kurulu kararının ise, ortaklık müracaatı yapan ortakların kayıtlarına ilişkin olup, kararın içeriğine göre kooperatif üyesi ...'nun birden fazla payı olduğu iddiasıyla, pay devirleri yaptığı ve bu suretle kooperatife yeni ortak alımı yapıldığının görüldüğünü, oysa iddia olunanın aksine ...'nun 33 adet payı bulunmayıp, sahip olmadığı paylar üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığını, yine tek bir kooperatif üyesinin, kooperatif ortak sayısını belirlemesinin ve üye alımı yapmasının hukuka aykırı olduğunu, pay devirlerine dayanak alınan yönetim kurulu kararlarının hukuksal dayanaktan yoksun olup, yönetim kurulu kararının ne esas sözleşmeye, ne de herhangi bir genel kurul kararına dayanmadığını, buna rağmen pay devirlerinin yapıldığını, davalı kooperatifin 1995 yılında kurulmuş olup, 1996 yılından bu yana aile niteliği ön plana çıkan bir kooperatif olduğunu, kooperatif üyelerinden davacı ......'nun, kooperatif üyesi ...'na zina sebebine dayalı boşanma davası açması ve aynı zamanda mal rejiminin tasfiyesi davası açmasıyla kooperatifte uyuşmazlıkların baş gösterdiğini, boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi davasından kaynaklı olarak ..., hem eşi ......'na hem de çocukları... ve ......'na husumet gütmeye başladığını, davacılar ...ve ......'nun aile şirketlerine girişlerinin engellenmesi, şirket iş ve işlemlerinden uzaklaştırılmaları, mali haklarını almalarının engellenmesi, şirketin kişisel hırs ve menfaatler uğruna yönetilmesi durumlarının yaşandığını, bu sebeple müşterek çocukların, aile şirketlerinin haklı sebeple feshi talepli İzmir Asliye Ticaret mahkemelerinde birçok dava açtığını, gelinen süreçte ...'nun yakın bir tarihte evlendiğini,... isimli kadın ile birlikte, gayrihukuki yapılanmaya dahil olduğu iddia edilen kimseleri de kullanmak suretiyle müvekkillerini takip ettirip tehdit ettiklerine dair İzmir... Asliye Ceza Mahkemesi'nde...esas sayılı dosyasında açılan ceza davasının derdest olduğunu, tüm bu kaos içerisinde ...'nun, kooperatifteki pay sayısının fazla olduğunu iddia etmeye başladığını, ayrıca kooperatif toplantılarına usul ve yasaya uygun çağrılar yapılmamdığını, müvekkili ......na kasten çağrı davetiyesi gönderilmemeye başlandığını, ...'nun zinasının mahkemece kabul edilip müvekkili ...... ile boşanmalarına karar verilmesinin akabinde ise müvekkillerine güdülen husumet daha da arttığını, sıranın mal rejiminin tasfiyesi davasına geldiğini, ...'nun, yargılama sürecinde müvekkili ...... sayesinde evlilik birliğinde edinilen malvarlığını yok etmeye, şirketlerin içini boşaltmaya başladığının öğrenildiğini, mal rejiminin tasfiyesi davasının görüldüğü İzmir.... Aile Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasına ...'nun kötü niyetli ...lerini bildiren ve ihtiyati tedbirin genişletilmesine karar verilmesi talepli dilekçeler sunulduğunu, ancak mahkemenin yalnızca yatırılan harç oranında tedbirin konulabileceğine dair hukuken hatalı kararın verilmesinin akabinde, ...'nun malvarlığını eritme ...lerinin hız kazandığını, gelinen süreçte davalı kooperatifte usul ve yasaya aykırı olarak pay sayısının fazla olduğunu iddia eden ...'nun, usulsüz pay devirleriyle menfaat elde ederek kooperatife yeni üye kaydettiğini, kooperatifin hakimiyetini ve kontrolünü yeni üyelere bıraktığını ve akabinde kooperatiften çıktığını, ...'nun, bu usulsüz işlemler silsilesi ile hem müvekkillerini azınlık duruma düşürdüğünü, hem de müvekkillerin haklarına kasten zarar verdiğini, usulsüz kaydedilen yeni üyelerin, kooperatifin 23.06.2023 tarihli toplantısına katılıp oy kullandıklarını, akabinde müvekkilleri tarafından İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dava dosyasında 23.06.2023 tarihinde yapılan genel kurulda alınan kararların iptali davası açıldığını, usul ve yasaya aykırı kaydedilen üyeler hakkında ayrıntılı inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın, yalnızca hazirun cetvelinde yer alan üyelerin toplantıya katılıp katılmadığına bakılıp ve üyeliklerin geçerliliği tartışılmadan karar tesis edildiğini, karara karşı istinaf kanun yoluna başvuracaklarını, ...'nun kooperatife katıldığı sırada yalnız 1 adet payının bulunduğunu, öğretim üyesi Doç. Dr. ...ın bilimsel mütalaasında bu hususun ayrıntılı olarak izah edildiğini, ...'nun payının kooperatife girerken her ne kadar 1 adet olsa da, zaman içerisinde kendisine pay devirleri yapıldığını, 25.10.1996 tarihli yönetim kurulu kararı ile... ailesi üye olarak kaydedildiğinde, ...,...,..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ... ve...'ın 1'er pay sahibi olup, 30.06.2010 tarihli...nolu kararla,...'in payını ...'na devrettiğini, ...'nun bu devirle 2 adet payı olduğunu, 11.06.2014 tarihli hazirun tutanağında, ...'ın 1 paya sahip olarak kaydedildiğini, 2014 yılında, ... ,..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın 1'er paylarını ...na devrettiklerini ve...'nun bu devirlerle 10 adet payı olduğunu, ...'nun, 10.11.2019 tarihli hisse devir sözleşmesi ile 1 payını ...e ve 06.01.2020 tarihli hisse devir sözleşmesi ile 1 payını da ...'e devrettiğini, bu devirlerle 8 adet payının kaldığını, bundan başkaca payının bulunmadığını, dolayısıyla yeni yapılan pay devirlerine dayanak gösterilen, kooperatifin 25.10.1996 tarihli yönetim kurulu kararı il...karar numaralı 10.04.2023 tarihli yönetim kurulu kararlarının butlana tabi olduğunu, bilimsel mütalada ...nun 07.04.2023 tarihinde gerçekleştirdiği tüm Kooperatif Hisse Devir Sözleşmelerinde alacağın temliki vaadi ile alacağın temlikinin iç içe geçtiğinin, 07.04.2023 tarihli hisse devir sözleşmelerinde, kooperatifteki toplam 33 adet payını devrettiğinin, buna karşılık tespit edildiği üzere, ...nun davalı kooperatifte 33 adet ortaklık payının bulunmadığının, dolayısıyla ...'nun sahip olmadığı kooperatif paylarını devrettiği için tasarruf yetkisi noksanlığı sebebiyle tasarruf işleminin geçersiz olduğunun belirtildiğini, üyelerin sahip olduğu pay sayısına ilişkin genel kurulda alınan bir karar olmadan veya sözleşmede hüküm bulunmadan, yönetim kurulu tarafından bir üyenin sahip olduğu pay sayısını belirlemesine ilişkin kararının geçersiz olduğunu, kooperatifin pay defterindeki kayıtlar kurucu değil, açıklayıcı nitelikte olup, pay defterindeki kaydın dayanağı olarak gösterilen yönetim kurulu kararının geçerli olmaması halinde üye sayısına ve pay sayısına ilişkin pay defterine kayıt düşülmesinin hukuken geçerlilik taşımayacağını, bu durumun bilimsel mütalaada, "Pay defteri yönetim kurulu tarafından tutulmaktadır. Yönetim kurulunun dayanak işlemin hukuken geçerli olmadığı durumda, pay defterine yaptığı kayıt da hukuken bir anlam ifade etmez. Başka bir ifadeyle pay defterindeki kaydın hukuken geçerli olması dayanak işlemin de geçerli olmasına bağlıdır. Yoksa, yönetim kurulunun dayanak işlem olmadan üye sayısına veya pay sayısına ilişkin pay defterine kayıt düşmesi hukuken bir sonuç doğurmaz." olarak belirtildiğini, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dava dosyasında bilirkişi ...arafından tanzim edilen 26.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda da, pay sayısına veya ortak sayısına ilişkin genel kurulda veya kooperatif ana sözleşmesinde herhangi bir belirleme olmadığının tespit edildiğini, bunun sonucu olarak yönetim kurulunun, herhangi bir dayanağı olmadan bir üyenin sahip olduğu pay sayısını belirlemesine ilişkin kararlarının geçerli olmadığını, yönetim kurulunun bir üyenin sahip olduğu pay sayısını belirleyebilmesi için genel kurul kararı olması veya ana sözleşmede hüküm bulunması gerektiğini, bu hususun bilirkişi...pit edildiğini, kooperatifteki imar sorunlarının çözülmesinden sonra ortaya çıkan konutlardan eşit işlem ilkesi gereğince tüm ortakların eşit olarak yararlandırılması gerektiğini, davalı kooperatif 1995 yılında kurulmuş olup takriben 30 senedir kooperatifin amacına yönelik bir faaliyette bulunmadığını, aile içindeki uyuşmazlıkların baş göstermesi ile kooperatif sanki tek bir kişinin tasarrufundaymışcasına müvekkillerine zarar vermek ve haksız menfaat elde etmek kastıyla usulsüz yeni üye kayıtlarının yapıldığını, oysa Kooperatifler Kanunu'na göre, üyeler arasında eşit işlem ilkesinin geçerli olup, kooperatif arsası üzerinde karar verebilecek organın ise genel kurul olduğunu, kooperatifteki imar sorunlarının çözülmesinin akabinde eşit işlem ilkesi gereğince tüm ortakların eşit olarak oluşturulacak konutlardan yararlandırılması gerektiğini, davalı kooperatifte imar sorunlarının 2003 senesinde çözülmesinin akabinde kooperatifte özel parselasyon yapıldığını ve biri kooperatife kalacak şekilde 45 adet parsel oluşturulduğunu, bu parsellerden üçünün ortak alan olarak ayrıldığını, birinin de kooperatifin olacak şekilde oluşturulduğunu, geriye ortaklara dağıtılabilecek kırk bir adet parsel oluşturulduğunu, dolayısıyla bu kırk bir parselden öncelikle hali hazırda mevcut ortakların eşit olarak yararlandırılması ve bu imkanın sunulması gerektiğini, ortaklara öncelikle satın alma imkanını tanıyacak şekilde genel kurul toplantısında işlem tesis edilmesi ve karar alınması gerektiğini, bunun bir anlamda anonim ortaklıklardaki rüçhan hakkının kullanılmasına benzediğini, bilimsel mütealada, "..." ailesinin kooperatifi devraldığı 25.10.1996 tarihinde ortakların hepsinin paylarının eşit olduğu kabul edilirse, imar sorunları 2003 yılında çözüldükten sonra oluşan konut sayısı mevcut ortak sayısından fazlaysa öncelikle tüm kooperatif ortaklarının bu konutlardan eşitlik ilkesine uygun olarak yararlanması gerekir. Başka bir anlatımla bu durum anonim şirketlerde Rüçhan Hakkının (yeni pay alma hakkının) kullanılmasına benzemektedir. Buna göre somut olayda imar sorunları çözüldükten sonra ortaya çıkan konutlardan tüm ortakların eşit olarak yararlandırılması gerekirken, yalnızca ...nun ortaklık payının artırılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu kanaatine varılmıştır." tespitine yer verildiğini, ancak "eşit işlem ilkesine" aykırı olarak, sanki kooperatif ...'nun özel mülküymüş gibi adeta satışa sunulduğunu, bunun hukuken geçersiz bir işlem olmasının yanı sıra TCK anlamında da nitelikli bir suç teşkil edebileceğini ve kamu görevlisi gibi yargılama yapılacağının açık olduğunu bildirmiş, davalı kooperatif yönetim kurulunun 25.10.1996 tarihli yönetim kurulu kararı ve ...karar numaralı 10.04.2023 tarihli yönetim kurulu kararının geçersizliğinin butlanının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacılar tarafından daha önce İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında, neredeyse benzer talepli olarak açılan davanın reddine karar verilmesi üzerine derdestliğe takılmaması adına aynı taleplerin farklı yollar izlenerek bu dava ile yeniden yargı önüne taşındığını, ancak davacıların bu davadaki taleplerinin haksızlıklarının ortada olup davanın reddinin gerektiğini, öncelikle davacılar tarafından yönetim kurulu kararlarının iptalinin talep edilemeyeceğini, Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesine göre kooperatif üyelerinin yalnızca yönetim kurulunca verilmiş ortaklıktan çıkarılma esaslarına ilişkin olarak kararların iptalini genel kuruldan isteyebileceklerini, öte yandan Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi düzenlemesi gereği ancak genel kurul kararlarına karşı iptal talepli dava açılabileceğini, ancak davacıların taleplerinin bu yönde olmaması sebebi ile davanın reddinin gerektiğini, davacıların davasının üyelik tespiti talepli de olmadığından usul ve yasaya aykırı davanın reddini talep ettiklerini, davacıların, yönetim kurulu kararlarının iptali ile ilgili olarak ancak genel kurulda itiraz etme haklarının olup yönetim kurulu kararlarının iptali ile ilgili dava açma haklarının bulunmadığını, ayrıca davacıların geçersizliğini talep ettikleri her iki yönetim kurulu kararına ilişkin taleplerini 1996 tarihli genel kurulda öne sürmeleri gerektiğini, her yıl olağan şekilde yapılan genel kurullarda yönetim kurulu ve denetim kurulu raporu hazırlandığını ve bu raporların ibra edilmesi amacı ile genel kurula okunarak sunulduğunu, yönetim kurulu raporlarında üyelik sayısı ve pay sayısının belirtilmekte olup aynı şekilde yıl içerisinde gerçekleşen devirlerin de raporda yer aldığını, bu durumda genel kurula sunulan ve davacılar tarafından her defasında ibra edilen raporlara karşı dava açmayan davacıların kendilerinin de dava dilekçelerinde beyan ettikleri üzere aile arasında çıkan sorunlar ve boşanma davası sebebi ile sürekli aynı hususlarda davalarının soyut bir zemine oturduğunu göstermeye yetmekte olup tek amaçlarının yargıyı meşgul etme olduğunu, davacıların her yıl yapılan olağan genel kurul toplantıları akabinde aynı talepli olarak aynı davaları açmakta olup bu davaların çoğunun red kararı ile kesinleşmiş durumda olduğunu, geriye kalanlarının ise davacılar tarafından yapılan itirazlar sebebi ile derdest durumda bulunduğunu, davacıların buna rağmen yeni üye alan kooperatifin üyelerini bezdirmek amacı ile her genel kurulda her maddeye şerh düşerek amaçlarının sadece muhalefet etmek olduğunu, uzman görüşünün teknik anlamda yahut takdiri bir delil niteliği taşımadığı gibi adeta bir dilekçe havasında yazıldığını, İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasına sunulu bilirkişi raporunun yorumlanıp hangi yazılı delilleri esas aldığının dahi anlaşılamadığını, kooperatif bünyesinde hiçbir evrakın incelenmediğini, davaya ve hükme esas alınabilecek nitelikte irdelemeler içermediğini, kooperatif adına kayıtlı 42 adet imarlı parselin mevcut olup bu parsellerin her birine 1 adet ortak kaydedebileceğine ve bu hususta ne Kooperatifler Kanunu ne de ana sözleşmede aksine bir hüküm bulunmamasına göre ortaklık paylarının kooperatifin kuruluşundan bu yana toplamının 42 olduğunu, davanın konusu üye tespiti yahut ortaklık payı olmasa da uzman görüşünde bu hususa değinilmiş olması sebebi ile beyanda bulunmak zorunda kaldıklarını, uyuşmazlık konusu edilen dava dışı ...'nun ortaklık sayısında herhangi bir usulsüzlüğün bulunmadığını, kooperatifin kuruluş tarihinden bu yana ortaklık payının 42 olduğunu, genel kurul tutanakları ile ispatlı olduğunu, ancak hem bilirkişi raporunda hem de bu raporun baz alındığı uzman görüşünde ısrarla 41 parsel üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, ancak davanın üyelik tespitine yahut üyelerin sahip oldukları ortaklık paylarına dayalı olmadığından izmir 1. asliye ticaret mahkemesi tarafından verilen kararda da görüleceği üzere "Davacı tarafça genel kurul toplantısına ortak olmayan kişilerin katıldığı, ortaklık kayıtlarında usulsüzlükler yapıldığı iddiası ile alınan tüm kararların iptalinin talep edildiği, dava konusu edilen genel kurul toplantısına katılanların Ortaklar listesinde kayıtlı kooperatif ortağı oldukları ve genel kurul toplantısına katılma ve oy kullanma haklarının bulunduğu, ortaklık listesinde adı geçmeyen bir kişinin toplantıya katılmasının söz konusu olmadığı bu husus göz önüne alındığında davacıların söz konusu iddialarının yerinde olmadığı" denilmiş olmakla davacıların iddialarının yersiz olduğunun anlaşıldığını, uzman görüşünde, 25.10.1996 tarihinde kooperatifin ortaklığını kazanan tüm... ailesinin üyelerinin birer paya sahip olduğunun ve pay defterindeki kayıtların gerçeği yansıtmadığının beyan edildiğini, bilirkişi raporunda, devir tarihi ile sonraki ortaklık kayıtlarının ortaklar defterinde de görüleceği üzere ...ın pay sayısının 10 olarak, ...'ın pay sayısının 10 olarak,...'ın pay sayısının 13 olarak kayıtlandığının, toplam pay adedinin 42 yerine 41 olarak hesaplanması dışında bu rapora katılım sağlanmakla beraber pay adetlerinin ve devir işlemlerinin buna uygun olarak yapıldığının tespit edildiğinin görüldüğünü, raporda, hangi bir usulsüzlük bulunduğuna dair bir belirtme yapılmamış olup uzman görüşünde ise hiçbir bilgi ve belge incelenmeden silik, anlaşılamayan yazılar, dosya içinde bulunmadığı belirtilen şeklinde beyanlar ile nasıl kesin bir kanaate ulaşıldığının anlaşılamadığını, davacılardan ... ve...nun üyeliklerinin ...'ndan devir almış olmaları sebebi ile dava dışı ...'nun yalnızca 1 payı olduğu varsayımında davacılardan ...ve ......'nun üyelik sıfatlarının bulunmadığını ve dolaylı olarak davada taraf sıfatlarının bulunmadığının kabulünün gerektiğini, öte yandan davacıların çoğu dönem yönetimde yahut denetimde bulunduğunu, 2011 yılında davacılardan ......'nun 2. başkan olarak görev aldığı göz önüne alındığında davacıların o dönemde bu hususta hiçbir işlem yapmadığını, sonrasında aile arasında meydana gelen problemler sebebi ile aynı konuda sayısız dava açtıklarını, son genel kurulda yer alan üyelere bakıldığında üye olmayıp kooperatif genel kuruluna katılan kimsenin bulunmadığını, genel kurula katılan her bir üyenin 1 payı bulunduğu dahi kabul edildiğinde genel kurulda bir usulsüzlük olmadığının ortaya çıktığını, bilirkişinin, ...'nun 33 adet devir ettiği payı ve 1 adet kendisinde kalan payı olduğu kanaatinde olup 23 üyenin 1 pay almasına göre kalan üyeliklerin tamamını alan...'in ve diğer üyelerin tamamının genel kurula katılmasında bir sıkıntı olmadığını, uzman görüşünün esas aldığı bilirkişi raporunda da görüldüğü üzere...'e 8 pay üyelik kaldığını, ...'ndan aldığı 10 paydan 2 tanesini genel kurul öncesi devir etttiğini, ..., ......,..., ...... .,..., ......, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ....,...., ...,... A.Ş,...,...,.., ..., ..., ..., ...,..., ...... A.Ş, ..., ..., ...'e ait 1'er pay, ... Ltd.Şti'ne ait 2 pay ve...'e ait 8 pay bulunduğunu, böylelikle toplantıya katılan kişilerin kooperatif kayıtlarına aykırı bir durumunun olmadığının tespit edildiğini, hazirun listesinde de yer aldığı üzere davacılar dışında kalan pay sayısının 39 olup, bu durumda davacıların iddiasının aksine payı olmadan yahut ortak olmadan genel kurula katılan üye bulunmadığını, bu hususta bilirkişinin ve sayın izmir ...asliye ticaret mahkemesinin hükmü bu yönde olup yönetim kurulu kararının yahut genel kurulun iptalini gerektirir bir durum olmadığını, ...'nun kooperatife ortak olduğu 1996 tarihinden bu yana hiçbir zaman tek pay sahibi olmadığını, ortaklık kaydının ilk yapıldığı tarih olan 25/10/1996 tarihinde dahi 10 pay ile kayıtlanmış olup günümüze kadar kronolojik olarak incelendiğinde de bu hususun yazılı şekilde ispatlı olduğunu, müvekkili kooperatif bünyesinde bazı dönemler yönetimde dahi bulunan davacıların bu hususu bilmeme ihtimali olmaması nedeniyle kötü niyetli olduğunun davaya bu yönde tek bir yazılı delil dahi sunmadan devam etmeye çalıştıklarının en açık göstergesi olduğunu, müvekkili kooperatifin 20/01/2003 tarihli ...esas sayılı kararında, kooperatife ait taşınmaz üzerinde 2003 yılında yapılan parselasyon sonucunda 42 adet 1000 m2 padet 1000 m² parseller oluşturulduğunu, 2003 yılında yer alan kooperatif ortaklık durumuna göre de 25/10/1996 tarihli ... nolu karar ile müvekkili kooperatifte, 13 adet hissenin..., 10 adet hissenin ..., 10 adet hissenin ..., 1 adet hissesinin ..., 1 adet hissesinin..., 1 adet hissesinin..., 1 adet hissesinin ..., 1 adet hissesinin ..., 1 adet hissesinin ..., 1 adet hissesinin ..., 1 adet hissesinin... adına kayıtlandığını, bu durumda kooperatifin ortak sayısının 41 olduğunun, kooperatife daha sonra ...'ın üye yapıldığının böylece üyelik sayısının 42'ye çıktığının açık olduğunu, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı davasında tanzim edilen raporda; 2003 yılında yapılan özel parselasyon sonucu 41 adet arsa ve dolayısı ile 41 adet üyelik bulunduğuna yönelik tespitin hatalı olup, bu tespitten sonra müvekkili kooperatifin o dönem görev yapan yönetim kurulunun 2023/1 esas sayılı kararı ile bu hususun kooperatif kayıtlarına geçirdiğini, kararında; özel parselasyon sonucu 41 adet değil 42 adet 1000 m² parseller oluştuğunun, bilirkişinin raporunda sehven 41 adet yazdığının oysa gerçek parsel sayısının dolayısı ile üyelik sayısının 42 adet olduğunun belirtildiğini, 30/06/1997 tarihli 1996 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; 1996 ve 1997 yıllarında kooperatifin, 11 ortak ve 41 paydan oluştuğunu, 30/06/1998 tarihli 1997 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; 1997 yılında göre kooperatif 11 ortak ve 41 paydan oluştuğunu, 24/06/1999 tarihli 1998 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; 1998 yılında kooperatifin 11 ortak ve 41 paydan oluştuğunu, 28/06/2000 tarihli 1999 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; 1999 yılında kooperatifin, 11 ortak ve 41 paydan oluştuğunu, 23/02/2001 tarihli 2000 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; 2000 yılında kooperatifin 11 ortak ve 41 paydan oluştuğunu, 28/06/2002 tarihli 2001 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; 2001 yılında kooperatifin 11 ortak ve 41 paydan oluştuğunu, 15/08/2003 tarihli 2002 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; 2002 yılında kooperatifin, 11 ortak ve 41 paydan oluştuğunu, 07 /05/2004 tarihli 2003 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; 2003 yılında kooperatifin, 11 ortak ve 41 paydan oluştuğunu, 09 /05/2005 tarihli 2004 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; 2004 yılında kooperatifin, 11 ortak ve 41 paydan oluştuğunu, /06/2005 tarihli 2004 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; 2004 yılında kooperatifin 11 ortak ve 41 paydan oluştuğunu, 24/06/2005 tarihli genel kurul ve ekinde yer alan hazirun listesi incelendiğinde, 1996 yılından bu genel kurul tarihine kadar 11 üye, 41 pay ile gelen kooperatife 2005 yılında ...'nun yeni üye kaydedildiğini ve böylece üyelik sayısının 12, pay sayısının 42'ye çıktığını, 10/05/2007 tarihli 2006 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; 2006 yılında kooperatifin, 12 ortak ve 42 paydan oluştuğunu, 27 /03/2008 tarihli 2007 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; 2007 yılında kooperatifin, 12 ortak ve 42 paydan oluştuğunu, 2008 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; 2008 yılında kooperatifin, 12 ortak ve 42 paydan oluştuğunu, 2009 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; 2009 yılında kooperatifin, 12 ortak ve 42 paydan oluştuğunu, 30 /06/2011 tarihli 2010 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; 2010 yılında kooperatifin, 11 ortak ve 42 paydan oluştuğunu, 2009 yılı genel kurulunda adı bulunan...'in, 2010 yılı genel kurulunda olmadığını, bu sebeple ortaklık sayısının 11'e indiğini, müvekkili kooperatifin 30/06/2010 tarihli... sayılı ve davacı ......'nun da 2. başkan olarak imzası bulunan kararında,...'in üyeliğini ...'na devir ettiğini, hisse devrinin yapılmasına oy birliği ile karar verildiğini, böylece ...'nun 30/06/2010 tarihi itibari ile pay sayısının 11 olduğunu, bu kararın 30/06/2011 tarihli genel kuruldan önce olup...'in üyeliliğini ...'na devrederek kooperatif üyeliğinin sonlandığını, kooperatif kayıtlarına üyeliğini devir ettikten sonra adının silinip yeni devir alınanın yazılması için başvuruda bulunduğunu, bu durumun kayıtlara istifa gibi sehven kayıt edilse de 30/06/2010 tarih, ... sayılı karar ile üyeliğinden istifa etmeyip devir ettiğinin açık olduğunu, 29/06/2012 tarihli 2011 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; 2011 yılında kooperatifin, 11 ortak ve 42 paydan oluştuğunu, 27/06/2013 tarihli 2012 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; 2012 yılında kooperatifin, 11 ortak ve 42 paydan oluştuğunu, 11/06/2014 tarihli 2013 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; 2013 yılında kooperatifin, 11 ortak ve 42 paydan oluştuğunu, 08/06/2015 tarihli 2014 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre 7 ortak mevcut olduğunu, 01/10/2014 tarihinde yani ...'nun, kooperatifte bulunan 8 üyeden 29 hisseyi 04/11/2014 tarihinde almadan önce ortak sayısının ana sözleşme gereği 7'nin altına inemeyecek olması sebebi ile ..., ......, ... ve...'un kooperatife yazılı başvuru yaparak ortaklık talebinde bulunduklarını, yönetim kurulunun 08/10/2014 tarih...sayılı karar ile 1 adet hisse ..., ... ...,..., ...'un 1'er adet hisse ile kayıtlandıklarını, kayıtlarının neye istinaden yapıldığına dair bilgi olmadığını, bu sebeple ortak sayısının 42 olması sebebi ile bu ortaklara eski dönem üyelerinden ...'nun devir ettiğine yönelik bilirkişi değerlendirmesi ile kendi değerlendirmelerinin aynı olduğunu, zira ortaklık pay defterinin... numaralı sayfasında bu 4 hissenin devir kayıtları ve sonrasında ...'nda bulunan hisse payının yazmasının bu değerledirmeyi somut olarak ispatladığını, 2014 yılı genel kurulunda bulunan ..., ..., ...,......, ..., ...'nun 2014 yılı genel kurulunda olmadığını, çünkü 04/11/2014 tarihinde; ...'nun 13 hissesini, ...'nun 10 hissesini, ..., ...,......, ..., ...'nun 1'er adet hisselerini ...'na devrederek üyelikten çıktıklarını, 04/11/2014 Tarihinde ...'nun 25/10/1996 'da ilk üye olması ile sahip olduğu 10 pay ve 30/06/2010 itibari ile...'ten aldığı 1 pay sonrası toplam pay sayısı 11 iken payını devreden kişilerin toplam devir ettiği 29 hisse sonrasında ...'nun pay sayısının 40'a çıktığını, bu dönemde 40 payın ..., 1 payın ......, 1 payın da ... olmak üzere 42 payın mevcut olduğunu, bu hususta bulunan yönetim kurulu kararı ve hazirun cetvelleri gereği 2005 yılından 2014 yılına kadar üye olarak kalan ve hatta kooperatifin kasa defterlerine dahi bakıldığında 2010 yılında mizanlarda dahi yer alan...'na ait hissenin, ...'na devir edildiğinden ...'nun hisse payının 40 olduğunu, bilirkişinin bu durumu gözden kaçırdığını, 01/10/2014 tarihli üyelik talep dilekçesinin, 08/10/2014 tarihli yönetim kurulu kararı ile kaydedilen ..., ......,..., ...'a toplamda 4 adet hisseyi ...'nun devir etmiş olup 04/11/2014 tarihi itibari ile ...'nun hisse sayısının 36 olduğunu, 04/11/2014 tarihinde yönetim kurulunda bulunan üyeler de dahil olmak üzere 8 kişinin üyeliğini devir etmesi sonrası sadece üye olarak ..., ...... ve ...,..., ......, ... ve ...'un kaldığını, kooperatifin ana sözleşmesi gereğince üye sayısının 7'nin altına inemeyeceğinden..., ......, ..., ...'un bu sebeple üye kaydının yapıldığını, 04/11/2014 tarihi itibari ile 7 ortak ve 42 payın mevcut olduğunu, 21/06/2016 tarihli 2015 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; 2015 yılında kooperatifin, 7 ortak ve 42 paydan oluştuğunu, 22/06/2017 tarihli 2016 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; 2016 yılında kooperatifin, 7 ortak ve 42 paydan oluştuğunu, 14/05/2018 tarihli 2017 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; kooperatifin, 7 ortaktan oluştuğunu, üyelerden ...'in, 1 payını ......'na devrettiğini, buna ilişkin olarak 03/04/2018 tarih,... numaralı yönetim kurulu kararı ile ......'nun, 1 pay üzerinden üye kaydedildiğini, 28/06/2019 tarihli 2018 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; kooperatifin, 7 ortaktan oluştuğunu, ...'un 1 adet olan payını 18/12/2018 tarihinde noter nezdinde ...'ya devrettiğini, buna ilişkin olarak 18/12/2018 tarih, ... sayılı yönetim kurulu kararı ile ...'nın 1 pay üzerinden üye kaydedildiğini, 27/08/2020 tarihli 2019 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; kooperatifin, 9 ortaktan oluştuğunu, üyelerden ...'nın 1 adet hissesini 30/12/2019 tarihli devir sözleşmesi ile ...'e devrettiğini, bu hususta yönetim kurulu 03/01/2020 tarih, ... nolu karar ile ...'in üye kaydının yapıldığını, ...'nun 36 adet hisseden 1 adet hissesini 10/11/2019 tarihinde ...'e, 1 adet hissesini 10/11/2019 tarihinde ...e devrettiğini, bu hususta yönetim kurulunun 06/01/2020 tarih,... nolu kararı ile ... ve ...in üye kaydının yapıldığını, ...'nun 10/11/2019 tarihi itibari ile 34 payının kaldığını, buna ilişkin olarak İzmir... Noterliği'nin ...evmiye numarası ile tasdik ettiği ortaklık pay defterinin 51 numaralı sayfasında 32 payı, ortaklık defterinin 49. sayfasında yazılı olan 1 payı, ve ....'ndan gelen 1 pay yazılı delil olup, tüm kayıtları ispatladığını, 21/12/2021 tarihli 2020 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; kooperatifin, 9 ortaktan oluştuğunu, 30/06/2022 tarihli 2021 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağına ve hazirun cetveline göre; kooperatifin, 9 ortaktan oluştuğunu, 07/04/2023 tarihinde ...'nun 34 adet paydan; 10 adetini...'e devredip, ...'a, ...'e, ... 'ya, ...'e, ...'e, ...'e,...',...'e, ...e, ...e,...'e, ... A.Ş'ye,...'a,...', ...'a, ...'a, ...'a, ...e, ...'e, ...'ya,...'e, ...a, ... A.Ş'ye 1'er payını devretmek suretiyle toplam 33 adet hissesini devretmesi nedeniyle 1 adet hissesinin kaldığını, üyelerden ...'in 1 adet hissesini ... Ltd.Şti'ne, ...in 1 adet hissesini ... Ltd.Şti'ne devrettiklerini ve üyeliklerin silindiğini,...'in üyelik kaydını yaptırdıktan sonra 11/04/2023 tarihinde üyeliklerinden 1 tanesini ...a, 1 tanesini ...'e devrettiğini, son genel kurula, üye olmayan kimsenin katılmadığını, toplantıya katılan kişilerin kooperatif kayıtlarına aykırı bir durumunun olmadığının bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, Hazirun listesinde de yer aldığı üzere davacılar dışında kalan pay sayısının 39 olduğunu, bu durumda davacıların iddiasının aksine payı olmadan yahut ortak olmadan genel kurula katılan üye bulunmadığını, ayrıca 23/06/2023 tarihli genel kurul sonrasında..., ..., ......'nun üyeliklerini ...na devrettiklerini, böylelikle ...'nun 3 üyelik daha alarak toplam 4 adet üyeliğe sahip olduğunu, bu üyeliklerini 2023 yılı Temmuz ayında...'e devrettiğini, ..., ...,... ve ......'nun üyeliğinin kalmadığını,...'in aldığı 4 adet üyelikten 1 adetini ...'a devrettiğini, böylelikle ...'ın 2 üyeliğinin,...'in 11 hissesinin mevcut olduğunu bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava; davacıların üyesi oldukları kooperatif yönetim kurulunun 25.10.1990 tarihli ve 10.04.2023 tarihli ... karar sayılı kararlarının butlan ile batıl olduklarının tespiti istemine ilişkindir.

Kooperatifler Kanunu'nun 98.maddesinde kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunu'ndaki anonim şirketlere ait hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir. Kooperatifler Kanunu'nda batıl olan genel kurul kararları gösterilmediği gibi yönetim kurulu kararları konusunda da bir düzenleme yapılmamış,

TTK'nun 447.maddesinde butlana tabi anonim şirket genel kurul kararları, 391.maddesinde ise, butlana tabi yönetim kurulu kararları sayılmıştır.

Cevap dilekçesinde, Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca, kooperatif üyelerinin yalnızca yönetim kurulunca verilmiş ortaklıktan çıkarılma teklifine ilişkin olarak verilmiş kararların iptalini genel kuruldan isteyebilecekleri, kooperatif ortaklarının Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi düzenlemesi gereği ancak genel kurul kararlarına karşı iptal talepli dava açılabileceklerinin mümkün olup, yönetim kurulu kararlarının iptalini talep etmelerinin mümkün bulunmadığı, bunun yanında davaya konu kararlar aleyhindeki iddialarını 1996 tarihli genel kurulda öne sürmeleri gerektiği, her yıl olağan şekilde yapılan genel kurullarda yönetim kurulu ve denetim kurulu raporu hazırlanıp, raporların ibra edilmesi amacı ile genel kurula okunarak sunulduğu, yönetim kurulu raporlarında üyelik sayısı ve pay sayısının belirtildiği gibi yıl içerisinde gerçekleşen devirlerin de raporda yer aldığı, bu nedenle genel kurula sunulan ve davacılar tarafından her defasında ibra ettikleri raporlara karşı dava açmayan davacıların, dava haklarının bulunmadığı iddia edilerek davanın reddi talep edilmiş ise de, Kooperatifler Kanununda, yönetim kurulu kararlarının yokluk hükmüne veya iptale tabi bulunduklarına ilişkin bir düzenleme bulunmaması yanında bu nitelikteki kararlara dava açılamayacağına dair bir hükmün bulunmadığı, Kooperatifler Kanununun 98.maddesinin yollamasıyla anonim şirketlere ilişkin hükümlerin Kooperatifler Kanununda hüküm bulunmayan hallerde uygulanması gerektiği, anonim şirket yönetim kurulu kararlarının da kural olarak iptale tabi olmadığı, ancak TTK'nun 391.maddesinde sayılan nitelikteki kararların butlan hükmüne tabi olup şirket ortaklarının bu hallere ilişkin olup dava açma haklarının bulunmasına göre aynı düzenlemedeki çerçeve dahilinde kooperatif ortaklarının da kooperatif yönetim kurulu kararlarının yok hükmünde veya batıl olduğunun tespiti istemli davaları açabilecekleri, davacıların iddiasının,

TTK'nun 357(1) maddesinde düzenlenen pay sahiplerinin eşit miktarda eşit işleme tabi tutulacağı ve 391.maddesinde düzenlenen eşit işlem ilkesine aykırılık, pay sahiplerinin özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden nitelikte olduğunu iddia ettikleri kararlara ilişkin bulunduğu, batıl olduğu iddia edilen bu nitelikteki kararlar yönünden dava konusu edilen konuların genel kurul toplantısında görüşülmesi, oylanması ve kooperatif yöneticilerinin ibra edilmelerinin dava açılmasına engel olmadığı dikkate alınarak, davalı tarafın iddialarında haklılık görülmemiş, uyuşmazlık esastan çözülmüştür.

Cevap dilekçesinde, davacı taraflarca aynı dava konuları hakkında İzmir.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında görülen davanın reddine karar verildiği bildirilmekle ilgili dosya örneği getirtilerek incelenmiş, tarafların aynı olmasına rağme... esas sayılı dosyadaki dava konusunun davalı kooperatifin 23.06.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptali istemli olduğu, buna göre dava konusu ve sonuç taleplerin farklı olması nedeniyle derdestlik dava şartı yönünden yasal unsurların varlığının mevcut olmadığı tespit edilmiştir.

Davacı ve davalı tarafların karşılıklı iddiaları, dava dilekçesinde sonuç talep, davanın niteliği, ön inceleme duruşmasında ayrıntılı olarak belirlenen uyuşmazlık konuları dikkate alınarak, dosyada toplanan tüm delillerle birlikte taraf tanıklarının dinlenmesinden sonra davalı kooperatife ait defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılması suretiyle uzman bilirkişilerden alınacak raporla uyuşmazlığın çözümünün mümkün ve yeterli olduğu, davacı tarafça bildirilen tek tanığın uyuşmazlığın çözümüne yarayacak nitelikte somut ve ayrıntılı beyanlarda bulunmadığı dikkate alınarak, uzman bilirkişilerden davalı kooperatife ait defter ve kayıtların incelenmesi suretiyle alınan rapor ve dosyada toplanan tüm delillerle birlikte ilgili mevzuat ve dava konusu uyuşmazlıkla ilgili yerleşim yargı kararlarının birlikte değerlendirilmesi suretiyle uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.

Davacı tanığı ... yeminli beyanında; 1996 yılında babasının emlak işi yaptığını, kendisinin ...'nun yanında şoför olarak çalıştığını, emeklilikten sonra genel müdür yardımcısı olduğunu, babasının kooperatife ait gayrimenkullerin satışı ile ilgilendiğini, kendisinin patronun şoförü olması nedeniyle bunu patronuna söylediğini, patronların elindeki yaklaşık 10 tane mülkü takasa tuttuklarını, değerlerini belirlediklerini, belirli bir nakitin kooperatif sahiplerine verildiğini, iki ayrı kooperatifin değerlerinin biçildiğini, karşılıklı olarak takas yapıldığını, babasının emlak komisyonu ücretine karşılık kendisine kooperatife üye yaptıklarını, sadece bir kooperatif için hissedarlığının başladığını ve 2018 yılına kadar sürdüğünü, 1996 yılında işlemleri kendisinin yürüttüğünü, kooperatifin aile için alındığını, yeni üyeler için yönetim kurulu kararı alınması gerektiğini, ...Bey'in, şahit olmasını istediğini, yönetim kurulunu kendisine getirdiğini, oradaki kişilerin isimlerinin yanında kendisine bir takım rakamlar gösterdiğini, o rakamların sonradan eklendiğini tahmin ettiğini, herkesin aile ve kendisinin eşit hissedar olduklarını, yönetim kurulu kararını gördüğünü, kararda sadece isimlerinin bulunduğunu, kooperatife üye olurken patronları ...,...,... ve ... ile eşleri ..., ..., kız kardeşleri ...'ın üye olduklarını, 10 yada 11 kişi üye olduklarını, kooperatif yönetim kurulunda bir süre görev yaptığını,...'in, kooperatifi satan üyeler arasında olduğunu, kooperatifin muhasebesini tuttuğunu,...'in bütün evrakları genel kurul öncesi getirdiğini ve hiç kimsenin bakmadan imzaladığını, Seferihisar Belediyesinin yıllardır ödenmeyen vergi borcu olduğunu bildirdiğini, bu durumu patronlarına ilettiğini,...in paraya ihtiyacı olduğu için kullandığını söylemesi üzerine paranın ...arafından ödendiğini ve işine son verildiğini, sonrasında yeniden işine döndüğünü, her yıl...'e güvenilmesinden dolayı genel kurul yapacağının söylendiğini, ailenin toplanıp Hükümet Komiserinin geldiğini, yarım saat içinde bütün işlerin yapılıp toplantının bitirildiğini beyan etmiştir.

Bilirkişiler 22.01.2025 tarihli raporda; davalı kooperatifin, 29.12.1994 tarihli olurla kurulup, 18.01.1995 tarihinde tescil edildiğini,..., ...ve... tarafından kurulduğunu, Seferihisar ilçesi, ... Mahallesi, ...Mevkiinde yer ala... Parsel sayılı taşınmazı satın aldığını, o dönemde bastırılan el ilanlarında, toplam 40 üye alınacağından bahsedildiğini, kooperatif yönetimini, sözü edilen parsel üzerinde inşa edilecek sitenin 45 adet konuttan oluşacağına dair taahhütte bulunduğunu,... ailesinin arsaya talip olmasına rağmen arsa satışının yerine kooperatifin devredilmesinin tercih edilerek kooperatifin devrinin önceki ortakların ortaklıktan çıkarılması ve 25.10.1996 / 21 sayılı kararla ...,...,...,...,..., ..., ..., ..., ... ve ...'in ortaklığa kabul edilmesi suretiyle gerçekleştirildiğini, ...'ın payının 1,...'ın payının 1, ...'ın 1,...'ın 13, ...ın payının 10-11, ...'ın payının 10, ...'ın payının 1, ...'ın payının 1, ...'ın payının 1 ve ...'in payının 1 olarak yazıldığını, davalı tarafın isimlerin yanındaki rakamların, ilişkilendirildiği ismin sahip olduğu pay sayılarını gösterdiği, buna karşılık davacıların rakamların sonradan yazıldığını, aslında ortakların hepsinin eşit paya sahip olduğununu iddia ettikleri, kooperatifin uzun süre imar sorunları ile uğraştığını, bu nedenle yapılaşmaya yönelik herhangi bir faaliyette bulunamadığını, ancak yürüttüğü çalışmalar sonunda 1.000'er m²'lik 42 adet imar parselinin yanı sıra 1 adet yeşil ortak alan ile arıtma tesisi için 1 parsel, trafo için 1 parsel olmak üzere toplam 45 adet parsel üretildiğini, davalı kooperatifin... dışındaki ilk ortaklarının, 18.10.1996 tarihli ve... sayılı kararla ortaklıktan çıkarılmasından sonra 25.10.1996 tarihli,... sayılı kararla yeni ortaklar ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in kaydedilip eski ortaklardan...'in de ilave edilmesiyle ortak sayısının 11'e yükseldiğini, 30.06.1997 tarihinde yapılan 1996 yılı olağan genel kurul toplantısına ait hazırun cetveline göre kooperatif ortağı olarak adı geçen 11 kişinin kayıtlı olduğunu, ortak kaydedilecek 41 parselin ilk aşamada 13 payla..., 10'ar payla... ve ..., 1'er payla ...,...,..., ..., ..., ..., ... ve... olduğunu, davacılar..'nun bu tarihte kooperatife ortak olmadığını, her bir dönüme bir pay olarak 41 payın 2014 yılına kadar bu şekilde devam ettiğini, 2014 yılında... ve ... ile bunların eş ve çocuklarının hisselerini ...a devrettiklerini, ...ın 10 25.10.1996 tarih,... sayılı kararla ortaklığa kabul edilip 13 04.11.2014'te...'ın, 10 04.11.2014'te ...'ın, 04.11.2014'te ...'ın, 04.11.2014'te...'ın, 04.11.2014'te ...'ın, 04.11.2014'te ...'ın hisselerini devraldığını,... ve ... ile bunların eş ve çocuklarının ayrılmasından sonra oluşan boşluğun..., ...,... ve ...'un ortaklığa kabul edilmesiyle doldurulduğunu, 2019 yılına 7 ortakla gelindiğini, 2019 yılında ... ve ...'in de kooperatife katıldığını, böylece 2020, 2021 ve 2022 yıllarındaki ortak sayısının 9 olduğunu, 2023 yılında ...'nun çok sayıda kişiye ortaklık devretmesiyle ortaklık sayısının 34'e yükseldiğini, başlangıçta 10 pay sahibi olan ...ın, 2010 ve 2014 yıllarında devraldığı hisselerle hisse sayısının 39'a yükseldiğini, kalan 2 hissenin ... ve ...e ait olduğunu, bu durumda ortak sayısının 3'e düşüp Kooperatifler Kanunu gereği en az 7 olması gerektiğini, 2014 yılında ...'nun çocukları olan davacılar... ve.... ile ...'nun yakınları olduğu anlaşılan... ile ...'un ortak olarak kaydedildiğini, bu kaydın ortak sayısının 7'ye tamamlanması için yapılmış bir işlem olduğunu, bu durumda ...'nun pay sayısının 35'e düşeceğini, ...'nun 10.11.2019 tarihinde ...e ve ...'e 1'er pay devretmesiyle payının 33'e düştüğünü, ortak sayısının 9'a yükseldiğini, ...'nun sahibi olduğu payları çok sayıda üçüncü kişilere 07.04.2023 tarihinde noter belgesiyle devrettiğini, bu devirlerin 10.04.2023 tarihli ve 02 sayılı yönetim kurulu kararı ile kabul edildiğini, ardından 23.06.2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yeni ortakların yönetim kuruluna seçilip ...'nun kooperatif yönetiminden çekildiğini, 26.06.2023 tarihinde toplanan yeni yönetim kurulunun, ... ile ... arasında imzalanmış olan devir sözleşmesi gereğince, ... adına tesis edilmiş olan 44 nolu ortaklık payının iptal edilip, ...'nun 89 nolu ortak olarak kaydedilmesi, .. ile ... arasında imzalanmış olan devir sözleşmesi gereğince, ... adına tesis edilmiş olan 46 no'lu ortaklığın iptal edilerek, verine 90 nolu ortak olarak ...'nun kaydedilmesi, ... ile ... arasında imzalanmış olan devir sözleşmesi gereğince,... adına tesis edilmiş olan 49 nolu ortaklığın iptal edilerek, yerine 91 nolu ortak olarak ...un kaydedilmesi, ... ile... arasında imzalanmış olan devir sözleşmesi gereğince, ... adına tesis edilmiş olan 89, 90, 91 ve 39 nolu ortaklıkların iptal edilerek, yerine 94, 95, 96 ve 97 nolu ortak olarak ...'in ortaklık kaydının yapılması yönünde karar alındığını, yıl içinde ortaklık devirleri nedeniyle virmanların yapılıp kooperatife ait arsanın parsel bazında yeniden değerlendirildiğini ve yasal defterlere kaydedildiğini, ayrıca genel kurulca belirlenen aidatlar da tahakkuk ettirilerek, ortakların hesaplarına girildiğini, 10.04.2023 tarihli ve...sayılı kararla ...'nun, kendisine ait olan çok sayıdaki payı üçüncü kişilere devrettiğini, ...'nun, bu karardaki pay devirlerini yapabilmesi için 41 pay sahibi olması gerektiğini, davalı kooperatife ait defter ve kayıtlar üzerinde yapılan tespitlerin davacılar tarafından ...'nun 1 paya sahip olup, yaptığı pay devirlerinin butlana tabi olduğu iddiasını desteklemediğini, yönetim kurulu kararlarına konu pay devirlerinin hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmasının mümkün bulunduğunu, çok sayıda pay devrinin gerçekleşmiş olup devirlere ilişkin işlemlerin yönetim kurulu kararıyla kabul edildiğini, yönetim kurulunun gerçekleşen devir işlemlerinde bir engel olmadığını tespit ederek devir alan kişilerin ortak olarak kabulüne ve pay defterine kaydına karar verdiğini, ...'nun tek pay sahibi mi, yoksa 41 pay sahibi mi olduğunun belirlenmesinde esas alınacak en önemli etkenin 25.10.1996 tarihli ve ... sayılı yönetim kurulu kararı olup, bu kararın geçersiz olduğunun iddia edilmesi halinde... ailesinin ortaklığının tartışmalı hale geleceğini, ikinci etkenin ise, ..., eşi ve çocukları ile ..., eşi ve çocuklarına ait payların ...'na devredilmesi olup bu payların devredilip, devirlerin yönetim kurulu kararı ile kabul edildiğini bildirmişler, taraflarca yapılan itiraz ve istemlerin değerlendirilmesi amacıyla alınan ek raporda ise; ortakların her birinin eşit bir payı olduğu yönündeki uzman görüşünün yapılan teknik incelemeler neticesinde doğrulanmadığını, uzman görüşünde payın devrine ilişkin olarak, ...'nun sahip olmadığı payları devrettiği kabulüyle raporun hazırlandığını, 25.10.1996 tarihinde ...'nun kooperatife 1 pay ile katıldığı yönünde bir tespit yapılamadığını, 11.06.2014 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı için düzenlenen ortak cetvelinde kayıtlı olan ...'ın, 04.11.2014 tarihinde hissesini ...a devrettiğini, ...'ın, 1 pay için ortaklığa kabul edilmesinin söz konusu olup; bu ortaklığın ...a devredilmesi nedeniyle ...'ın kooperatifle bir ilgisinin kalmadığını, kök raporunda yer alan tespitlerin gerçerliliğini koruduğunu, kök raporun, uzman görüşü de dikkate alınarak hazırlandığını, 25.10.1996 tarihli yönetim kurulu kararında, adı geçen 10 ortağın 40 paya sahip olduğuna karar verildiğini, 1995 yılında 18.01.1995 tarihinde İzmir Ticaret Siciline tescil edilen kooperatifin o dönemde bastırıldığı belirtilen el ilanlarında, toplam 40 üye alınacağından bahsedildiğini, 1995 yılında 40 üye alınmasına karar verilip arsa bedeli ödenemediği için kooperatifin... ailesine devredildiğini, kooperatifin 40 üyeden oluştuğuna ilişkin tespitin 09.04.1996 tarihinde yapılan genel kurulda karar olarak alındığını, 25.10.1996 tarihinde, 40 payın, 10 pay sahibine dağıtıldığını, bu dağılımın ...'nun 10 pay ile ortaklığa giriş yaptığını gösterdiğini bildirmişlerdir.

Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, usul, yasa ve dosya kapsamına uygun görülen gerekçeli, ayrıntılı, hükme ve denetime elverişli bilirkişi rapor ve ek raporu ile; davacı tarafça, 25.10.1996 tarihli yönetim kurulu kararında adı geçen ortakların 1 paydan fazla paya sahip olmalarının mümkün olmadığı iddiası ile davaya konu her iki yönetim kurulu kararlarının butlana tabi olduğu iddia edilmiş ise de, davalı kooperatifin, 29.12.1994 tarihinde kurularak 18.01.1995 tarihinde tescil edildiği, kurucular tarafından Seferihisar ilçesi, ... Mahallesi, ...Mevkiinde yer alan... parsel sayılı taşınmazın satın aldığı, o dönemde bastırılan el ilanları ile kooperatifin üye sayının 40 olacağının duyurulduğu, 09.04.1996 tarihinde yapılan genel kurulda üye sayının 40 olarak belirlendiğine ilişkin karar alındığı, kooperatifin yeterli üye sayısına ulaşamaması ve taşınmaz bedelini ödeyememesi üzerine kurucu tüm ortakların ortaklık payını... ailesine devrederek ortaklıktan ayrıldıkları, devirden sonra kooperatif yönetim kurulu tarafından alınan 25.10.1996 tarihli ve... sayılı dava konusu yönetim kurulu kararıyla devralan yeni ortakların üye olarak kabulüne karar verilip kararın altında ortakların sahip oldukları payların gösterildiği, kooperatifin devreden önceki ortakları tarafından belirlenen üye sayısı ile davaya konu yönetim kurulu kararında ortakların isminin yanında yazan pay sayılarının birbiri ile uyumlu olduğu, davacı tarafça yönetim kurulu kararında yer alan pay sayılarının sonrada yazıldığı iddia edilmiş ise de, bu kararda adı geçen ortakların kararda gösterilen sayıda pay sahibi olmadıklarına dair 30 yıla yakın sürede ortaklar tarafından dile getirilmiş bir itiraz bulunmadığı gibi kooperatife ait defter ve kayıtlarda bu yönde bir kayıt ve kararın bulunmadığı, genel kurul toplantılarında da bu konuda müzakereler yapılarak bir kararın alınmadığı gibi davacılar tarafından son açılan birkaç davaya kadar uzun yıllar boyunca hisse devirlerinin geçersizliği ve iptali, devirlerle ilgili yönetim kurulu veya genel kurul kararlarının butlanı veya iptali istemli davaların açılmadığı, aksine davaya konu 25.10.1996 tarihli yönetim kurulu kararından dava tarihine kadar geçen yaklaşık 30 yıllık süre içinde bu kararda belirtilen pay miktarları üzerinden devirlerin yapıldığı, üyeliklerin kabulüne ilişkin kararların alındığı, yeni üyelerin genel kurul toplantılarına katıldığı ve hatta yönetim kurulu üyesi dahi olduklarının kooperatif defter ve kayıtlarıyla belirli olduğu birlikte değerlendirildiğinde, davacıların kooperatifin devralınmasıyla birlikte kararda adı geçen ortakların 1'er pay sahibi olduklarını kanıtlar nitelikte hiçbir delil ve belge sunmadıkları gibi bu yönde kooperatif defter ve kayıtlarında hiçbir bilgi ve belge bulunmadığı göz önünde tutularak, yönetim kurulu kararı altında ve ortakların ismi yanında yer alan payların sonradan yazılıp ilave edildiği iddiası konusunda bir rapor alınmasının uyuşmazlığın çözümüne bir katkısının bulunmayacağının açık ve anlaşılır olduğu, davacı tarafça sunulan uzman görüşünde, ortakların her birinin eşit pay sahibi olmaları gerektiği, artırılan paylar yönünden eşit miktarda paylarının artmasının mümkün olup, yapılan devirlerin ve devirlerin onaylandığı yönetim kurulu kararlarının geçersiz olduğu belirtilmiş ise de, bilirkişi rapor ve ek raporunda da vurgulandığı üzere uzman görüşünün yukarıda özetlenen işlem ve kararlar ile yaklaşık 30 yıl boyunca yaşanan sürecin bütünüyle ve birlikte kooperatif defter ve kayıtları incelenmeksizin... ailesinin ortaklığının her bir ortak açısından eşit paylarla başladığı düşüncesinden hareketle hazırlandığı dikkate alındığında, bilirkişilerin defter ve kayıtlar üzerinde yaptıkları incelemeler sonucunda bu görüşün doğrulanmadığına ilişkin tespitin dosyada toplanan tüm deliller ve yaklaşık 30 yıl boyunca yaşanan süreçteki gelişmeler ile kooperatife ait defter ve kayıtlardaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu, ortaklardan ...'nun gerek dava dilekçesinde gerek uzman görüşünde sahip olmadığı payları devrettiği iddia edilmiş ise de, ...'nun yalnız 1 pay sahibi olduğuna dair kooperatife ait defter ve kayıtlarda hiçbir bilgi ve belgeye rastlanmadığına dair rapor ve ek raporda yapılan tespitler yanında ...'nun, 10 payla ortak olduktan sonra çok sayıda kooperatif ortağından hisselerini devraldığı, zaman zaman bu hisselerini üçüncü kişilere devrettiği, devraldığı hisse sayısı ile devrettiği hisse sayılarının birbiriyle uyumlu olup sahip olmadığı bir hisseye devrettiğine dair bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, buna bağlı olarak ...'nun, davalı kooperatifte 25.10.1996 tarihli devirler ve yönetim kurulu kararı ve sonrasında mevcut ortaklarla arasında yaptığı devirler nedeniyle sahibi olduğu tüm hisselerini 07.04.2023 tarihinde düzenlenen noter sözleşmeleri ile yeni ortaklara devrettiği, bir başka deyişle sahibi bulunmadığı bir hisseyi veya hisseleri üçüncü kişilere devretmediği, bu nedenle bu devirlerin onayı ve yeni üyelerin kabulü konusunda davaya konu 10.04.2023 tarihli ve 02 karar sayılı yönetim kurulu kararının alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi kararın TTK'nun 391.maddesi hükmünde sayılan sebepler yönünden butlanını gerektirecek bir yasal halin varlığının mevcut olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:

1.Davanın REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 187,80 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3.Davalı yararına AAÜT hükümleri uyarınca, takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,

4.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

5.Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

Davacı..., davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı,

HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2025 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye...

(e-imzalıdır)

Üye...

(e-imzalıdır)

Katip...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog